Bu benim en büyük korkumdu biliyor musunuz?
Bana şu zamana kadar ne zaman "En büyük korkun nedir?" diye sorulsa, cevabım; "Hayatımdaki insanın bana ihanet etmesi." derdim.
Benim çocukluğumda çevrem 'O'nun gibi adamlar' ve 'o adamların' yasattıklarının enkazında boğulan kadınlarla doluydu. Tabii adamların kendilerine göre sahip oldukları bahaneler vardı.
- Sadece bir kerelik bir şeydi.
- Ben karımı/sevgilimi hala seviyorum ki bu sevgimi yok edecek bir olay değil. Sadece bir erkek olarak ihtiyacımı karşıladım.
- Ben erkeğim arada olur böyle şeyler.
- Sadece sanalda yaşadık tensel bir şey olmadı.

Ben bu cümleleri defalarca kez duydum ve her seferinde "Allah'ım lütfen beni bununla, ihanetle imtihan etme. Sana yalvarırım." diye dua ederdim.
Hatta küçükken tüm kız çocuklarına sorarlar ya, "ileride eşinin nasıl olmasını istersin?" diye. Çevremdeki tüm kızlar "esmer, sarışın, yeşil- mavi gözlü, zengin, uzun boylu" diye cümleler söylerken ben tek bir cümle kuruyordum. "Bana sadık olsun, benden başkasına hiçbir zaman bakmasın, sevmesin yeter."
Bu yüzden şu anda şaşırıyorum o kadar dua ettim niye karşıma O çıktı? Sanırım en büyük korkumu yaşatmak için.

Hep derler ya bir insan en korktuğu şeyi yaşamadan ölmez diye. Benimki de o hesap sanırım.
Şimdi diyeceksiniz ki küçücük kız çocuğunun aklına nereden geliyor bunlar? Bu sadakat saplantısının sebebi ne? Şimdi onu da açıklayım;
Sanırım 9-10 yaşlarındaydım emin değilim. Bir gün evde yalnızken telefon çaldı. Açtığımda hayatımda en çok sevdiğim ablalarımdan birinin sesini duydum. Ağlıyordu.
"Canım, annen evde mi? Ne zaman gelecek?" Bu soruları sormuştu. "Neden ağlıyorsun?" diye sormamıştım o anki şaşkınlıkla. Ki sorsam bile söyler miydi bilmiyorum. "Biraz sonra gelecek." diyerek kapatmıştım telefonu. Ama bu olay o akşamdan sonra sık sık yaşanır olmuştu. Annem yemek yerken bir anda sofradan kalkıp telefonla konuşmaya gidiyordu. Bazen uzun saatler boyunca konuşuyorlardı. Anlam veremiyordum anneme sorduğumda ise; "hasta, öyle üzülmüş, boşver sen" şeklinde cevaplar alıyordum.
Daha sonra bir gün anneannemde uyurken içeriden sesler geldiğini duydum. Ananem teyzem annem hararetli bir şekilde konuşuyorlardı. "Terbiyesiz! Güzeller güzeli karısı varken gitti bir o.. peşine. Şimdi bu kızcağız ne yapsın?" diyorlardı. O an anlamıştım, eşi ona ihanet ediyordu ve annemle de dertleşmek amacıyla konuşuyordu. Bu olaydan sonra olaylar kötüleşti ve boşanma aşamasına geldiler. Sonra eşi olacak o adam yalvardı yakardı. "Bir daha asla olmayacak, ben seni bir daha asla üzmeyeceğim, bana bir şans daha verdiğine pişman olmayacaksın." şeklinde cümleler kurdu ve ikna etti.
Peki sonra ne oldu biliyor musunuz?

(Hayır bu olmadı.)
8 yıl sonra yine aynı şeyi yaptı. Daha geçen sene yaşandı bu olaylar.
Ah durun bir saniye! Bir de beyimizin metresi çok rahat bir şekilde eşine mesajlar atabiliyordu. "Adamı bırak artık o benim" diyerek.
Güya bu olaylar bitti ve ablam 2 çocuğu için sustu. Ayrılmadı. Yine bin tane sözler vaatler oldu bu arada tabii.
Peki ya 2 gün önce? Yine ablam gecenin bir vakti eşinin telefonuna gelen mesajla uyanıyor ve bir bakıyor ki beyimiz yeni aşklar peşinde. Ama o kadını da mutlu edememiş belli ki. "Beni kandırdın beni kullandın, sadece seks için istedin beni." yazıyormuş.
Artık sormuyorum neler oluyor diye, bıraktım sormayı. Ama şu anda 16 yaşında bir kızları var ve ruhen hasta. Her gördüğü insana evindeki olayları anlatıyor. "Babam annemi aldattı." Herkese bunu söylüyor.
Ve sadece bu da değil, bir sürü kişi oldu. Benim kendi dedem bile babaanneme ihanet etmiş. Kadın yıllar boyunca onun acısını çekmiş sonunda da hastalık yakalamış onu ve ölmüş zaten. Onu da pek hatırlamasam da beni "Sarı kızım." diye sevdiğini hayal meyal hatırlıyorum.
Her neyse. O'na bu olaylara ne kadar karşı olduğumu defalarca kez belirtmiştim diye hatırlıyorum.

Şimdi diyorsunuz bu kız niye bu kadar uzattı diye. Ben bu ihanet yüzünden mutlu neşeli kadınların nasıl çöktüğünü gördüm ve o zaman kendime bir söz verdim. "Kimsenin bana bunu yapmasına izin vermeyeceğim. İster aşkımdan öleyim, isterse bin pişman olsun yine de kendime bunu yaşatmayacağım." diye.
Ve hâlâ aynı şeyi düşünüyorum ben bunu kendime yapmayacağım. Çünkü 1 kere yapan 1 kere daha yapar. Her gün şüphe ile yaşanmaz, kimse yaşayamaz.

Ve ben O'nun için "O asla yapmaz." diyordum biliyor musunuz? O beni seviyor, beni her zaman sevecek hiçbir zaman gözü başka kadınlarda olmayacak. Değil başka kadınlara gitmek, aklından bile geçirmeyecek. O olaylar bize vurmayacak."

Ama geldiğim durum belli.
10 ayda kurduğu güveni 1 gecede yıktı. Beni vurabileceği en zayıf noktamdan vurdu.
Kendimi hep Nâzım'ın Pireyesi olarak düşünürdüm. Demek ki gerçekten roller değişebiliyormuş. Onun yaşadığı olayın aynısı benim de başıma geldi. Evet Piraye, artık hiçbir farkımız kalmadı.
Kutlu olsun.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
1Cevap
Biliyormusun kimseye hayatımda güvenemiyorum. Çok acayip güven problemlerim var güvenmek istiyorum ama yapamıyorum
Bunu herkes en azından bir kere tadar☺️