Merhaba.
Gönül isterdi ki daha neşeli bence'ler ile karşınıza çıkayım, ancak hep bir karamsarlığa bakıyordu bir yanım. Peki bu hayattan ders aldığım anlamına gelir miydi? Evet.. Hayat bana büyük dersler verdi. En büyüğü de ' sevmek yok ' diye bir dersti ve bütün geleceğimi kapsıyor.
Şimdi günümüz çağının en büyük sorunlarından olan " aşık oldum karşılık göremedim " durumunu paylaşacağım sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Karşılık göremediğim doğrudur çünkü ben şeytanlarla oyun oynadım ve hepte adil olmayı seçtim, onlar ise adaletsizce vurdu.
En başa dönecek olursak ilk kez birisini ilköğretim 1. sınıfta sevmiştim. Ya da hoşlanmıştım diyelim. Ya da beğenmiştim. 7 yaşında ne kadar aşk olabilir ki? Olamaz, o yüzden çocukça bir takım hisler işte :)
O yaşımda en güzel yaptığım şey kahkaha atmaktı.

Bütün bunlar olup biterken ben 4. sınıfta abi olacaktım 2. kez.. Bir kızın abisi olacaktım. Adı Elfida olurdu bana sorsalardı eğer. Peki abi oldum mu? Oldum tabi ya. Bir kaç saniyeliğine abi oldum elbet. Hayattan bir nefes alabilen bir kızın abisi. Yaşasaydı esmer olurdu eminim. Yaşasaydı....
Ben o gün bütün hislerime yenik düştüm. Tarifi olmayan bir his. Çünkü ben o küçük kızı görmedim, duymadım ve tabii ki de dokunamadım bile. O günden sonra hiçbir şey hissedemedim kimseye karşı. O küt saçlı tombul yanaklı kızı da sevemedim. Hiçbir şeyi, hiç kimseyi sevemedim. Yenildim işte her şeye. O günden sonra boynu bükük, kahkahaları yarım biri olarak kaldım..
Birisini seversem eğer, kardeşime ihanet edecekmişim gibi düşündüm hep..
Ama bir yerde değişti her şey...

Yukarıda ki not liseden bir karneme ait.. 11. sınıfımın ilk dönemine.. Her şeyin başladığı döneme yani..
Okul başkanıydım o yıl. Okulda ki herkesi tanırdım, herkesle sohbetimde vardı. Ama elbet tanımadıklarım da vardı. İşte onlardan birisiydi her şeyi değiştiren..
İlk dersten sonra ki ilk tenefüstü, bizim kattan bir kız geçiyordu başı öne eğik, mahçup, dalgın. Görememiştim yüzünü ama bakmıştım arkasından. Sonra sohbetimin iyi olduğu bir arkadaşımın sınıfından olduğunu öğrendim. Araları da iyiydi, kardeşim derlerdi birbirlerine, öylelerdi de zaten. Bir şekilde iletişim kurabildim, okul başkanıydım sonuçta ve önümüzde yılbaşı partisi vardı, bahane hazırdı.
Bahanem oldu " partide neler yapabiliriz " cümlesi.. Ve muhabbetimizin başlangıcı..
Hatalar arka arkaya geldi...
Kız kardeşimden sonra hiçbir şey hissetmemiş birisiydim. Ama ona muhabbetimizin ikinci haftası hoşlandığımı söyledim. Ancak bir cevap istemediğimi de söyledim. Olumsuz olacaktı elbet ve ben üzülmeyi hiç istemiyordum bunu bile bile. Ona hoşlandığımı söyledikten sonra da muhabbetlerimiz devam etti. Ama ben aptal gibi onun her normal cümlesini kendime göre yorumladım.. İşte o ilk cümle;
Evet aynen öyle sonunda beni anlayan biri var. Zaten beni bitek sen anlarsın..
Hatalarımı herkese duyurdum...
Tarihini tam hatırlamıyorum ama sabah 2 adet gül aldım. Bizim ilk dersimiz beden eğitimiydi, onların coğrafya. Dersimize gelen ve beni seven bir hocaydı. Sabah ilk iş yanına gidip " bir kız var o sınıfta " dedim, hemen güldü sevindi " X değil mi biliyorum " dedi. Kızardım. " Evet " dedim. Gülün birisini " hocam bu size " diyerek verdim. " Bunu da ona derste gelip verebilir miyim? " dedim. Daha da fazla sevindi. " Olur tabii " dedi. İlk ders başladı, beden eğitimi hocama da durumu anlatıp izin aldım. Birde sınıftan bir kız arkadaşı yanıma alıp çıktık katlarına. Ben giremedim içeri tabi. Verdim arkadaşa gülü, hadi yap şunu dedim. Kapıyı çaldı, girdi ve gülü verdi ona. Bütün sınıf " oooo " dedi. Ağzım kulaklarımda. Kalbim yerinden çıkacak. O gün bitmek bilmedi. Eve gittiğimde sordum hemen " gülü ne yaptın? " diye. " attım " dedi. Biliyordum atmadığını, yapmazdı o, " olsun altı üstü bir gül " dedim. " şaka şaka atar mıyım hiç " dedi. Tarif edilemez şeylerdi bunlar. Bu olaylardan bir iki hafta sonra morali bozuktu, defalarca sordum ve sonunda en son konuşmamızı yaptık.
" Sen hayatında ilk defa mı birisine gül verdin? " dedi. Gerçekten de öyleydi, hayatımda birisine ilk defa gül vermiştim. Çünkü kız kardeşimden dolayı sevmek sevilmek, bu hisler hep özeldi bana göre. Güller de keza öyle. " Evet " dedim ama inanmadığını söyledi defalarca. Bir iki saat sonra engelledim.
O gece içimde olan tek his " affet kardeşim, senden çok sevdim birisini affet " oldu. Sabaha kadar gözlerimden yaş aktı.
Kendime söylediğim tek cümle oldu " affet beni kardeşim " . Çünkü her şey bitmişti. 11. sınıfta öyle bitti. Ona o kadar çok saygı duyardım ki, istemez zor durumda kalır diye yanına gitmezdim hiç. Gitmedim de asla.
Ve 12. sınıf olur...
Halen konuşmuyordu benimle. Yanına da gitmiyordum. Olan bitenin eseri kimdi biliyor musunuz? Kuzeni.. Neden olduğunu bende bilmiyorum. Çünkü kuzeni ( kız ) başka sınıfta, ben başka sınıfta. Aramızda hiçbir kavga gürültü tartışma olmadı. Buna rağmen şeytanın kendisini oynadı...
12. sınıfın ikinci haftası instagramda bir dershaneye ait kitap paylamış ama adı görünmüyordu. Arkadaşlara yolladım hangi dershane bu dedim, sonunda birisi söyledi. Hemen aileme " şuraya gitmek istiyorum " dedim. O akşam saat 9 da kayıt yaptırdık dershaneye. Parayı da peşin ödettirdim çünkü her şeyi garantiye almak istiyordum.
Dershanede zaten samimi olduğum 2 kız arkadaşım vardı fenlerden. Onlarla vakit geçiriyordum hep. Sırf arada sevdiğim kızı görebilmek için. Bu arada kuzeni de benimle aynı sınıftı. Deneme sınavlarından not ortalamam sınıfın üstündeydi ama ben bir üst gruba geçmek hiç istemedim kuzeninin inadına.
Kuzeninin şeytaniliği işte burada çıktı ortaya.
Sevdiğim kızın ablası ve kardeşi birgün dershaneye geldi. Kuzenlerinin yanına. Aynı sınıftayız haliyle bir ders misafir oldular. Ders bitti herkes çıktı ve arkadaşlardan duyduğum " o gelen kızlar x ile bişey konuşup dönüp dönüp sana bakıyorlardı sinirli sinirli. bir şey mi oldu? " ... Hiç şaşırmadım doğrusu.. Çünkü dershanenin ilk günü sınıftakilerle sonradan gidip " ne konuştunuz? " diye de sormuşluğu var. Mutlaka sonraları da sormuştur..
Haliyle şeytan kendisini belli etmişti..
Niye mi vazgeçtim sevmekten?
Ben hep yeniden konuşmayı istedim.. Arada atladığım pek çok ayrıntı var evet.. Ama niye vazgeçtiğimi sıralayayım..
- Kuzeni bana " şizofren " dedi, ses çıkarmadı
- Kuzeni gidip onun ablasını kardeşini doldurdu, ses çıkarmadı
- Kuzeni ile dershanede tartışmalarım oldu bu yüzden, ses çıkarmadı
- Hiçbir şekilde konuşmama fırsat vermedi, burnunun dikine gitti
En büyük sebebi de " sen sevmek ne onu bile bilmiyorsun " cümlesini saymazsak, erkek kuzeninin beni araması oldu. Tabii ablasının sözleriyle aradı o da. Açtım telefonu, sinirli sinirli bir ses, savcılıktayım dedi, kötü olur dedi. Babası, amcası, ailesi hukuğun ve siyasetin göbeğinde birisini tehdit ediyordu. " Beni tehdit ediyorsan sana kat kat fazlasıyla karşılık veririm. Madem savcılıktasın gelin evdeyim savcıda gelsin bekliyorum." dedim ve bir kaç cümle daha. Sesi sakinleşti, tehditler bitti. " Sana kim ne söyledi bilmiyorum ama beni aradığına göre iyi doldurmuşlar. merak etme bundan sonra ölse alakam olmaz." dedim. Biraz daha konuştuk, en sonunda " tamam kardeşim bigün karşılaşırsak muhabbet ederiz güveniyorum " dedi ve kapattı. Korkumdan mı? Kardeşim benim hayatımın en değerlisi. Ona karşı olan hislerim her şeyden üstün. Neyden korkayım? Ama şu cümlelerle açıklayabilirim her şeyi;
O önüme kendi dağlar dikti, aştım. Ama bir başkasına önüme bir taş koydurdu, tökezledim..
Ve o sevgiyi hak etmeyene de en son mesajım...

Asıl ayrıntı ise halen onun yüzünü yakında görmemişliğimdir. Fotograflarında anca. Sesini de hiç duymadım haliyle...
Şimdi mi? Sevmiyorum efendim.. Kimseyi de bir daha sevebileceğimi de sanmıyorum.. Bende ki ruh öldü, bedenim gününü bekliyor.. Kardeşim ile kucaklaşacağım günü.. Hee o ilkokul zamanında sevdiğim kız mı? Bir kaç ay önce konuştuk instagram üzerinden. 12 yaşımdan bu yana kadar hiç konuşmamıştık. O da sevmiş beni o okuldan ayrılınca. Hep konuştuğum ilkokul arkadaşlarımdan hakkımda haberler almış iyi miyim değil miyim diye." Biliyorum kimse senin gibi sevemeyecek beni küçüklüğüm " dedi. Sözlerim bitti işte o an..
Neye üzülmeli şimdi?
Haksız mıyım sevgiden yüz çevirmeye?
Ancak özetim şudur;
Nadide bir şanstı bu sevda onun için, o şansını zorladı, kaybetti. Bir dersti benim için bu zaman, aldım, öğrendim. Bildiğim bir şey var, yine sevilecek o, sevecek birisini elbet. Sevdiği ona önce " olmazsa olmazım " diyecek muhakkak, yaşları ilerledikçe " olmasa da olur " a dönecek. Bildiğime dair de bir dileğim var ufacık, nasip olsun yıllar sonra pişmanlığını görebilmek.. Diyordu ya bana hani " bilmezsin sen nedir sevmek " , ben bildim ah güzelim de, sen bir şey yapmadın ki hak edecek..
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
1Cevap
Gerçekten cok duygulandım :( o kız seni haketmiyor
Beni hak etmiyor değil de, sevgiyi hiçbir şekilde hak etmiyor desek daha doğru olur sanırım. Çünkü ben o kadar özel birisi değilim, sadece abartılı bir şekilde sevdim. Vakit ayırmış okumuşsun teşekkür ederim
Ben teşekkür ederim paylaştığın için. Allah rahmet eylesin kardeşine de üzüldüm :(
İyi dileklerin için teşekkür ederim amin
Ellerine sağlık kanka
Abi sevmiceksin bu hayatta. Eline saglik