Başlangıç
Kız ve erkek hayatın içinde iki ayrı nehir gibi akarken, bir yerde ansızın yolları kesişir. O kesişme coşkun büyük yeni bir nehire dönüşür anında. İlk başta herkes hayatını korur ve birbiri için zaman yaratır. Ama bir süre sonra özlem ağır basar ve bazen iki taraf, bazen de taraflardan biri kendi hayatından ödün vermeye başlar. Arkadaşları, hobileri, günlük uğraşları yavaş yavaş kabolur. İşte bu noktadan sonra ilişkinin gidişatı değişmeye başlar...

Birlikte Bir Hayat Kurmak
Bu 'kendinden vazgeçiş' karşılıklı ise, orada yeni bir hayat filizleniyor demektir. Yeni arkadaşlar edinilir, birlikte yapılan aktiviteler çoğalır... Eğer iki taraf da heyecanını kaybetmezse sonu evlilikle biter. Malesef ilişkilerde bu oran hepimizin bildiği üzere çok düşüktür.

Kendini Kaptırmak
Hepimiz bunu söylemişizdir değil mi? :) Hayatını diğer tarafa göre endekslemek... Bütün planların, onunla daha fazla zaman geçirme üzerine yapılması.
İlk başta bunu yapmak heyecanlı, sevgi dolu bir fedakarlıkken, partnerin aynı şekilde davranmaması çelişkiler oluşturur insanın kafasında. İnsan ona sormak yerine onun adına mazeretler bulup inanmaya başladığı an, bu kendinden vazgeçişler eziyet haline gelir. Aynı şekilde hayatından vazgeçmeyen taraf için de sıkıcı bir hal alır. Partnerinin sürekli onunla birlikte olmak istemesi ve sırf bu yüzden agresif olması soğumaya sebep olur.

Çözüm Aramak
İlgi dengesizliği her ne kadar kavgalara ve sorunlara neden olsa da iki taraf da henüz bu ilişkiden vazgeçmeye hazır değildir. Bulunan çözümler hep aynıdır. İlgili taraf, ilgisiz olanın durumunu değiştirmek için ona baskı yapar ya da kıskandırmaya çalışır. Ama şunun farkında değildir. karşı tarafı asıl soğutan sebepler tam da bunlardır.

Sonun Başlangıcı
Yapılması gereken en doğru şey kendini yeniden bulmak, bu ilişki içinde kendi bireyselliğini yeniden oluşturmak olmalıyken tam tersi bir şekilde insan kendini daha hızlı harcamaya başlar ve zayıf düşer. Mutsuz, perişan ve güçsüz ifadesi, karşı taraf için ilişkiyi bitirme noktasına sürükler. Bundan sonra gereken şey bir kıvılcımdır. Ve o da çok sürmez. Terk edilen taraf bela okurken, terkeden taraf sadece kendini rahatlamış hisseder.

Sonuç
İlgisi az olan ve ayrılığı isteyen taraf için söylenecek bir şey yok. Bir süre alışkanlıklardan kaynaklanan belli belirsiz bir özlem olsa da kısa süre içerisinde hayatına devam edecektir. Terkedilen, bu ilişki için kendini harcayan kişi için, hayat bomboş bir ev gibidir. O evi kendi elleriyle boşalttığını farkeder...
"BENCE" Burada başlıyor. :)
Sevgili terk edilen arkadaşım. Oturup beklemek hiçbir şeyi çözmez. Geri döneceği umudu ile beklemek kendine yapacağın en büyük kötülük olur. Dönmeyeceği için değil. Dönse bile, 'bu ilişkinin kaybedeni olduğun' gerçeğini değiştirmeyeceği için.
Bence'nin başında söylediğim gibi siz bir nehirsiniz. Akmadığınız zaman bataklığa dönüşürsünüz.
Sadece kendinizi değil, etrafınızı da bu bataklığa çekersiniz. O yüzden herkes sizden uzak durmaya çalışır... O evin içine iyi bakın. İlla kenarda köşede size ait, onun için harcamamış olduğunuz bir şeyler, kırıntılar vardır. Onları sahiplenin ve tekrar akmaya başlayın. Bir süre tatsız tuzsuz da olsa hayat emin olun yine gülüp eğlenecek ve aşık olacaksınız. Yine sevileceksiniz. Ve tam anlamıyla unutmasanız bile bir gün hiçbir şey hissetmez hale geleceksiniz...
Okuduğunuz için teşekkürler.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar