Birazdan yazacaklarımın kendi şahsımca yaşamış olduğum başlıkta da dediğim gibi ilk ve son aşk hikayemdir. Okumaya değer olduğunu düşüyorum; başlıyorum.
Bundan yaklaşık bir ay önce gizliden soru soran bir kızın belki derdine derman olurum amacıyla yorumda bulundum. hangimiz yaşadıkları dertleri unutmak adına başkalarına yardım edip mutlu olmuyor ki? Neyse uzun süren karşıklı yorumlardan sonra sanki onu bana bir şey çekti ve ben de onu çekmiş olacağım ki birbirimizi merak ettik. İlk adımı belki farkında olmasa bile - siteye ilk sorusunu soran birisi olarak - beni takip ederek o attı. Ertesi gün nedense ona mesaj atma istediğim oldu. Sakın beni gördüğüm her kıza mesaj birisi olarak düşünmeyin. Aslında tam tersi utangaç, sıkılgan ve bir o kadar da kızlarla konuşamayan bir adamım. Mesaj atıp atmamak için bile saatlerce düşündüm. Ama sonunda anlık bir güvenle attım. Attığım mesaja karşılık gelince başladık biz konuşmaya. O kadar şey konuştuk ki kısa zamanda, belki de birbirmizi tanımamanın ve tanımayacak olmanın rahatlığıyla hayatta kimseye anlatmadığım/anlatamayacağım şeyleri ona anlattım. Dertlerimi, hüzünlerimi onla paylaştım ve aynı şekilde o da benimle...
Gün geçtikçe ona bağlandım.
Yüzünü bile görmediğim, sesini bile duymadığım bir kıza bağlandım. Ve işin daha da kötüsü aşık oldum. Öyle şey mi olur nasıL aşık olursun demeyin. hep hayatta olmaz dediklerimiz gelmez mi başımıza? aşık oldum işte... Saçma bile görünse aşık oldum.
Peki nereden mi anladım aşık olduğumu?
Geceleri onun için yatar sabahları onun için kalkar oldum. Onunla konuşurken kalbim yerinden çıkacak gibi atmaya, ellerim titremeye başladı. Hiç görmesem de rüyalarıma girmeye başladı. Bir saniye bile aklımdan çıkmaz oldu ve daha anlatamadığım tarifi imkansız çok fazla şey daha...
Bunları yaşarken onu kaybetme korkusunu yaşadım.
Bir gece ona aşkımı ifade ettim. şimdi böyle derken çok kolay gibi gözükse de benim için hayatımın en zor anlarından biridiydi. -ikincisini ilerleyen süreçte zaten göreceksiniz-. Bu teklifimi, başta sadece bana acıdığı için kabul etsede zamanla sevdi. Hayatımda hiç bir kıza kullanmadığım ve bir daha kullanmayacağım sevgi sözcüklerini ona kullandım; tabi mesafelerin olmasınında bir rahatlığıyla. Çünkü dedim, ya ben utangaç birisiyim, pek beceremem öyle şeyleri. Aşık olduğum kız bana karşı sevgisini sözcüklerle değil, kalbiyle hissettirdi. Çünkü o da utangaçtı, sevgisini gösteremeyecek kadar çekiniyordu benden. Sabah 9'da sırf onun için kalkıp akşam 10-11'e kadar bu sitede her an onu bekledim. Attığı her mesajı 10 saniyeden fazla bekletmedim. Şu an aklınıza neler geliyorsa hepsinin bir fazlasını yaptım. onu saatlerce beklemeyi bile sevdim, gerisini siz düşünün.

Ama o bana tam olarak güvenemiyordu.
Aslında ona hak veriyordum. Çünkü internetten tanıştığınız birisine siz ne kadar ve nasıl güvenebilirsiniz? Zor olsa da ben onun bana tam anlamıyla güvenini kazanmak için çok çaba sarfettim. Bana hep örnekler gösterdi. Arkadaşımda konuşmuştu böyle birisiyle yalancının teki çıktı diye. Ben öyle birisi değilim diye hep söylerdim ama yetersizdi. Haklıydı, her sahtekar doğru insan olduğuna dair yeminler edebilirdi. Ben aptal birisi değilim, ona hep hak veriyordum. Zamanla bana güveneceksin, inan bana derdim. Sonra beklediğimden kısa süre içinde ben artık sana güveniyorum demeye başladı.
Bundan daha iyi ne olabilirdi ki?
Sonra bana ya beni gördüğünde beğenmezsen ya istemezsen demelere başladı. Ben de ona gerçekten aşık olan insan sevdiğinin kusurları görmez, leylayı mecnun gözünde görür derdim. Ben seni dış görünüş için değil seni sen olduğun için sevdım derdim. Ona karşı hep dürüst oldum. Söylediklerimin hepsinin arkasında durabilecek kadarda gerçekleri konuştum. Nasıl gerçekleri konuşmazdım ki? Hayallerimde o vardı, hayallerinde ben vardım.
İşte böyle herşey iyi gidiyorken bir hata yaptım.
Nasıl bir hata mı?
Bana karşı sevgisi hep hissettirdi ama ben daha fazlasını istedim. Her insan gibi biraz ilgi istedim. Ben onu bu kadar seviyorken en azından içinden gelerek güzel bir iltifat etmesini bekledim ama yapmadı/yapamadı. Bekleyen her şey soğurya, o misal oldu. Aslında soğumadım ondan ama hep bir bekleyiş içinde oldum. Çok şey mi istedim bilmiyorum. Belki de daha önce birisi tarafından sevilmediğim için sevildiğimi daha fazla görmek istedim.
Sonra bir kızı daha gördüm sitede. Gördüm dediysem yine resmini falanda değil, sadece yorumlarını. Üniversite sınavına girecek olduğunu gördüm. Ben de o sınava gireceğim. Anlık bir düşünceyle yapmamam gereken o en büyük hatayı yaptım. Kızı ekleyip mesaj attım. Amacım sadece üniversite sınavı hakkında yardımlaşmak dahi olsa yapmamam gerekiyordu, yaptım. Kızla konuşmalarımız üniversite sınavı hakkında, birbirmize ilgili derslerle olacak şekilde sorular sormak hakkındaydı. Bunu yaptığım için kendimi suçlu hissettim ve aşık olduğum insana bunu söyledim. Dedim rahatsız olacaksan söyle ki bir daha konuşmayayım. Sen böyle yapsaydın ben izin vermezdim. O bana sana güveniyorum, sınav hakkıdaysa sorun yok dedi. Ama ben ondan aslında o an için beni biraz kıskanmasını ve sorgulamasını bekledim, beklediğim gibi olmadı. Böyle olunca diğer kızla konuşmaya devam ettim. Sakın aklınıza kötü bir şey gelmesin. Oldukça masume sohbetler geçti.
Neyse işte 2. günün gecesinde ben,bu masumaneden biraz çıkmaya başlayan sohbetten pişmanlık duymaya başladım. Kızla olan sohbetimi hemen kesip sadece sevdiğimle konuşma kararı aldım. Kıza yazmayı bitirmek adına kısa bir konuşma hazırladım ama ilk önce bunu sevdiğim insana söylemem gerekiyordu. En azından öyle hissettim ve olayı anlattım. Dedim ki bizim sohbetlerimiz sınavla alakalı olmaktan çıkmaya başlar gibi oldu. Diğer kıza yazdığım her kelimemde sana ihanet ettiğimi hissettim. Ama bir insanın kalbinde iki kişi atmaz ben seni istiyorum. Ben kendimi bu yaptıklarımdan dolayı affedemedim sen affedebilir misin?
Aslında bunların hiç birini yazmayabilirdim. Diğer kızı silip hiç bir şey olmamış gibide devam edebilirdim ama biz birbirimize hep düşündüğümüz şeyleri, gerçekleri yazardık. Doğruları söylerdik ve ben de doğru olduğuna inandığım şeyi yaptım. Hiç beklemediğim karşıklık aldım. cevabı kısaca seni affetmiyorum oldu.
Aslında şu an ona hak vermemem elde değil. Karşıma çıkan ilk engelde sendelemiş oldum. Bana, artık sana güvenmiyorum dedi ve bitirdi. her insan hata yapar ama bir şansı hakketmez mi? O şansı bana vermedi. Belki de gerçekten benim o şansı hakkedecek kadar değerim yoktu gözünde, artık hiç bir şeyi. bilmiyorum.
Ama gerçekten bu kadar kolay olmamalıydı. O kadar zaman, o kadar sevgi ve hepsinden daha fazlası bana olan inancı bu kadar kolay yıkılmamalıydı. Ona olan aşkımdan hiç bir zaman şüphe etmedim ama bu olayı ona anlatarak herhalde şüphe ettiğimi düşündündürdüm. Saatlerce yalvardım tek kelime etmedi. Sonunda yazdığı şeyin özeti ise artık eskisi gibi olmaz oldu. Hatamın bu bedeli hayattadaki tek değer verdiğim insanı kaybederek yaşadım. Onun güvenini kırdığım için belkide yatacak yerim yok , gerçi olsa bile uyuyabilecek huzurumda yok. İşin diğer bir kötü yanı dedikleri gibi kaybedince daha çok seviyorsunuz. yüreğiniz size ağır gelmeye başlıyor. Pişmanlığınız fayda etmiyor.
Evet hatalıyım kabul ediyorum ama bir şansı hakketmeyecek kadarda olmadığını düşünüyorum.
Yazarken bile zorlandığım bu hikayeyi yaşarken nasıl kahrolduğumu anlatmama kelimeler yetmez. Hikayemi okuduğunuz için teşekkür ediyorum. Biraz olsun ders çıkarmanız ve sevdiklerinizin güvenini asla kaybetmemeniz dileğiyle...
13.12.2015 - 05:15
Aşk İlişkileri
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar