Yağmuru Sevdiğim Kadar



Gelmeni öyle çok bekledim ki senin.Geceleri uyurken bekledim,yemeğimi yerken ve nefes alıp verirken bekledim seni.Ama en çokta yağmur yağdığı vakitler.Sesler geldi,soğuk geldi ve sonbahar geldi ama sen gelmedin.ve öyle çok sahipsiz kaldı ki bedenimde biriktirdiğim sevgi.Bende onu sana en yakın şey olan yağmurla sahiplendirdim.Ve birde baktım ki ben senden çok yağmuru sevdim.
Yalancılardan değilim ben.Yağmuru seviyorum dedikten sonra evine kaçanlardan olmadım hiç.Yağmurda yürümeyi sevdiğimi söyleyip çağmurdan da şikayet etmedim hiç.Çünkü sonbahar demek yağmur demek sen demek benim için.Ve ben seni her şeyinle sevdim.Seni soğukluğunla sevdim,çamur izi kalmış kalbinle.Korkutan ve bir gök gürültüsü misali kişiliğini.Seni sen yapan her şeyi sevdim.Tıpkı yağmuru yağmur yapan her şeyi sevdiğim gibi.



Belki de en çok şemsiyeden nefret ettim ben



Yağmuru seven bizler için gereksiz bir ağırlıktan fazlası olmayan şemsiyeyi.Çünkü mesafedir o aramda özgürlüğümle.Bana özgür hissettiren tek şeyle.Bu yüzden nefret ederim ondan ve ona benzer her insandan.Bu yüzden tek bir şemsiyem vardır benim.En az kendimden nefret ettiğin kadar nefret ettiğim.Bir köşede tozlanan.Tıpkı benim gibi.

Yağmuru Sevdiğim Kadar



Yağmur mevsimini bir ayrı severim ben.Tüm o yozlaşmış insanların mağaradan bozma evlerine sığındığı sonbaharı.



İstedikleri kadar altınları olabilir,evlerinin duvarları pahalı tablolarla süslü olabilir.Ama insan olmadıkları sürece bir evde yaşıyor sayılmazlar değil mi?Neyse ne.Böyle zamanlar senin dışında kimseyi düşünmek istemiyorum zaten.Sadece sen oluyorsun.Tüm sokaklar sen kokuyor.Gözlerin yansımalarda hayat buluyor.Ve ben nefesini dudaklarımda hissediyorum.Soğuk ama kucaklayan.Sahip çıkan,saklayan ama acımasız.Tüm zıtlıkların birleştiği yağmuru da en az seni sevdiğim kadar seviyorum.



Bu yüzden seviyorum işte yağmuru.Çünkü bir tek o zamanlar geliyorsun sen.Çünkü bir tek o zaman hissediyorum seni.

Yağmuru Sevdiğim Kadar

Yağmuru Sevdiğim Kadar
Cevapla