Yazıma Ahmet Hamdi Tanpınar'ın dizelerinden, Ali Atay'ın sesinden bir tanıklık getirerek başladım. Zira bana ilham veren iki şeydi onlar. Bir Adın Kalmalı şiirini her okuyuşumda yahut dinleyişimde içim titriyor. Satırlar güzelken, satır araları da bir o kadar yaşanmışlık kokuyor. Tam edebiyat saatleri, öyle değil mi dostlarım? Aslına bakarsanız hayır, bu sorunun cevabı hayır. Bu saatler, tam duygularımızın yoğunlaştığı saatler. Ve benim yoğunlaşan duygularım, hayal kırıklığından ibaret. Hâliyle, saat edebiyat saati lâkin ruhum için.
Ona gerektiğinden fazla değer verdiğin vakit, o verdiğin fazla değer; kendi değerinden düşermiş.

Aslında sen onu sevdiğinde, kendinden veriyormuşsun. Bu süre zarfında sürekli senden gidiyormuş. Senden gittikçe değer, onda azalıyormuş. Yani sen ona ne verirsen, verdiklerin kat kat düşüyormuş. Eksik bir şey mi var diyor Ali Atay. Ah, farkındayım üstâdım. Ali Atay'a çok taktım bu gece. Ama ne yapayım? Dokunuyor işte. Ne diyordum? Hah. Eksik şeylerden bahsediyordum.
Eksilen tek şey; bizmişiz.

Olmuyorsa zorlamayacaksın lafını benimsemiş olsaydık taa evvelden.. Belki bunlar başımıza gelmeyecekti. Ya da gelecekti, belki de gelmeliydi. Belki, belki belki.. Bizi de bunlar tüketmedi mi? Evet! Tam anlamıyla bunlar tüketti. Mantığımız bize sürekli küfrederken, kalbimizin ücra köşelerinde tilki gibi dolanıyordu belki'ler... Belki gelirdi. Belki severdi. Peki ne mi oldu üstâdım?
Gelmedi, sevmedi; belkilerle birlikte sevenler de tükendi.

Velhasıl kelâm, biten tek şey bizdik. Ne O, ne aşk, ne sevgi... Dünya dönmeye, yaşam akmaya devam etti. Duran tek şey kalplerdi. Hoş, gerçekten durmuş olsa belki daha az acıtırdı değil mi? Nereden biliyorsun desenize, kalbin mi durdu sanki daha önce... Ama işte, ölmekten daha beteri varsa, ölememektir demişler. Bu da onun gibi bir şey. Durun durun. Bir şiir daha geldi aklıma. Yakın zamanda Kaan Tangöze de seslendirmişti sanırım, değil mi?
Ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi.
Özdemir Asaf'ın Çizik şiirinden olsa gerek... Yanlışım varsa düzeltin dostlarım. Her neyse. Sonuç itibariyle, bu tek bir cümlenin içinde çok anlam gizli. Bunu da sadece öl(e)meyenler anlar diye tahmin ediyorum.. Eh, bu işin sonunda da, sevenler ağlayamaz; onlar yerine yağmurlar ağlarmış.
Ben aklıma geldikçe yazıyorum, yazdıkça aklıma geliyor. Bundan mütevellit susup, çok sevdiğim bir sesten çok sevdiğim bir şiiri paylaşacağım. Okuduğunuz için teşekkürler.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar