Aşk Değil, Aşk Safsataları!

Merhaba, Sayın KS Üyeleri!

Sizinle aslında beni son derece rahatsız eden bir durumu paylaşmak için geldim: Aşk Safsataları.

Aşk Değil! Aşk Safsataları.


Aşka saygı duyduğumdan yazıyorum bunları, inanmadığımdan ya da aşağılamak istediğimden değil. Lakin artık her yerden "aşk" lafını kusarken, kimsenin gerçekten aşık olamadığını görerek işin ciddiyetini sizinle paylaşma gereksinimi gördüm.

Farkında mısınız bilmiyorum, dizilerden kitaplara usul usul işledikleri bu duygu nadir görülmesine karşın ucuzlaştırılmış bir şekilde ısıtılıp ısıtılıp önümüze konuyor. Ve biz her defasında yiyoruz. Çünkü bize aşık olmak zorunluluk gibi öğretildi. Sanki birisine hasretle bakmadıktan sonra, acı çekmediğimiz sürece boş yaşıyormuşuz gibi...

İmrenerek başkalarının abartılı hikayelerini dinlerken, aslında duyguların gerçekten yansıtıldığı mısraları okumaktan vazgeçtik. Aşkı ucuzlaştırdık ve ucuz halini benimsedik... Ne acı, daha karşısındaki insana yüreğini teslim edemeden ezbere süslü kelimelerle kısa süreli ilişkiler kurduk ve ilişkiyi yakıp küllerin üzerinde timsah gözyaşları akıttık.

Kısaca aşkı kirlettik.

Aşk Değil, Aşk Safsataları!


Bir ömüre sığdırılmayan duygular hafife alındı ve nerden geldiğini bilmediğim "çıkmak" safsatasıyla ortaokul terimi gibi bir manşet belirledik. "Sevdiğim" yerine "çıktığım" diye geçiştirdik sevme ihtiyacımızı.

Sevmek insani bir eylemken aşık olmak insanüstü bir durum olmalıydı ama hayır, özenmekten bezenmekten düşünemedik bile hissettiğimizin ne olduğunu.

Hayran oldular, aşk dediler. Tutuldular birine, aşk dediler. Taktılar kafalarına birisini elde edene kadar aşk dediler, oldurana kadar ölüp ölüp dirildiler... Ama sonra? İçi boş, hevesi kaçmış birliktelikler...

Bir acısı taze olana aşık muamelesi yapmak geliyor içimden, onun harici ayran gönüllü edepsizlere kızıyorum doğrusu. Çünkü gerikalan her şey ezberletilen aşk safsatasından ibaret. Daha doğru dürüst sevmeyi bile öğrenememişler çünkü...
Çok biliyorsan sen anlat diyeceksiniz şimdi, daha şair olacak kadar yüreğimi yakamadım doğrusu. Ama açarsanız türkülerimizden bazılarını, ben anlatmadan anlayacaksınız. Aşık Veysel gibi görebileceksiniz belki dünyayı...

Hoş türkülere bile burun kıvırarak bakan benliğinden uzak bir nesilden bahsederken bu dediğimde olur şey mi? Bazı güzel resimler üzerine süslü laflara bakıp bakıp pozlara girmek varken hem de? O resimlerden daha gerçek sevmeyi öğrenmeliyiz.

Aşk Değil, Aşk Safsataları!


Aşk bu kadar kolay bulunan basit bir şeyse neden büyütüyoruz gözümüzde? Herkes atlatıp onlarca sevgili değiştiryorsa nasıl mucizevi bir duygu olabilir şu aşk?


Popüler kültürün öğretisinden değil, imkazsızları görmüş tarihten yaşamalıyız aşkı. Herkesin bulduğu gibi değil, kimsenin anlatamadığı gibi...

Okuduğunuz için teşekkür ederim.




İlla birini seveceksen dışını değil içini seveceksin. Gördüğünü herkes sever.
Ama sen göremediklerini seveceksin.

Sözde değil özde istiyorsan şayet,
Tene değil cana değeceksin.



Aşk Değil, Aşk Safsataları!
Cevapla