Benim Mutluluğu Kazanma Hikayem :)

Merhabalar :)


Bugün sizlere kendi hikayemi anlatacağım bir bence yazmak istedim. Bu benim ilk bencem olacak. Umarım okurken sıkılmazsınız.


Benim Mutluluğu Kazanma Hikayem :)


Daha bebekten bahşedilmiş Allah tarafından bu talihsiz durum. Yine de her halime binlerce kez şükrediyorum. Ben doğuştan Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) hastasıyım. Halk arasında ''saplantı, aşırı derecede takıntı'' olarak geçiyor. Gerçekten çok zor bir durum ve bu hastalık günden güne yayılıyor. Bende ilk olarak 'sürekli el yıkama' olarak ortaya çıktı. Bir insan günde 50 defa el yıkayabilir mi, ben yıkıyordum işte. Çünkü dokunduğum heryerden mikrop kaptığımı düşünüyordum. Basit gibi görünsede bu tam bir işkenceydi.



Daha sonraları şekil değiştirmeye başladı. Dini açıdan takıntılarım oldu. İçimden bir ses beni yönetiyordu ve onun dediklerini yapmazsam benim, ailemin, değer verdiklerimin başına kötü şeyler geleceğini söylüyordu.



O ses, sürekli dualar etmem gerektiğini söylüyordu. Geceleri dua etmekten uykularımın kaçtığını bilirim ve bu iş gittikçe zorlaşıyordu. Verdiği bıkkınlıktan dolayı dinden uzaklaşacağım diye çok korkuyordum. Sürekli şu cümleyi tekrarlıyordum kendi içimde ''Kendimden kaçmak istiyorum!'' Ama yapamıyordum. Beynim bu düşüncelerden dolayı çok yoruluyordu.


7. sınıf zamanlarımı ''Karanlık Dönem'' olarak adlandırıyorum. Çünkü zaten var olan saplantılarımın geçmediği gibi üstüne yenisi eklenmişti. Ama bu seferki çok daha farklıydı. Takıntıydı ama daha çok fobiydi. Cinsellikle ilgili takıntılar, fobilerdi bunlar. Aklımda hep şu soru vardı ''Ya lezbiyensem, ya yanlışlıkla kız arkadaşlarıma temas edersem, ya bunun için benden kaçarlarsa?'' - Elbette ki eşcinsellik kötü birşey değil ve bende eşcinsel insanların destekçisiyim. Olaya önyargı şeklinde yaklaşmayın çünkü ben lezbiyen olmaktan değil etraftakilerin tepkisinden korkuyordum. Sadece o zamanlar lezbiyen olmaktan korktuğumu sanıyordum.-


Bu takıntılar, korkular beni çıldırtacak duruma geldiğinde anneme danıştım. Daha öncede çok psikiyatriste gitmiştim ama ilaç tedavisi vermişlerdi. Yani çoğuna derdimi tam anlatamamıştım. Annem durumun ciddiyetini kavrayınca hiç vakit kaybetmeden bir psikoloğa gittik. Şu yaşıma geldim hala aynı doktora seanslara giderim. Beni dinledi, sorunları çözmeye çalıştı ama hiç kolay olmadı çok sancılı bir süreçti ve sorunu halletmemiz tam 1 yıl sürdü.


Tabi bu sorunların yanında yine çok fazla sorunlarım vardı. Lezbiyen olmaktan korktuğum için sürekli erkek arkadaş edinmek istiyordum. Yüreğimi ferahlatacak sanıyordum. Her zaman bir erkek arkadaşımın olmasını bazı kız arkadaşlarım çekemedi ve hakkımda dedikodu yapmaya başladılar, hemde asılsız dedikodular. Hiçbirinde gerçeklik payı yoktu. Tüm arkadaşlarım benden uzaklaştı. Sınıfta sadece erkekler kabul ediyordu beni. Tabi iyilik melekleri oldukları için değil, benden yararlanmak için.


8. sınıfa geçtiğimde tüm bu olanlara dur demem gerektiğini farkettim. Takıntılarım azalmıştı, kendime gelebilmiştim. Derslerime kafa vermeye başladım, notlarımı yükselttim. Ve dedikoduların son bulması için sınıftaki erkek arkadaşlarıma dahi selam vermedim. Ve evet insanlar bu tavrımı görünce benim hakkımda konuşmayı bıraktı. Çünkü onları umursamıyordum.


Ve artık bu olanların son bulacağı dönemden bahsetmek istiyorum. 9. sınıf! Güzel bir liseyi tutturmuştum. Tabi birde güzel(!) bir takıntı daha edinmiştim. Dış görünüş takıntısı. Aynalara bakmayı reddesiyordum, fotoğraf çekinmiyordum. Halbuki çevremdeki herkes çok güzel olduğumu ve bu saçma takıntıma anlam veremediklerini söylüyorlardı.Sürekli çıkma teklifleri alıyordum, hatta lezbiyen bir kız bile benden etkilendiğini söylemişti. Bir gün arkadaşlarım beni gaza getirdiler, okuldan gelir gelmez aynanın karşısına geçtim ve kendimi incelemeye başladım. Tıpkı fondötenli gibi pürüzsüz, bembeyaz bir cildim vardı. Kızıl kahve denilen içleri parlayan büyük gözlerim. Upuzun kirpiklerim, ucu kalkık güzel bir burnum, şekilli dudağım... Saçlarım sarıya dönük çok açık bir kahverengiydi. Ben cidden güzeldim, ilk defa kendimi bu şekilde incelemiştim. Sonra bunu değerlendirmek istedim. Makyaj yaptım, saçlarıma şekil verdim. Fazlalık olan 5 kiloyuda verip fit kiloma kavuştum. Ve özgüvenimi kazandım. Peki ne mi oldu. Ben çok güzel bir kız oldum :)


Şimdi herşeyle başetmesini öğrenen bir kızım. Kendime bakıyorum, birilerinin hakkımda kötü şeyler söylemesine kulak asmıyorum. Kendimi önemsiyorum ve ben kendimi önemseyince insanlarda beni önemsiyor. Çok güzel bir ilişkim var, bir sürü güzel arkadaşlıklarım var. Hayat gerçekten güzel. Çok zorlandım kendi çapımda ama artık cidden mutlu bir insanım.


Güzel günler geçirmeniz dileğiyle :)) Okuduğunuz için çok teşekkür ederim :D

Benim Mutluluğu Kazanma Hikayem :)
Cevapla