Platonik Aşk ve Hissetiklerimiz

Bir konserdi onu orda görmüştüm içimde bir kaç kıpırtı hisettim :) yanına gitmek istedim konuşmak için ama o kadar kalabalıktı ki insanlar engel olmuştu.


Artık aklımda güzel kız olarak kalıcaktı gerçekten tanışamayacaktım çünkü... Üzüldüm kalbi olan herkes üzülür öyle değil mi ? Ona ulaşamayınca bende kendime bir film çektim hayalimde başrolde ise o oynuyordu hayatımın en güzel dakikaları bu filmi zihnimde yaparken ki dakikalar olsa gerek ...


Neyse ben konser anına döndüm onu gördüğüm yere sonra elimle bütün insanları ittim bütün engelleri astim sırtımdan kanatlatım çıkmıştı sanki yürüdüm ezilme riskiyle karşı karşıya kaldım ama en sonunda yanındaydım güzel yüzüne yakından bakabilme şansını yakaladım konser bitene dek yanından ayrılmadım onu korumak için konseri bile dinlemekten vazgeçtim çıkışta yanına gittim ve o sihirli kelimeleri söyleme cesaretini kendimde buldum


Platonik Ask ve Hissetiklerimiz



"Merhaba, tanışabilir miyiz?"



Yüzüme garip bir şekilde baktı " bu çocukta neyin nesi " dercesine. Sonra bir an duraksadı dudaklarını kıpırdattı ve kendi adından bahsetti. Çok sevinçliydim hayatımdaki en sevdiğim kadın bana ismini söyledi belkide geleceğimiz olacaktı onunla ölene kadar o an zaten başladım senaryolar yazmaya ....


Sonra onu bir yere davet ettim konuşmak için duygularımdan bahsedebilmek için beni kırmadı geldi o güzel yüzlü birinin içi nasıl çirkef olabilirdi ki zaten beni nasıl kırabilirdiki öyle değil mi?


Gittik oturduk kafeye bana kendinden bahsetti yaşadığı yerden filan bende kendimden bahsettim konuşurken derin derin gözlerine baktım onu sevdiğimi gözlerimden söylemek için yeşil gözlerine ...


Bir an utandım ben ne yapıyordum anlam veremedim bir an için evine bıraktım onu evime geldiğimde ise kendimi ne kadar yanlız ve boş bir insan olduğumu hissettim koltuğa oturdum klasik tv yi açtım zaplarken uyuya kalmışım yanlız adam uyuya kaldı yine sabah kalktığında insanın sevdiğinin yüzünü görememesi kadar acı bir şey olamaz gene o 4 duvar arası eski üskü bir apartman dairesinin tek odalı evinde tv nin karşısındaki yanlız adam camdan aşağıdaki insanları seyre daldım.


Platonik Aşk ve Hissetiklerimiz


Herkesin bir amacı var kimi ise gidiyor kimisi okula yetişmek için çılgınlar gibi koşturuyor vs. Bir an onu gördüm şok oldun o nasıl olurduda benim evimin yakınından geçebilirdi aslında aşağıdaki kıyafet mağazasının önüne arabasını usulçe parketmiş mağazaya giriyordu. Hemen apar topar hazırlandım her zamanki gibi kötü görüntümden kurtulmak umuduyla dişlerimi fırçaladım temiz kıyafetlerimi giydim ve aşağıya koştum, mağazaya direk daldım.


Bir an bütün gözlerin benim üzerinde olduğunu hissettim ter bastı bütün yaşama sevincimi kaybettim o an ben ben değildim sanki marketten çikolata çalarken yakalanmış küçük çocuk gibi dünyam yıkıldı bir an bozuntuya vermemeye çalışsamda çok zordu hayatım da bir çok zorluğu yenmiş ben olarak bunuda yebebilirdim ve derin bir nefes aldım girdim mağazaya onu izledim uzaktan baktım baktım kıyafetlerle ilgileniyomuş gibi yaptım o kasaya giderken uyduruk bir şapka aldım bende kasaya gittim orda karşılaştım.


Bana değişik bir şekilde baktı e ama haklıydı da yani elimde pembe strawberry yazan çocuk kız şapkadı vardı bir an gülümsedi onun peşinden gittiğimi anlamış olmalı bana sorduğu soru şuydu



"O şapkayı giyecek misin? "



O kadar aptal ve zavallıydım ki bir an duraksadım ama sonra kendime geldim ve uyduruk bir cevap verdim " koleksiyon yapıyorum ". Hangi aptal bunu yerdi ki ? Malesef o da pek inanmadı zaten ama gülümsedi onun gülümsemesi benim için hayatın anlamıydı yaşama enerjimdi hemen klasik karşılaşma konusuna girdim "aa merhaba filan" orada ayaküstü muhabbet ettik ve beceriksiz iki lafı toplayamayan ben dükkandan birlikte çıktıktan sonra uzaklaştım.


Ordan eve geldiğimde kendime yumruk atmaya başladım "aptal aptal" sonra bir sigara yaktım ve rahatladım onun buraya gelmiş olması her ne kadar beni sevindirmiş olsa dahi aptallığıma doymalıydım gene birinden vazgeçmem gerekecekti. Çünkü hep rezil oluyordum boş boş yasamak sanırım kaderimdi ağlamaya başladım hıçkıra hıçkıra birden kapı zili çaldı küfür ederek açtım birde baktım ki o.



Platonik Aşk ve Hissetiklerimiz


Beni karşısında gözleri dolmuş bir şekilde görünce yüzündeki şok ifadesini hayatım boyunca unutamam geldi içeri dediği ilk şey



"Neden ağlıyorsun ? "



Haklıydı bahsetmiştim ya "kalbi olan herkes ..."diye çünkü onunda bir kalbi vardı emindim elimi tuttu derin derin baktı yeşil gözleriyle konuşamadım bir an hayaliniz karşınızdaydı çünkü sonra anlamsız bir şekilde hırslandım ve her şeyi anlatttim en başından itibaren sonra birden dudadığıma yapıştı bu neydi şimdi ? Şok olmuştum.


Sonra çıktı gitti hızlıca 1 kaç gün arayıp sormadı sonra ansızın telefon çaldı ve beni dışarda vi yere davet etti her zamanki gibi hazırlandım gittim ve sohbet ettik bana karşı beslediği duygularından bahsetti bir an öyle mutlu oldümkü önüme istediğim her şeyi serseler o kadar mutlu olamazdım bende ona duygularımdan bahsettim ve .....


Platonik Aşk ve Hissetiklerimiz


Ama bunların hepsi hayaldi sadece hayal hiç bir zaman gerçeğe dönüşmeyecek olan hayal mutlu olmayı haketmiyormuydum sizce hani mutsuz adamlar hiç bir zaman düzelmezdi ya hani bende öyle biriydim zaten beni düzeltecek sihirli deyneği olan yeşil gözlü o güzel kız vardı ama artık o da yoktu yanlız


Ben bu hayalleri kurarken tv nin karşısında sızmış boş boş dünya ya bakan ben bakışlarımı dolduracak o yeşil gözlü güzel kızı bekliyecem bir umutla ömrümün sonuna kadar kim bilir bu dünyada buluşamadıysam öbür dünyada buluşacaktım bilemeyiz değil mi?

Platonik Aşk ve Hissetiklerimiz
Cevapla