
Güzel yemyeşil bir alanda bulunuyordu kadın tıpkı çocukluğunda bulunduğu annesiyle birlikte gittiği bir buğday tarlasın da gibiydi. Sonra annesinin sesini duydu.
‘Kızım buradayım’
Sesin geldiği yöne doğru koşmaya başladı kadın bu sırada gözüne annesinin onuncu yaş gününde aldığı bileklik takıldı. Daha bir heyecanla koşmaya başlamıştı ileride annesini gördü ona el sallıyordu. Her zamanki gibi upuzun saçları rüzgarda dalgalaniyordu.
‘Seni çok özledim anne‘ diyerek haykırdı.
Annesi bu sözler üzerine gülümseyerek ona baktı ve kollarını açtı. Kadın bunu görünce daha hızlı koşmaya başladı. Nihayet ona sarılacaktı ancak birden duvara çarpar gibi geriye savruldu kadın canı çok acımıştı.
‘Anne sana gelemiyorum dedi’ üzgün bir şekilde
Annesi sevgi dolu gözlerle ona bakıyordu. Birkaç adım yaklaştı ellerini görünmeyen duvara yasladı
‘Ben senin kalbindeyim kızım. Hep yanındayım artık daha fazla üzülme mutlu olmak hakkın geçmiş için kendini suçlama, Duvarlarını yık kızım yoksa hep yalnız kalacaksın.’
Kadın bu sözlerden sonra ayağa kalktı ve o görünmez duvara yaklaştı.
‘Anne kalbimi cok kırdılar, ben yeniden birisine nasıl güvenirim.’
Annesi bu sözler üzerine sırtını döndü ve yürümeye başladı sonra durdu ve döndü
‘Eger güvenmezsen birisine hep bu duvar içinde tek kalacaksın kızım ‘
Sonrada ortadan kayboldu. Kadın avazı cıktıgı ile bagirdi.
‘Annnnnneeeeeeeeee’
Gözlerini açtığında yatak odasında buldu kendini. Daha önce annesini hiç rüyada görmemişti. İlkkez görüyordu annesini yatağından usulca çıktı,gidip pencerenin kenarına oturdu. Pencereden sokağı izlemeye başladı. Pazar günleri sokak oldukça tehna ve sessizdi. Arada el ele dolaşan çiftler ve mahallenin çocuklarının top oynamasını izledi bir süre

Duvarlar mı örmüştü acaba bilmeden hayatında çevresine.. Oysa duvarları yokken yaşadıkları ortaydı. Şu bir gerçekti yeniden birisine bağlanmaktan korkuyordu, kime bağlandıysa bir şekilde onu terk etmişti. Her kızın en büyük aşkı babasıdır derlerdi. Başka bir kadına tercih etmişti onu şimdi arada soğuk kısa telefon görüşmeleri dışında babasını asla görmüyordu yıllardır.
Sonrasi kalp kırıkları öpmesine izin verip ileriye gitmeyince onu terk eden yakışıklı çocuk ve sonra hayatına giren ve altüst eden hatta öldürmeye kalkan adam.. Şimdi kime güvenmeliydi ve nasıl Karalama defterini gördü ve açtı sayfayı yazmaya başladı.
Kalbini herkese sorgusuzca açar insan gençken
Aşık olmayı sevmeyi sevilmeyi anlamaya çalışır
Biri çıkar sonra karşısına ve asıl niyeti sevmekten çok
Kullanmaktaktır o yüreği..
Seviyorum diye yaklaşır.. dudaklarını öper önce..
Sonra sarılır seni hissetmek istiyorum der kulağına..
Tercubesizdir kalp ve hisset beni der usulca..
Hissedişler aşka dairdir evet..
Tenine sahip olanın derdi ise aşk değildir
Hayvani duygularını tatmin etmektir..
Sana sahip olduğunu düşünür sonra..
Herşeyine karışır..
O nazik kibar duygulu adam gitmiş.
Yerine bir hayvan gelmiştir..
Sonra seni bir köşeye bırakır gider…
Çünkü senden alacağı bitmiştir.
Ve sonra o kullanılmış kalp..
Korku ile duvar örer etrafına…
Bir daha kullanılmaktan korkarak..
Aslında işin özü tamda buydu kadın için sevmek sevilmek güzel bir duygu olsa da korkuları hat safhadaydı. Yeniden kullanılmaktan ölesiye korkuyordu. Çünkü aşk hissetmekti dokunurken hissetmek öperken hissetmek ve sonrasında hissedebilmek…
Birisine güven hissedebilmek ise hepsinden çok önce geliyordu. Sonra birden aklına dün geceki adamın masum hali geldi. Ne de masumdu uyurken. Bütün erkeklerden nefret eden kadın nedense o adama güvenmişti. Hayatının en kötü iki evresinde onu kurtaran adam acaba o adam olabilir miydi. Okuduğu bir kitaptan şu sözleri anımsamıştı.
‘Önemli olan ilk olmak değil. Son olmak sonsuza dek. Herkes ilk olmanın bir güzellik olduğunu sanırken. Bana göre son olmak bir kadın ya da bir erkeğin son aşkı olmak onda sonsuz bir şekilde yaşamanın anahtarıdır.’
Hic tanımadığı bir kadına bu kadar merhametçe yaklaşan bir adam onun son aşkı olabilseydi. Aslında onun tanımak istediği için böyle düşünüyor olabilirdi. Neticede oda bir erkekti belki kim bilir kimin canını yakmıştı. ‘hayır‘ diyerek ayağa kalktı . O güzel şiirleri yazan bir adam asla kimsenin kalbini kıramazdı. Büyük ihtimal onun kalbini bir vefasız kırmıştı. Ancak adam aşka inanmıyorsa o zaman ne yapmalıydı.

Bu hayatta en zor şey inanmayan bir insana yaklaşmaktı. Bu düşünceye gülümsedi belki adamın bir sevgilisi vardı, kendi kendime gelin güvey olmak için çok erken sanırım diye düşündü ayağa kalktı. İçinden adamı görmek geçti. Bunu için bir bahane bulmalıydı.
Öylesine gidip ziline basıp merhaba ben kadın seni merak ettim diyemezdi ki.. Bu rajona tersti ve dahası kendisini erkek meraklısı bir kadın olarak gösterirdi buna izin veremezdi. Sonra aklına yaptığı çorba geldi saatine baktı akşam saati olmuştu adam muhakkak dün götürdüğü çorbayı içmiş olmalıydı ve yeni bir kase çorba götürmek onun bahanesi olacaktı.
Mutfağa koştu tencereyi ısıtmak için ocağa bıraktı sonra mutfakta bulunan aynada görüntüsü gözüne çarptı. Saçı başı dağılmış yakası yırtılmış bir tişört üzerindeydi. Önce kendime çeki düzen vermeliyim aksi takdirde bu dağınık kadınla kimse konuşmak istemez deyip yatak odasına yöneldi. Üzerine düzgün bir tişört giydi dağınık saclarını taradı ve lastikle bağladı.
‘Sanırım şimdi bir hanım hanımcık oldum’ diyerek gülümsedi.
Aklına mutfakta bulunan çorba gelince telaşla mutfağa koştu neyse ki çorba fazla ısınmamıştı, aksi takdirde soğumasını beklemek zorunda kalacaktı. Çorbayı kaseye doldurdu eline aldı . İstemsiz bir heyecan yüzünü kaplamıştı. Bir kağıda numarasını yazdı sonra adamla görüşmek için bir bahane yaratmak gerekiyordu. Aklına yaptığı elmalı kurabiyeler geldi. Tarifini almak için görüşmek isterim haberleşelim diyebilirdi. Veya siz hastasınız bir sorun olursa arayabilirsiniz beni diyebilirdi.

Merdivenleri yavaşça indi kapının önüne geldiğince heyecandan nefes alamaz duruma gelmişti. Derin bir nefes aldı ve zile bastı. Beklemeye başladı acaba adam daha önce olduğu gibi kapıyı açma yönünde bir davranış mı sergileyecekti. Evde olduğuna emindi zira hasta haliyle kimse dışarıya çıkamazdı. Bir daha zile bastı biraz bekledikten sonra..
Ve kapının açılma sesi ile daha da heyecanlandı kadın. Yavaşça açıldı kapı.
Adam ve Kadın bir süre sessizce birbirine baktılar. Kadın en sonunda konuşmayı akıl edebilmişti.
‘Merhaba ben üst komşunuz, dün pek iyi değildiniz sizin yanınızda kaldım. Sonra yemek yapmakta zorlanırsınız diye size dünde getirdiğim gibi bir kase çorba getirdim’
Adam bu söze bozulmuştu çünkü düşüncesi gerçekleşiyor gibiydi. Ancak şansını denemek istiyordu.
‘Çorba için teşekkür ederim içeriye buyurmazmısınız .?
Kadın bu teklifi beklemiyordu ve bozulmuştu. Neticede ilkkez tanıdığı birisinin evine hemen girecek değildi.
‘Teşekkür ederim ancak yukarıda yapmam gereken işler ver ben numaramı bırakmak istedim çünkü hastalık hali akşam fenalaşırsanız beni arayın yardım edebilirim. Malum amcanızın gelmesi uzun sürebilir. İyileştiginizde sizinle oturup bir kahve içmek isterim Çok güzel kahve yaptığımı söylerler.'
Adam bu sözler üzerine gülümseyerek kadına baktı neticede numarasını veriyordu bu iyiye işaretti.
‘Teşekkür ederim bu durumda en kısa zamanda bir kahve içme umuduyla'dedikten sonra kadının elinde bulunan çorba kasesini ve numarası yazan kağıdı aldı.
Kadın gülümseyerek oradan ayrılırken içten içe söyleniyordu. ‘iyi kahve yaparım da ne demek gel beni iste der gibi oldu. Adamda hemen eve davet etmeye ne meraklıymış öyle yanılmış olabilirmiyim.’ Düşüncesiyle evine girdi.
Adam bir süre daha kapıda elinde bir kase çorba ile bekledi. Kadının kapıyı kapatmasını duyduktan sonra kapısını usulca kapadı gülümsüyordu. Akşam yemeğimde hazır dedi kendi kendine.
Sonra kadının verdiği numaraya baktı. Demek yardımcı olmak istiyordu sadece insani duygularla ve minnet duygusu sayesinde bu numarayı vermiş olabilir miydi? Yoksa onunla tanışmak için bahanemi bulmaya çalışıyordu.
Sanırım onu eve davet etmek oldukça yakışıksız bir hareket oldu diyerek kendine kızdı. Ancak bir şekilde kadının numarası verdi. Ve onu bir bahane ile muhakkak arayacaktı.
Mutlu bir şekilde gülümseyerek mutfaga girdi ve çorbayi yemeye başladı.
Devam Edecek
Diger Bölümler:
Ayrica Diger bölümleride profilimde link şeklinde eklemeyi düşünüyorum :) yani merak eden olursa.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar