İletişimde Altın Kural: İltifat Etmeyi Bilmek

Öncelikle, insanlara nasıl yaklaştığınız, onların size nasıl açılacağını belirler. Ve bu işin altın anahtarı çok basit bir şeyde gizli bu da İLTİFAT.

İletişimde Altın Kural: İltifat Etmeyi Bilmek

Birini gerçekten gördüğünüzde, fark ettiğinizde ve bunu ona söylediğinizde, size en güzel yönüyle döner. Tıpkı bir ofis sandalyesinde sırtı dönük duran biri gibi düşünün, siz iltifat ettiğinizde, o kişi döner ve güler yüzünü size çevirir

Şimdi iltifat etmenin 3 altın adımı olan F.A.E yönteminden bahsetmek istiyorum lakin öncesinde ufak bir uyarı ekliyorum: Sırf bir şey söylemiş olmak için edilen iltifatlar değil, gerçekten gördüğünüz bir şey üzerine yapılan iltifat etkilidir. Bu sebepten ötürü yapmış olmak için yapmak size bir şey kazandırmayacaktır, gerçekten kast etmeniz gerekir. İltifat ettiğinizde karşınızdaki insanı kendinize en güzel yönüyle çevirirsiniz, şimdi gelelim F.A.E yöntemine;

3 adımlı basit sistem:

1. F - Fark Et:

Gerçekten hoşuna giden bir detayı fark edin. Mesela: "Üzerindeki elbise çok hoş" gibi...

2. A - Açıkla:

Ardından neden hoşunuza gittiğini söyleyin. Mesela: “Rengi çok derin bir ton, gerçekten göz alıcı.."

3. E - Etkisini Paylaş:

Ve bu sizde nasıl bir his uyandırdı? Bir mesela daha: “Bana yaz akşamlarını hatırlattı, çok iç açıcı bir havası var.” gibi.. Aklıma daha güzel bir örnek gelmedi idare edelim 😂

Kısacası sadece “güzel olmuşsun” değil. Neyi, neden beğendiğinizi ve sizde ne uyandırdığını söylerseniz işte o zaman bu iltifat gerçek olur.

Ve en önemlisi: Sempatiniz hissedilir

İletişimde Altın Kural: İltifat Etmeyi Bilmek

İltifat Etmeyince Ne Olur?

Hemen onada geleyim, eğer iltifat etmiyorsanız, genelde iletişim şöyle işler:

  • İçinizde bir güvensizlik oluşur.
  • Kendinizi açmakta zorlanırsınız.
  • “Ya ilgilenmiyorsa?” diye düşünüp durursunuz.
  • Karşınızdaki bunu hisseder ve size mesafe koyar. Bu bir cam duvar gibidir. Bu bilinç dışı gerçekleşir.
  • Siz kapalı olduğunuz sürece, karşınızdaki de kapanır.

Ama iltifat ettiğinizde bu duvar yıkılır. Çünkü herkes görülmek, fark edilmek ve değerli hissetmek ister. Mantıklı öyle değil mi?

Hayatın Altın Kuralı:

"Odak neredeyse, orası büyür." Yani insanlarda güzellikleri fark ettikçe, onlar çoğalır. Siz güzel enerjinizi verirseniz, karşınızdaki de size kendi güzelliğini verir.

Tıpkı kral Süleyman’ın dediği gibi:

“İnsan suya bakınca yansımasını görür, birinin kalbi ise senin ona olan tavrını yansıtır.”

Eğer kaliteli ilişkiler kurmak istiyorsanız, önce kendinizden başlamalısınız. Şükran, açıklık, içtenlik ve anlayış geliştikçe, ilişkileriniz de aynı oranda derinleşir ve güçlenir. Unutmayın, uygulama bilgiden daha değerlidir. Bilgi, eyleme geçmediği sürece sizi dönüştürmez.
Bu yüzden, anlattıklarımı sadece okumakla kalmayın uygulayın, test edin ve analizleyin. Ve uyguladığınızda hayatınızda başlayacak güzel değişimleri gözlemleyin.

Sizi önemsiyorum. Çünkü ben de bu yoldan geçtim. Bence yazma yolculuğum, bu deneyimlerden doğdu. Ve niyetim sizin yolunuz benimki kadar uzun ve çetin olmasın diye, o yolu sizin için aydınlatmak. Sevgiler ve teşekkürler... 💗

Peki siz, en son kime gerçekten içten bir iltifat ettiniz?

İletişimde Altın Kural: İltifat Etmeyi Bilmek
Cevapla