İlişkide Haklı Olma Savaşı

Hepinize merhaba KScan'lar. İlişkilerde en büyük sorunlardan biri; Sürekli haklı olmaya çalışmak ya da sürekli haklı olduğunu düşünerek ilişkiyi kontrol etmeye çalışmaktır. Haklı olmak ve mutlu olmak arasındaki ayrımı yaparsan, haklı olmanın çok sağlıklı bir şey olmadığını ve mutlu olmanın daha anlamlı olduğunu görmüş olursunuz. Neyse, kısa kesip başlayalım.

#_toxics_

Haklı Olmak İsteyen Taraf

Kim haklı? :)
Kim haklı? :)

Bir insan sürekli haklı olmak istiyorsa, burada bir problem olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Ya da sen ilişkide sürekli haklı olan taraf isen, bu ilişkide bir sorun var ve belki de senin tarzınla ilgili bir sorun olabilir. Eğer sen sürekli haklıysan şu maddelere biraz göz gezdirmende fayda var :

  • Sen ilişkiyi sürekli kontrol eden taraf olabilirsin.
  • Sen haklı olmakla beraber, ilişkinin sürekli merkezinde olmak isteyen tarafta olabilirsin.
  • Sen sürekli rasyonel ( mantıksal ) yol ile durumlara baktığın için, duygularını gösteremediğin de haklı olmaya çalışıyor olabilirsin.
  • Amacını net olarak çizmelisin. Sen bu ilişkide mutlu olmak mı, haklı olmak mı istiyorsun?
  • Hep haklıydın ne kazandın? Hep haklıydın eline ne geçti? Ne kazandığını söyleyim mi?

Sen sürekli kendini haklı gördüğün için karşındaki insana ne yaptın? Onu sürekli suçlu hissettirdin, onu yönettin, onun sana itaat etmesini sağlamış oldun. Hep haklıydın ve her şey senin istediğin gibi oldu. Hep haklıydın ve güçlü görünen taraf oldun. Hep haklıydın ve istemediğin hiç bir şeyi yapmak zorunda kalmaman sebebiyle konforlu bir ilişki yürüttün. Hep haklı olan taraf olduğun için aslında sorumlulukların tahmin ettiğinin aksine, daha az bir hale geldi. Çünkü hep haklı olan insan; İstediği kişiye, istediğini yaptırır. Bunun en büyük beslenme kaynağı ise, karşıdakini suçlu hissettirmektir.

Aslında haklı olmak; Görün ve bilinenin aksine güçlü bir profil değildir. Bir insan sürekli bir ilişkide haklıysa, bil ki ilişkinin zayıf noktası sensin! Şimdi burada biraz kendine bakmanı tavsiye ederim.. 🕵️

Süreklilik

Düştüm sana..
Düştüm sana..

Şimdi kendimize ayna tutmaya ne dersin? Şimdi sen bir ilişkide sürekli haklısın diyelim, karşıdaki insan hep suçlu.. İster istemez şu sesi duyabilirsin; Peki ben bu kadar haklıyım.. Karşımdaki bu kadar sorunlu, sıkıntılı, hatalıysa o zaman ben bu ilişkiyi neden düzeltmiyorum? Ya da karşındakinin bu kadar hatalı olmasına rağmen neden ilişkiyi bitirmiyorsun? :) ( Yemedi değil mi? :) ) Bazen etrafımdaki arkadaşlarıma bakıyorum ki; Erkek/Kadın 7 yıldır hep haklı.. Hep şikayetçi, hep yakınan, hep kendisinin doğru yaptığını düşünüyor ama bir adım dahi ilerleyememişler. Aslında fark edemedikleri nokta şurası; Bitmek bilmeyen bir güç ve ego savaşına yenik düşmüşler. 💪 :) O zaman bazen şunu soruyorum: E arkadaşım madem bu kadar şikayetçisin, madem hayatındaki insan bu kadar hatalı, hiç bir kadınlık/erkeklik rolünü yerine getirmediğini söylüyorsun, e hiç ayrılmayı düşündün mü? Bu soru aslında ayrılmaya teşvik edici bir soru olmaktan öte, sizin kendinizle yüzleşmenizi sağlayan bir soru olmalıdır. Çünkü bu soruya cevap verdiğinde sen şunu göreceksin; Bizimle ilgili problemlerinde ne kadar yüksek olduğunu göreceksin. Bu insanların partnerine veya eşine sorun, en az haklı olan kişi kadar şikayetçi olduklarını göreceksin. Haklı olan kişiyle ilgili ne kadar çok rahatsızlık duyduklarını göreceksin. :)

Final: Ne kadar haklı olursan ol, sonuca bakalım.. Bu ilişkide tatmin düzeyi nedir? Bu ilişkide mutluluk düzeyi nedir? İki tarafın birbiri ile ilişkideki mutluluk kalitesi nedir? :) Mutlu olmadıktan sonra HAKLI olmanın bir önemi yok.

Neden Sürekli Haklı Olmaya Çalışırsın 😈

İlişkide Haklı Olma Savaşı

E şimdi biraz kendimizi ezme zamanı geldi..! Bir insan neden sürekli haklı olmak ister? Temel de bulunan en büyük nokta; Aileden gelen anne veya babanın çocuk üzerindeki çok fazla müdahaleci, eleştirel veya mükemmeliyetçi yapısıdır. Çocuk ne yaparsa yapsın, her zaman haklıdır. Bu durum da aslında, ailenin yanlış yetiştirme tarzına bir örnektir. Çocuğu bu kimliğe sokan iki kişi var: Anne ve Baba..! Peki başka ne olabilir? Dürtüsel veya narsistlik taraf. Şimdi sen ne hata yaparsan yap, anne ve baban sana her konuda hak verdi. Peki şimdi kendini tanımaya hazır mısın? Aşırı kontrol edilmiş, eleştirilmiş ya da yargılanmış çocuk ile, bu durumları hiç yaşamamış çocuk arasında bir haklılık şeması ortaya çıktı. Biri her istediğini bencilce yaptırmaya çalışırken, diğeri her istediğini kontrol ederek veya mükemmel yaptırmaya çalışıyor. Sen hangisi oldun peki? :) Şimdi her ikisi de haklı.. :) Biri kontrolü kaybetmemek ve mükemmelliği yakalamak için sürekli eleştiriyor ama diğeri sürekli haklı ama daha çok suçlamaktan öte kendi yaptıklarını savunarak ortaya koyuyor. Şunu unutma: Haklılık, en büyük romantizm düşmanıdır. ;)

Görüyoruz ki; Bir taraftaki haklılık konformist, diğer taraftaki haklılık kaygılı.. Çünkü haklı olan insanların şöyle bir çocukluğu vardır: Ben hep haklı olmazsam, hep başarılı olmazsam, hep mükemmel olmazsam eğer benim başka insanların gözünde bir değerim olmaz. Partnerimin gözünde sevilen biri olmam...! Sevilmem için sürekli mükemmel olmam lazım.! Bu sadece aşk hayatı için değil, diğer yaşam alanlarına da yansır.

Bencil Beklentiler

İlişkide Haklı Olma Savaşı

Ya hacı şunu biraz düşün sen bence: Sen ne kadar haklıysan, karşındakini o kadar haksız duruma düşürüyorsun. Örnek verelim; Bir boks maçına çıkıyorsun ve o kadar yumrukluyorsun ki o maçın galibi sen oldun. Sonra az önce o kadar yumrukladığın insandan seni öpmesini bekliyorsun. Bu kadar mağlup ettiğin insandan, ilgi ve seni sevmesini bekliyorsun. Her gün seni mağlup edicem ama sen hiç bir şey olmamış gibi bana, aşkım canım cicim diyeceksin! Hadi len oradan. :) Bu kadar haksız duruma düşürdüğün, mağlup ettiğin, özgürlük alanı tanımadığın biri sana içten gönül bağı kurması çok zayıf bir ihtimaldir. Çünkü haklı olan tarafın diğerine hissettirdiği en temel duygu, KORKUDUR KORKUDUR KORKUDUR. İnsan, mağlup olduğu insana karşı sadece korku hisseder. Mağlup ettiğiniz kişi size karşı her zaman içten içe öfke hisseder.

Çok konuştum şimdi özetleyeyim: İlk başlarda haklı olarak yürüttüğünüz ilişkide, bir süre sonra karşınızdaki insanın sizi yok saymaya başladığını göreceksiniz. Umursamadığını ve beklentilerinizi görmezden, duymazdan geldiğini görmeye başlayacaksınız. E brom, o noktaya sen getirdin. ;) Karşıdakinin hatalarının olması, beklentilerinize göre davranmamış olması, sizin bir ilişkide sürekli haklı olmanızı gerektirmez. E bir zahmet şimdi bunları okurken şunu düşün: Kaç yıllık/aylık ilişkinde hep haklı oldun ve ne kazandın? :) Bir ilişkide bir çok sorun vardır. Sorumsuzluklar var, sadakatsizlik var, umursamama var, bencillik var, saygısızlık var ama bir ilişkide sürekli sen haklıysan eğer bu zaten başlı başına bir sorundur. Bu durumu ele alıp çözecek olan kişi, sadece ve sadece sensin..! :)

Efem vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkür eder, iyi forumlar dilerim. ;)

İlişkide Haklı Olma Savaşı
Cevapla