Asla Kavuşamayacağımı Bildiğim Platonik Aşkım

Daha ilk gördüğüm anda ilgimi çekmişti.

Asla Kavuşamayacağımı Bildiğim Platonik Aşkım

Mevsimlerden Sonbahar, aylardan Eylül'dü. Okula giderken geçtiğim yolda ona ilk kez rastlamıştım. Burada beni kendisine çeken şey dış görünüşü olmuştu. Onun için hayatımda gördüğüm en çekici erkek bile diyebilirdim. Her şeyiyle mükemmel gelmişti ve hiçbir yerinde en ufak bir kusur bile bulamamıştım. O gün onu devamlı takip ettim. Diğer günlerde bu aynı şekilde devam etti. Okul koridorlarında, okul bahçesinde, yürüdüğü yollarda... Hatta evine kadar bile takip ettiğimi hatırlarım. Bir süre bu yüzden kendimi psikopat gibi hissetmiştim.

Onu araştırmaya devam ettim.

Asla Kavuşamayacağımı Bildiğim Platonik Aşkım

Facebook ve İnstagram hesabına kadar bulmuştum. Tüm fotoğraflarını, tüm durumlarını, beraber fotoğraf çektiği arkadaşlarını incelemiş ve hatta akrabalarının bile hesaplarına bakmıştım. Sonralardan cesaretimi toplayıp ona çok alakasız bir konuyu bahane ederek mesaj atmamla tanıştık. Ve sonra nasıl olduğunu anlayamadığım bir şekilde birden arkadaş olduk. Her günümüzü beraber geçiriyorduk, ne zaman bir derdimiz olsa ilk birbirimize koşuyorduk, birbirimize her şeyimizi anlatıyorduk, her zaman ve her konuda beni destekliyordu, birbirimizin yanından neredeyse hiç ayrılmıyorduk ve hatta okulda arkadaş olduğu tek kız bendim. Karakteri ve kişiliği beni kendine o kadar çok bağlamıştı ki, her geçen gün ona daha çok aşık oluyordum.

Peşinde birçok kız vardı.

Asla Kavuşamayacağımı Bildiğim Platonik Aşkım

Özellikle sınıfında ki kızlar onun dibinden ayrılmazdı. Okul çıkışında onunla beraber eve gitmek isteyen o kadar çok kız vardı ki... Basketbolcu oluşu ve çok yakışıklı olması en önemli sebeplerdendi. Bazen sırf bu yüzden kıskançlık krizleri geçirirdim. Ama o hiçbirisiyle en ufak bir yakınlık dahi durmazdı. Her zaman tek değer verdiği kızın ben olduğumu ve diğerlerinin samimi gelmediğini söyler, bana beni önemsediğini hissettirirdi.

Ama bunlar bana aslında acı veriyordu çünkü bana hep arkadaş gözüyle baktığının farkındaydım. Bir gün sevgili olabileceğimize dair umudum yavaş yavaş yok oluyordu. Bana her "kanka" deyişinde o kadar çok canım yanıyordu ki... Bir yandan ona içimde ki her şeyi dökmeyi deli gibi istiyordum ama vereceği tepkiyi kestiremiyor oluşumdan dolayı fazlasıyla utanıyordum.

Zamanla depresyona girdim.

Asla Kavuşamayacağımı Bildiğim Platonik Aşkım

Ona karşı beslediğim hisler bana fazlasıyla zarar veriyordu. Ondan başka düşündüğüm bir şey yoktu, kendimi odama kapatmıştım, sürekli depresif şarkılar dinliyordum, rüyalarımın ve kabuslarımın başrolü hep oydu, her gün onunla ilgili sayısız hayaller kurup ağlıyordum. Bu süreçte ne ona ne aileme ne de arkadaşlarıma yeteri kadar ilgi gösterememiştim. Rahatlamak ve onu zihnimden atmak için antidepresan dahi kullanmıştım ama hiçbir işe yaramamıştı.

O da onu artık umursamadığımı düşünmüş olacak ki eski ilgisi birden bitmişti. Dışarıdan yaptığı bir sürü flörtü olmuştu, konuştuğu kızları hep anlatır ve fotoğraflarını dahi gösterirdi. Bir gün bir kızla olan buluşmasına beni de çağırdığında kendime hakim olamayıp ağlayarak kendimi iyi hissetmediğimi söylerken ses kaydı atmıştım. O gün bir şeyleri anladığını hissettim. Veya hislerim beni yanılttı.

Bir süre sonra kabullendim.

Asla Kavuşamayacağımı Bildiğim Platonik Aşkım

O ses kaydından bir gün sonra okulda karşılaştık. Son zamanlarda bana ne olduğunu sordu. Bende ailevi sorunları bahane edince birden bana sarıldı. Bana sarıldığında hiç olmadığım kadar huzurlu hissettim. Ne yaşarsam ona anlatmam gerektiğini ve hep yanımda olacağını söyledi. Dediğini de yaptı. Hayatımı darmaduman edecek bir olay yaşadığımda, psikolojimin bozuk olduğu zamanlarda hep yanımda oldu. Ona olan aşkım kaldıramayacağım kadar ağırdı ama bunu kabullendim ve onu unutmak için kendimi yıpratmayı bıraktım.

Koskoca dört sene geçti.

Asla Kavuşamayacağımı Bildiğim Platonik Aşkım

Zamanla hislerim azalır veya biter diye düşünmüştüm. Ama ona olan duygularımda en ufak bir değişiklik olmamıştı. Yalnızca onu sevmeye alışmıştım. Son sene gittiği kurslar, içinde bulunduğu basketbol takımı ve turnuvalarından dolayı beni biraz boşlamıştı. Ama sorun etmemiştim. Bana yaşattığı bu dostluk için ona her şeyimle minnettardım. Ara sıra beni aramayı ihmal etmez ve halimi hatrımı sorardı. Her seferinde kalbim hızlanmayı hiç bırakmazdı. Artık çok önemli bir şeyin de farkına varmıştım. Beni hiçbir zaman sevmeyecek oluşu umurumda değildi, ben onu hep sevecektim.

Ona her şeyi itiraf etmeyi denedim ama yapamadım.

Asla Kavuşamayacağımı Bildiğim Platonik Aşkım

Önce başından beridir ne düşündüysem, ne hissettiysem onları yazdığım bir mektubu ona vermek istedim. Ama bu fikirden kısa bir süre sonra vazgeçtim. Bir ara tuttuğum günlüğü bile ona vermeyi düşündüm ama bunu da yapamadım. Son çare her şeyi ona bir mesaj yoluyla anlatmaktı. Bir gece o uyurken içimde ki her şeyi eksiksiz bir biçimde anlattığım bir mesaj attım ona. Bu mesajda onu hiçbir zaman unutmayacağıma dair bir söz vermiştim. Aradan beş dakika geçti ve hemen pişman olup o mesajı o görmeden sildim. O mesajı silmek hayatımda ki en büyük pişmanlıklarımdan biri oldu.

Asla Kavuşamayacağımı Bildiğim Platonik Aşkım

Okul bitti. O başka bir yere taşındı ve yollar ayrıldı. Zamanla bana yazmayı bıraktı, numarasını değiştirdi, tüm hesaplarını kapattı, ona ulaşabileceğim hiçbir ağ kalmadı. Kariyer yaptıktan sonra kişiliği acayip bir şekilde değişti. Bir zamanlar deli gibi sevdiğim o çocuğu kaybetmiş oldum. Ondan sonra birilerinden hoşlandım veya sevdim mi? Evet. Ama hiç kimseyi onu sevdiğim kadar sevemedim. Veya kimse onun kadar acıtamadı kalbimi. O hiçbir zaman ona verdiğim sözü bilmese de o sözü tutmaktan hiç vazgeçmedim. Aradan seneler geçti ve o hala kalbimin de aklımın da bir köşesinde. Bu hep böyle de kalacak.

Tamamen yaşanmış bir hikayedir.

Asla Kavuşamayacağımı Bildiğim Platonik Aşkım
Cevapla