Temelinde Sevgi Olmayan Bir Fidan Çürümeye Mahkumdur!

Günümüzün robotlaşan insanları olarak duygularımızı giderek kaybettiğimiz şu dönemde, insanlar gerçek sevginin yokluğunda, yalnızlık ile psikolojik bir bunalım içerisinde olmaktadırlar. Ülkemizde giderek yaygınlaşan bu modern yalnızlık, sosyal medya araçları ile bastırılmakta ve gizlenen dertlerin ruhsal sağlığı yönünden alarm vermektedir. Ne yazık ki insanların karşılıklı bir beklenti içerisinde bulunduğu aşk hayatında, kısa süreli ilişkiler ve evlilikler, hem aile yapısını hem de çocuk psikolojisini de bozmaktadır.

Temelinde Sevgi Olmayan Bir Fidan Çürümeye Mahkumdur!

Eskiden sevgi emekti... Şimdi ise sevgi beklentiye dönüştü

Temelinde Sevgi Olmayan Bir Fidan Çürümeye Mahkumdur!

Nerede o eski aşklar türkü edasını söylerken eskiye özlemin arttığı bu çağda, özlenen geçmişi bir türlü geleceğe taşıyamıyoruz çünkü sen değişmedikçe; karşı taraf nasıl değişsin mottosunu unutuyoruz. Eskiden kalıcı olan sevgi temellerinde, birbirleriyle tartışan çiftler, bir süre geçtikten sonra kenetleniyordu çünkü temelinde aşk, saygı ve sevgi vardı. Ama şimdi bakıyoruz ki basit bir mevzudan çıkan kavga, boşanmalara ve ayrılıklara neden oluyor.

Aşkın cisimleştirilmiş olduğu bir dönemdeyiz

Temelinde Sevgi Olmayan Bir Fidan Çürümeye Mahkumdur!

Birçok insana aşk nedir dediğinizde, tanımlanması mümkün olmayan ve yaşayarak öğrenilen bir tanım yapılırdı fakat şimdiki aşklara baktığımızda, cüzdanındaki genişlik, mal varlığı, meslek statüsü, fiziksel güzellik gibi kriterlere ayırarak fabrikasyon bir sevgili aramaya doğru gitti. Duyguların olmadığı bir yerde, huzurdan söz edilemez. Her insan sevilmeye muhtaçtır. Onu özel hissettirecek bir insan ile hayata tutunmak ve gelecek kurmak ister. Global kapitalist düzende ise maalesef sevgiden ziyade vücutsal doyumluğu esas almaktayız. Böylelikle de aldatmalar, ayrılıklar ve boşanmalar giderek artmaktadır.

Yalnızlık modası giderek yaygınlaşıyor

Temelinde Sevgi Olmayan Bir Fidan Çürümeye Mahkumdur!

İnsanlar kendilerini güçlü göstermek için bir duruş sergiliyor ve kimseye ihtiyacım yok edasıyla ruhsal çöküntünün farkında olmuyorlar ama kendilerine zarar verdiklerinden bir haberdirler. İnsanlar evlilikten korkan bir yapıya sahip oldular. Çevresindeki olumsuzlukları gördükçe soğumakta ve kendisini tek gecelik aşklara yelken açmakla bastırmaktadırlar. Ne yazık ki hormonlarımızı doyurarak bu içimizdeki boşluğu doldurduğumuzu zannediyoruz sadece. Ama sevgi olmadığı sürece boşluğu dolduracak ne bir para çözüme ulaştırır ne de hormonlar.

Ne yapmamız gerekiyor?

Temelinde Sevgi Olmayan Bir Fidan Çürümeye Mahkumdur!

Sağlıklı bir aile kurmak istiyorsak, öncelikle kalbimizin sesini dinlemek zorundayız. Kalbimizi devre dışı bırakarak beklentiler karşılığında bir sevgi siparişi verirsek, ruhsal çöküntü yaşamaya devam etmek zorundayız. O yüzden sipariş usulü sevgiyle aşkı bulamazsınız.

Temelinde Sevgi Olmayan Bir Fidan Çürümeye Mahkumdur!

Hani kafede otururken, markette gezerken veya iki kişinin birbirine çarpması sonucu ilk görüşte aşkları, filmlerde ve dizilerde görüyoruz. Aslında eskiden böyle gerçek aşklar oluyordu ve insanlar uzun ömürlü bir ilişkinin temelinde saygı ve sevginin ne kadar sağlam olduğunu gösteriyor. Şimdi ise çorap değiştirir gibi sevgili değiştirme ile sevgisel boşluğu bastırmanın yolunu arıyoruz ama olmuyor.

Temelinde Sevgi Olmayan Bir Fidan Çürümeye Mahkumdur!
Temelinde Sevgi Olmayan Bir Fidan Çürümeye Mahkumdur!
Cevapla