
''Seninle evlenirsem hayatım mahvolacakmış gibi geliyor. Seninle iki ay yaşarsam kanser olurum.'' dedi.
Üç saat öncesi:
Evimde bakım olduğu için iki gündür onda kalıyordum.
Klozetin kenarını temizliyordum. Tuvaletin kapısı kırıktı. Arkamdan bir ses ''Sibel!'' dedi. Ses tonu normalden biraz yüksekti. Bir an irkildim ve istemsizce çığlık attım.
Elinde tuttuğu telefonum yere düştü.
Hışımla salona gitti.
''Korkma benden ya! Niye benden korkuyorsun?''
Büyük bir sinirle bunları söylüyordu. Çığlık atmam onu çok kızdırmıştı. Hakaretler ediyordu.
Bir anlık refleksti sadece. Neden senden korktuğumu bilmiyorum. Aslında korktuğumun sen olup olmadığını bilmiyorum. Neden bu kadar yüksek sesle çığlık attığımı da bilmiyorum.
Ama bilerek ve isteyerek yapmadım, onu çok iyi biliyorum.
Hazırlandım. Beni minibüse bineceğim yere bırakacaktı. Hala çok sinirliydi.
''İşim gücüm yok, bir de seni bırakmakla uğraşıyorum!'' dedi.
Beni bırakmasa evinde dizi izleyecekti halbuki.
Ne dediğini tekrar sordum. Ne söylediğinden emin olunca gelmemesini isteyecektim. Sonra telefonuma baktım.
Soruma cevap vermeyip sinirli bir şekilde neden telefona baktığımı sordu.
Ben sorumda ısrar ettim, o da aynı diyaloğu sürdürmede ısrarcıydı.
''Dertlerinden bıktım artık, her şeyin dert senin!'' diyordu.
''Kendini güvende hissetmeyen, telefonda tehdit edilen sen değilsin. Buna rağmen korkmama şaşıran ve kızan da sensin.'' dedim.
Daha da sinirlendi. ''Kim tehdit ediyor seni, seni arayan kim!'' diye bağırıyordu.
İki gece önce ona telefon sapığını söylemem de keyfini çok kaçırmıştı.''İyi de beni niye aradın ki, benden ne bekliyorsun?'' diye çıkışmıştı. Oysa sadece paylaşmak istemiştim.
''Bilmiyorum.'' dedim. Gerçekten de sapığın kim olduğunu bilmiyordum. Ama bütün bunların benim suçummuş gibi davranılması beni kırıyordu.
Sustuk sonra. Otobüse bindik. Ben yüzüne bile bakmıyordum. Ettiği hakaretler beni kırmıştı.
O ise telefonu ile internette dolaşıyordu. Yol boyunca bana telefonundan bir iki şey gösterdi, ilgilenmedim.
Yumuşadığını, barışmak istediğini hissediyordum. Öpmem için yanağını uzattı, Ama hala soğuktu.
Öpmek istemedim. Sadece ettiği hakaretler için küçük bir özür beklemiştim. ''Bazen beni çok yoruyorsun.'' dedi.
Otobüsten indik. Beni durakta kollarıyla sardı ve durduk. ''Sana bilerek kötü bir şey yapmadım. Bir çığlık yüzünden bu derece kötü muameleyi hak ettiğimi düşünmüyorum.'' dedim.
Beni saran kolları gevşedi. ''Sıkıldım ben de.'' dedi.
Onu kötü yönde değiştirmişim, bambaşka biri yapmışım. artık dünyaya aynı bakmıyormuş.
Köpeğime eş aradığımdan bahsetmem bile soğutmuş onu.
Otobüsün zamanında gelmediğini söylemem, karnımın ağrıması, arkamdan yaklaşınca bir anlık refleksle çığlık atmam onu bezdirmiş.
Kısacası her şeyim, vücudun içine girip kaşındıran ot gibi rahatsız etmiş onu.
Benimle bir arada yaşayıp yaşayamayacağını düşünmüş, eğer öyle olursa hayatı kararırmış.
Evet, evinde kaldığım süre içinde devamlı ''Bu gece de kal.'' diyen, gideceğimi söylediğimde yüzü düşen insan, şimdi bana bunları söylemişti.
Tabii ya, onda kalmamı istemesinin sebebi yanında olmamı istemesi değil, beni durağa bırakmaya üşeniyor olmasıymış. Elbette uzakta oturuyor olmam da benim suçummuş.
Benimle aynı evde iki ay geçirse kanser olurmuş.
Evet... Bir hafta önceki doğum gününde annesinin yanında bana sıkı sıkı sarılıp bırakmayan, defalarca ''İyi ki hayatımdasın, iyi ki yanımdasın.'' diyen adam, aslında böyle düşünüyordu.
Ben nasıl bir manyaktım ki, bir tek insan bile olsa benim hakkımda bunları düşünebiliyordu?
Peki ya bütün bunlar çekilmez olmak için yeterli miydi?
Tuhaf olan ne mi? Bütün bu sözlere rağmen beni sevdiğini söylemesiydi.
Şaka gibi!
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar