Sevmek ve sevilmek, ilgi duymak ve ilgilenilmek çok güzel duygular olsa da bazen insanın içini öylesine acıtır ki... Yeminler edilir, büyük konuşulur ve hatta bir daha aşık olmayacağım dedirtir. Ama sonuç olarak yüreğine hakim olamaz, aşık olur ve bunu reddederler.

Duyguları olan tek insan olmadıklarının farkında olsalar bile, aşktan kaçmak için öne sürdükleri sebepler oldukça mantıklıdır. Kırık kalplerinin daha fazla kırılamayacağını düşünmelerine rağmen canlarının daha fazla yanmasını da istemezler.
Karşı cinsin kendisini para kaynağı olarak görmesi

Çok seven insanlar, kendisini ve hatta her şeyini feda etmeyi göze alır. Para, pul bunlar önemsiz şeyler ama ayrılıktan sonra sömürüldüklerini anlayıp acı çeker ve pişman olurlar. Karşı cinsin onları darphane gibi görüp kullanmaları, hem aşktan hem hayattan soğutur. Başına bunlar gelen bir insan, karşısına çıkan herkeste şüphe duyar ve yeni bir ilişkiye adım atamazlar. İsteseler bile uzak durmak için çaba sarf eder.
Yarım bırakılmaktan korkması ve terk edilmesi

Onca süre emek vermiş, güvenmiş, beraber zaman geçirmiş ve hayatın bir çok anını beraber paylaşmış insanlar için sevdikleri doğal olarak hayatının merkezi oluyor. Bütün bunların sonrasında gelen ayrılığın ve yarım kalmışlığın acısı ile baş başa bırakılıyor. Yapacak ne kaldı ki geriye? Sevecek bir yürek kaldı mı?
Cinsel bir obje olma korkusu ve kullanılmak

Düşmanımın başına bile gelmesi diyebileceğim bir durumdur. Erkek kullanılmaz, kullanır düşünceleri yer alıyor akıllarda ama unutulan bir şey var! Erkeklerin de bir kalbinin olduğu gerçeği. Güvenip sevdiği insana kollarını, yüreğini açmış bir insanın yatakta kullanılmışlık hissini yaşaması hem cinsellikten hem aşktan kaçmalarına neden oluyor. Cinsel yakınlaşma olmadığı için terk edilenleri de unutmamalıyız. Bu insanlarda aynı şekilde aşktan kaçıyor.
Aldatılmak ve hayal kırıklıkları

Çok severken, en çok ona güvenirken ve hiç beklemezken bir de bakıyor ki aldatılmış. Ne ona toz kondurabilir, ne de aşkından bir günde vazgeçebilir. Canı bu denli yanarken bir başkasına gidip aynısını yapamayacak kadar naif bir yüreğe sahip olmasına rağmen aldatılmıştır. Kendi içinde hesap kitap yapar ve sonuçta "ilgisiz mi davrandım, onu çok mu sıktım, nerede hata yaptım?" gibi sorularla kendisini suçlar. Tekrar aşk istemezler çünkü sadakate inancını yitirmişlerdir.
Güven duygusunu yitirmek

Tam bu sefer oldu deyip gözü kapalı güvenen ve bu güveni suistimal edilen insanlar bir daha kolay kolay güvenemezler. Aslında hatanın kendisinde değil karşısında ki insanda olduğunu bilirler ama asıl sorunda buradadır. Karşısında ki insanlara güvenememesinin sebebi tam olarak budur. Güvenmek bir hata değildir, yanlış kişiye güvenmek bir hatadır. Bu insanların bildiği tek bir şey vardır. Hiç kimse "ben güvenilmezim, bana güvenme" demez.
Eğer böyle bir insanı sevmişseniz, işiniz imkansız değildir ama çok zordur.
Sabırlı olmalı, daha anlayışlı yaklaşmalı ve empati yapmalısınız. Duymak istediği ile gerçekler arasında ona seçenek sunmayın, gerçekler ile mutlu edin. Doğal olun ve doğal oluşunuzu sevsin ki bir ömür mutlu olun.
Okuduğunuz için teşekkürler. <3
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar