"Nerede O Eski Aşklar" Diyenlere: Eski Aşklar Nasıl Yaşanırdı?

Aşk dediğimiz olay günümüzde dışı süslü ama içi boş bir obje haline gelmiş durumda. Artık herkes birbirine aşkım vaziyette. Herkes herkesi seviyor ama kimse kimseyi bağrına basmıyor. Diller seviyorum diyor ama kalpler hiç oralı bile değil. Aşk adeta ucuzladı. Kapış kapış satılıyor ama alanın elinde kalıyor! Neden? Çünkü kullanmasını bilen yok!

Hal böyle iken ben de hem günümüz aşklarına taş atmak hem de geçmişi yad edip "vay be" dedirtmek amacıyla böyle bir Bence yazmak istedim. Eski aşklar nasıl yaşanırdı hiç düşündünüz mü?

Eskiden ilgi belli etmek büyük çaba gerektirirdi. Erkekler ilgisini ayna göndererek gösterirdi. Anlamı "ömür boyu aynam olur musun" demektir.

Ne kadar naif ve derin bir düşünce. Şimdiki erkeklerin ilgi gösterme anlayışları nerede, geçmişteki erkeklerin anlayışları nerede. Varın siz karşılaştırın.

Kadın erkekten gelen ilk adıma eğer olumlu yanıt vermek isterse mendil içinde saç gönderirdi. Bunun anlamı da "senin helalin olmak istiyorum" demektir.

Eskiden her şey derinlerde yaşanırdı. Kadın da erkek de sabırlıydı ve manidar adımlar atarlardı.

Şimdiki gibi dilde yaşanmazdı eski aşklar. Dilden akanlar geçicidir. Eskiden aşklar sadece gözlerde yaşanırdı.

Eskiden bakışarak sevmek vardı. Dokunmadan, koklamadan... Öylece uzaktan uzağa. Hiç konuşmadan.

Görüşmeler şimdiki gibi kafelerde, sosyal ağlarda olmazdı. Mektuplaşmalar olurdu.

Mektup yazmanın tadını alan biri olarak söylüyorum. Gerçekten mektup yazmak çok eşsiz bir tat ve ne mesajlaşmaya benziyor ne de mail atmaya. Belki direkt gitmiyor söylemek istedikleriniz ama onun tadı bir başka. Anlatılmaz. Yaşanır. Eskilerde bunu doyasıya yaşamışlar. Ne hoş..

Çeşme başlarında su alırken görürdü insanlar sevdiklerini ve sadece bakışmakla yetinirlerdi.

"Hadi 2 dakika aşağı gel, seni göreyim" yoktu eskiden. Ya da okulda orada burada buluşmalar... İnsanlar sevdiklerini sadece çeşme başlarında görürlerdi ve bakışıp hasret giderirler idi.

Şimdiki gibi buluşmalar nerede? Eskiden buluşmalar sadece düğünde ve özel günlerde olurdu ve sadece uzaktan görüşme sağlanırdı.

İnsanlar sevdiklerini görmek için özel zamanları beklerlerdi ki laf söz olmasın. Kimseler görmesin, kalabalıklar arasında belli olmadan bakma anlayışı vardı. Emek vardı.

Eskiden sevgi emek isterdi ve flört dönemi 5 seneden 10 seneye kadar sürebilirdi. Şimdiki gibi 3 ayla evlilik olmazdı!

İnsanlar konuşmak için bile yıllarca beklerlerdi. Yıllar boyu uzaktan bakarak dokunmadan severlerdi. Şimdiki gibi kısa zamanda tanışıp evlenemezler idi. İsteseler dahi olmazdı. Emek işlenirdi aşkın her zerresine.

Ve evlilik için büyük çaba gerekirdi ve utanma duygusu vardı. Ailelere bunu anlatmak güçtü.

Aileye açılmak eskiden çok zordu. Utanma duygusu yüksekti. Bırakın evliliği, flört bile yıllar sürerdi. Evlilik ise uzun beklemelerin ardından gelirdi.

Ve gerçek aşk sadece geçmişte yaşanırdı. Şimdikilerin gerçekliği de aşkı da şüpheli. Aşklar artık hep görsellik, şehvet, para pul veya geçici hevesler üzerine kuruluyor ve sonu hüsranla bitiyor. Keşke her insan geçmişten örnek alsa (o temiz duyguları) ve öyle yaşasa.

Herkesin eski aşklardan bir pay biçerek temiz ilişkiler yaşaması dileğiyle..

Sürç-i Lisan Ettiysek Affola.

Emeğe saygı.

"Nerede O Eski Aşklar" Diyenlere: Eski Aşklar Nasıl Yaşanırdı?
Cevapla