Değil her gün, haftada 1 gün bile çiçek almasını umut ettiğiniz karşı tarafın romantizmden bir haber olması!

Şöyle bir etrafınıza baktığınızda mutlu çiftlerin en imrenilesi yönlerinden biri de çiftlerin birbirlerine karşı olan romantizm dolu sürprizleridir. Kim istemez sevdiği insanın her gün değilse bile haftada bir kez olsun elinde çiçeği ile gelmesini. Ki burada da önemli olan şey önemsendiğini hissetmektir.
Karşı tarafın fikrini ve düşüncesini hiçe sayarak tek taraflı kararlar almak!

Bir ilişkide çiftlerin ortak sorumluluklarından biri de; ilişkiniz adına alınacak kararların her iki tarafında fikir ve düşüncelerinin paylaşılması halinde ortak bir düşüncede karar kılabilmektir. O ilişkiyi tek taraflı yaşamadığınıza göre alınan kararlarında tek taraflı alınması doğru olmayacaktır.
Belirlenen çizgilerin ve kuralların dışına çıkmak!

Çizgiler ve kurallar önemli bir diğer noktadır. Kısıtlamak, kıskançlığa zemin hazırlayacak şeylere meyil vermemek gerekir. Çiftler rahatsız oldukları şeyleri dile getirmeli ve her iki tarafta karşı tarafa rahatsızlık verebilecek bu tür şeylerden uzak durmalı ve belirlenen bu çizgilerin dışına çıkmamalı.
Hatalı olduğunu bile bile zeytinyağ gibi üste çıkma çabalarına girmek!

Tahammül sınırlarını zorlayan bir diğer şeylerden biri de hatalı olduğunu bile bile zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışan insandır. Hatalı olan taraf diretmek yerine suçunu kabullenmeli ve saygı çerçevesinde bu hatasını telafi edebilmenin yollarını aramalıdır. Hatasını kabullenen bir insan karşı tarafının gözünde o hatasını en aza indirgeyebilme fırsatına da sahiptir. Bu fırsatı değerlendirmek yerine hatasını kabul etmemekte ısrarcı olan bir insan sadece kaybetmeye oynar.
Çiftlerin birbirlerine ayırmaları gereken vaktin büyük bir kısmını arkadaşlar arası planlanan aktivitelere ayırması!

Arkadaşlarına ve sevdiği insana vakit ayırabilmeli bir insan. Fakat arkadaşlarına ayırdığı vaktin, sevdiği insana ayırdığı vakitten çok fazla olmaması gerekir. Aksi olduğu taktirde sevdiğiniz insan tarafından "Arkadaşlarına benden çok daha fazla önem/değer veriyorsun" sorusuna maruz kalabilirsiniz.
İlişkinin gidişatının monoton bir hal almaya başlaması!

Özellikle uzun süreli ilişkilerde aynı heyecanı ve aynı tutkuyu yakalayabilmek oldukça güç olabiliyor. Bu zorlu süreç çiftler için yıpratıcı olabildiği gibi içinde bulunulan o ilişkiyi de bitme noktasına getirebiliyor.
Dik kafalılık etmek!

Söylenilenleri duymak istemeyecek kadar sağır olunmaması gerekir. Dur bir dinle, daha sonra sakin bir şekilde olumlu/olumsuz gerekli konuşmayı yaparsın. Dikkatinizi çekerim "sakin bir şekilde" dedim. Dik kafalılık, olmayan gerginliği nirvana boyutuna taşır. Sağlıklı bir iletişim kurabilmek için dinlemeyi, anlamayı ve anlayış gösterebilmeyi bilmeli insan.
"Ben ne dersem o!" anlayışını karşı tarafın üzerine baskı kurarak kabul ettirmeye çalışmak!

Oldu canım başka bir isteğin var mı? diye sorasım geldi şu an. "Ben ne dersem o!" baskısını kurmak yerine "Sen kendi adına neyin doğru ve neyin yanlış olduğunu daha iyi bilirsin" diyerek karşı tarafın özel hayatına saygı duyulması gerekir. İlişkilerde "sen, ben" ayrıma düşülmeden, "biz" olabilmeyi başarabilmeli çiftler.
3. Kişilerin etkisi altında kalmak!

Bu maddeye hiçbirimiz yabancı değilizdir diye düşünüyorum. Bir ilişkinin en büyük düşmanlarından biri de, 3. kişilerin dahil olduğu ilişkilerde yaşanılan problemlerdir. Başkalarının sözü ile karşınıza gelen sevdiğiniz insana neler söylemek isterdiniz? Bence söylenecek çok vardır, ki söylemek de gerekir. Çünkü bir ilişkide 3. Kişilerin etkisi altında kalan bir insana ben de tahammül edemezdim.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar