Hayatımızın bazı dönemlerinde ne yazık ki gerçekten yapması zor olan bir şey varsa o da nefret ettiğimiz bir alışkanlığın yerine sevgi ile hatırlanan bir anı olabilmek için birinin hayatından ne zaman çıkmanız gerektiğini bilmeniz gerekiyor.

Bir kişi ile nasıl veda etmek gerektiğini bilmek hem dayanma hem de öğrenme sanatıdır.

Study com'da yayınlanan bir çalışmaya göre, ayrılmaya karar veren bir kişi ilişkiyi bitirmenin ana sebebi olarak çiftlerden her birinin ilişkiden beklentilerinin farklı olmasıdır.
Hatta küçük karlar elde etmek için gereken "acı biriminin" çok yüksek olduğu ilişkide ortaya çıkan eşitsizlik hissi olduğunu gördüler.

Bu ayrılığın ardından ayaklarınız çıplak, elleriniz boş bir şekilde, nereye gideceğinizi bilmeseniz bile, her zaman ayrılmanın gerekli olduğu bir an vardır.

Ancak o zaman kalbinizin yeniden mutlu olmasına izin verebilirsiniz.

Sevgi dolu bir ilişkiniz var ise bu ilişkide aşk ve acı asla bir arada olmamalıdır.

"Romantik AŞK" konsepti bizi hala bazı yanlış kavramlara inandırdığı için herkes bu konuda ne yazık ki açık olmuyor.
Eğer kendinizi yeterince seviyorsanız, acı ve sevginin beraber olduğu bir ilişkiyi devam ettirecek kadar ileri gitmezsiniz.

Ve ilişkide ayrılmak tek seçenek haline geldiği zaman, yaşayan bir organizma gibi, bir ilişki de sürekli değişimler geçirecektir.

Her değişim aslında aradaki bağı güçlendirmek ve iki taraf da çok şey kaybetmeden birbirlerini daha iyi tanımalarına izin vermek içindir. İlişki akıp gitmelidir.

AŞK, her şeyin ötesinde, kendimizin özgürce yaptığı bir seçimdir. Ancak bazen de insanın acı çekmesine sebep olan etkenlerin en başında gelir. Böyle bir duygusal acıya kapılmadan önce, tamamen yıkıcı durumlardan uzaklaşmak ve elimizden geldiğince bundan kaçınmak gerekir.
Ve zamanı geldiğin de HOŞÇAKAL demeyi de bilmemiz gerekiyor.

“Ayrılmanın geriye kalan tek seçenek olduğunu” kavramamız için değerlendirmemiz gereken ana faktörler vardır. Biraz bunlardan bahsedelim :
Şöyle bir düşünün şu anda sizi bulunduğunuz duruma düşüren sorunun bir çözümü olup olmadığının kararı vermek.

Bir kriz karşısında, iki tarafın da aynı ölçüde efor sarf etmesi gerekiyor. Taraflardan biri kişisel fedakarlıklarının yanı sıra tüm enerjisi ve coşkusu ile çaba gösterirken, diğer tarafın karşılığında hiçbir şey teklif etmeden sadece almaya alışmış ise, ilişki dengesiz bir hale gelir zaman içinde.
Yıllar sonra herhangi bir gelecekte şu anki durumunuzda olduğunuzu hayal edin. Eğer 10 yıl sonra da her şey gene şu anda olduğu gibi olduğu takdirde kendinizi mutlu hissedecek misiniz?
Eğer hiçbir şeyin mümkün olmayacağını ve bir çözüm olmadığını fark ederseniz, o zaman kendinize HOŞÇAKAL diyeceksiniz ve ayrılacaksınız.
Acı ile dolu bu kişisel ve duygusal döngüye son verecek gücü mutlaka o anda kendinizde bulmalısınız.

Her ilişki çok güzel devam edecek diye bir kaide yoktur. Mutsuz olunması durumunda ise, bizi objektif olmaktan ve gerçeği görmekten alıkoyan bazı inatçı inançlarımıza ve duygularımıza takılı kalırız.

Gözümüzün kör olmasının sebebinin AŞK olmadığını, bunların bizim yaratmış olduğumuz yanılgılar olduğunu hatırlamamız gerekiyor.
Sanat aşkı ise her zaman gözleri kapalı ve sırtında kanatları olan bir şey olarak temsil edilir.

Ama gözümüzün kör olması sayesinde de engelleri göremeyiz, neyse ki onları aşmamız için kanatlarımız mevcut.
Bir ilişkinin sonuna nokta koymamızı engelleyen fikirler, aslında pek çok virgül ve ilişkiyi kurtarmak için, kendimize duymuş olduğumuz öz sevgiye zarar veren ve acıyı yok yere uzatmamıza sebep olan yeni bir paragraftan ibarettir.

Kendinizi kandırmaktan kaçının, her şey her zaman bizim istediğimiz şekilde gelişmeye bilir.

Biraz düşünün gerektiğinden o kadar fazla kez affettiniz ki sınırlarınızın ne olduğunu ya da kaç kez hiçbir fark görmeden "yeniden denedik" dediğimizi unuttuk gitti.
Partnerimiz bizim için değişmeyecek. Aslında hiç kimse kimse için değişmez. Büyük ihtimalle de ilk zamanlar düşündüğünüz gibi değildir ve bu ihtimali gerçekten hesaba katma gerekiyor.
Biz ne kadar çok istersek isteyelim kimse öyle bir anda değişmez, değişemez.

AŞK için çekilen acı ne romantiktir nede kahramanca. O sadece kendimizi bir şekilde yıkma yöntemidir. Eğer bir ilişkiniz olmasının acı çekmek ve sürekli olarak çaba göstermek olduğunu inandırmışsanız kendinizi kesinlikle kandırılmışsınız demek oluyor.
Çift olmak demek acı çekmeden, duruma göre davranmadan bir ilişkiyi inşa etmeyi ve karşısındaki kişiyi sevmeyi bilmektir.

Hiçbir zaman yalnızlıktan korkmayın. Utah'taki Brihma Young Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre nüfusu büyük bir bölümünün en büyük korkularından bir tanesi de "YALNIZ KALMAK."
Pek çok insan için kötü bir eşe sahip olmak yalnızlıktan daha tercih edilir bir durum. Hiçbir zaman böyle fikirlere kapılmayın.

Kendinizi kendinize zaman ayırmayı bilecek kadar çok sevin. Yalnızlık, her zaman mutluluğumuza ve iç dengemizi kurmamıza engel olan kişilerden ve ilişkilerden daha iyidir.
AŞK, hiçbir şey için her şeyini feda etmek anlamına gelmiyor. Saygıyı ve kabullenmeyi hak ettiğinizi farkında olabilmenizdir.
Sevilmek ve sevmek bir sanattır, gerçek sevgiyi ekip biçme yeteneğidir.
Dostça ve sağlıcakla kalın...
Sibel Erdem - 04.04.2018
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar