Hem ülkemizde hem de genel olarak sevgililer arasında ortak nokta bulamama sorunu ortaya çıkıyor. Aslında bunların önüne geçilebilir basit ama düşünülmemiş yollarla. İşte size çılgın olmasa da işe yarayacağını düşündüğüm basit ve etkili bazı fikirlerim, iyi okumalar :D
Sevgilinin kıyafetine karışmak

Bilinçsiz sevgililer birbirinin kıyafetlerine karışır ve ilişki yıpranır. Bunun sebebi de sevgilisini tanımadan ilişkiye başlamaktır. En baştan kendi yaşam tarzına uymayan kıyafetler giyen kızı neden sevgilin yapıyorsun? Değişir mi diyorsun yoksa? Cevapları vereyim, evet değişir diyorlar ama öyle bir şey karşı tarafa saygısızlıktır.
Kimse kimse için bu tarz mevzularda değişmemeli kendine saygısı varsa. Mini etek ya da türban giymek ayıp bir şey değil, değişmesi gerekmez.
Sevgilinizin giyimine karışmayın. Size uygun değilse de en baştan sevgili olmayın. Sonradan değiştirmeye çalıştığınız insanı değiştirmeyi başardıysanız bile bu bir başarı değildir; karşı tarafın kendi hayata karşı duruşunun zayıflığının göstergesidir.
Sevgiliyi sorguya çekmek

İstediğin kadar tüm sosyal medya hesaplarının şifrelerini bil, tüm gittiği yerlerde görüntülü konuş yinede aldatmak isteyen aldatır. Ne kadar sorgularsan sorgula kimse sana 'evet ya geçen X ile aldattım seni' demeyecek.
Sorgulamak karşı tarafı yıpratmaktan başka bir şey değildir. 'Sorgulamayan ilişkiyi umursamıyordur' düşüncesi tamamen cehaletten kaynaklıdır. Olgun çiftler karşısındaki insanın neler yapıp yapmaması gerektiğini, nerede ne zaman olması gerektiğini söyleme gereği duymaz. Adı üstünde olgun bireyleriz.
Çözüm ise karşı tarafı düzgün tanımaktan geçiyor. Birlikte olduğunuz kişiyi ne kadar iyi tanırsanız ne haltlar yiyip yemeyeceğini de daha iyi kestirirsiniz. Sorgulamakla hiçbir şey öğrenemezsiniz kafasına silah dayamadıkça.
Kıskançlık

'Kıskanmayan adam değildir, Kıskanmayan sevmiyordur' tarzı düşünceleri doğru bulmuyorum. Ergenlikten çıkılmış bir ilişkide kıskançlık olmaz çünkü iki tarafta birbirini kıskandıracak bir şey yapmaz. Kıskançlık zaten karşı tarafın diğerini kıskandırması ile oluşan ya da tek tarafın kendi kafasının içinde kurduğu yanılsamalarla oluşur. Kıskançlığın ana memleketi elbette Türkiyedir, bu yüzden ne demek istediğimi çok iyi anlıyorsunuz.
Arkadaşımın erkek arkadaşı kendisini annesinden kıskanıyormuş. Bu herhalde işin nirvanası.
Kıskançlık hastalıklı bir duygudur, özgüvensizliktir, kaybetme paronayaklığıdır.
Kendine güvenen olgun bir insan karşı tarafı kıskanmaz. Bu demek değil ki 'aşkım bu yılbaşını 50 karşı cinsin ortasında kutlayabilirsin' gibi şeyler söyleyecek. Genişlik ve kıskanmama arasında ince bir çizgi var ama çizginin doğru tarafına geçmek tüm ilişkiyi kurtarıyor.
Çözüm ise ne çok kıskanmak nede çok geniş olmak. Ayarı tutturup olaylara objektif bakmak asıl çözümdür.
İnsan güvercin gibidir; fazla sıkarsan senden kaçar, gevşek bırakırsan da elinden kayıp gider..

Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
1Cevap
Eline sağlık. :)
Eline sağlık guzel