Şefkat denilince akla ilk "anne" gelir. Yeryüzünde bir annenin yavrusunu sevmesinden daha büyük bir sevgi kesinlikle yoktur. Her ne kadar bunu anlamasak, kavrayamasak da. 9 ay boyunca bin türlü sıkıntı ve eziyet, şefkat merhalesinin en yükseği olan annelerin sadece katlanabileceği durumdur. Bu anneler için ne güzel bir lütuf!
Bir anneyi evladından başka en büyük kim incitir?
Annedeki o eşsiz merhamet duygusu, evladına karşı en hassas ve ince hale getirir. Bu yüzdendir ki bir anneyi, evladından başka kimse daha fazla incitemez. Bir annenin evladından zulüm görmesi demek, göklerin ağlaması demektir. İşte o an zulmeden kıyametini beklesin!
O kadar nazını ve kahrını başka kim çeker?
Bugün sevgilim, eşim, dostum dediğin, yarın senin kahrından bıkıp seni terk edebilir. Ama anne, evladını asla terk etmez. Annedeki merhameti ne yârda görürsün ne dostunda. Ama daha dün hayatımıza girenleri, bazen anneye tercih ederiz. Ne kadar da gafiliz!
Bir gün değil, her gün annelerin olsun, anneler günü kutlu olsun!
Annem, benim bu dünyadaki sığınağım oldu. Rabbim onu bana anne, beni ona çocuk eyledi.
O öyle güzel bir anneki; Yaradan'ın emanetini, kocamanca hayat zorluğuna karşı 9 ay bedeninde taşıyabildi.
O öyle güzel bir kalbe sahipki; bana zulmün kötü bir şey olduğunu öğretti ve ruhuma sevgi doldurdu. Sayesinde, kimseyi incitmeyecek bir iradeye sahip oldum.
O öyle güzel bir merhametle yaklaştıki; derdime sabır içinde derman buldum.
Bu yüzden her dakika annemin, annenin, annelerin günü. Güzel yürekli annelerimizi Rabbim, cennetine koysun inşallah, amin.
Emeğine sağlık ne güzel anlatmışsın başkan. Cennet anaların ayakları altındadır derler gerçi günümüzde çoğu anne geçinenlerin merhamet yoksunu olduğunu görsekte anne şefkati bir başka
İnsanın herhangi bir bağının olmadığı varlığa karşı hassasiyeti gerçek merhamet değil midir? Çocuğuna karşı sevgi dolu ama komşunun oğluna canavar gibi davranan bir kadına ben merhametli demem. Genellemelerden hoşlanmıyorum. Anneleri merhamet tecellisi olarak görmüyorum. Kişiden kişiye değişebilir bir durum. Duygusal düşünmeye gerek yok. Emeğinize sağlık diyelim yine de.
İyi de gülüm, konumuz anne-evlat ilişkisi. Yabancı insanların ilişkisi üzerine genel bir ilişki değil. İşin diğer boyutlarına bakarsak, doğurduğu çocuğu çöpte atanlar da var tabi ki.
Başlık çok kapsamlı o yüzden içerikten uzaklaşmak zorunda kaldım üzerine düşünürken. Ancak içerikten tam olarak kopmuş değilim. Annelerin büyük kısmının evladına büyük bir özveri ile bağlılığının sebebi aynı babalarda da olduğu gibi neslin devamını sağlama psikolojisi. Bu yüzden ben de herhangi bir çıkar ve bağ olmadan gösterilen merhametin hakiki bir tecelli olacağını dile getirdim.
Babada da var. Ancak her anne de olmadığı gibi her babada da yok. Bu bilgiye de Allah'ın yarattıklarını bir sebebe dayandırması ile varabiliriz. Çocuğun iyi bir şekilde yetiştirilmesi için annenin ona karşı ayrı bir sabır ve sevgi beslemesi gerekir. Neslin devamının güzel bir şekilde sağlanması için annelere o duygu hamilelik ile beraber verilir. Duygusal olmayan kadınların bile hamilelik sonrası anne moduna girdiğini görüyoruz. Babalarda anneye nazaran daha az oluyor tabi ki. Çünkü baba çocuğun bakımı vs fiziksel yakınlık gerektiren konularda daha arka planda kalıyor. Her şey yerli yerinde zaten. Benim demek istediğim merhametin herhangi bir koşula bağlı olmaksızın gerçekleşmesinin gerçek manada bir tecelli sayılabileceği. Misal Allah kullarına karşı neden merhametli? Kullarının ona bir yararı mı var? Yok. İnsan da kendine bir yararı olmayacağı halde bir canlıya karşı şefkat duyuyorsa bunu merhamet tecellisi olarak görebiliriz. Düşüncem bu şekilde. Annelerle doğrudan bir sorunum yok y
Kendine ait? Annenin doğurduğu kendine ait midir? Eğer dünyadaki emanetçileri düşüneceksek de iki kişinindir o çocuk. Baba da anne derecesinde hassas olmalıydı o zaman. Anne baba sadece vesile bunu biliyoruz. Allah'ın kullarına olan merhamet sebebini biz bilemeyiz zaten. Çünkü herşeyi o yaratmıştır. Yarattığından sebep merhametli olduğuna emin olmak için yaratmadığına karşı merhametsizliğini görmemiz gerekirdi. Hem bu cümleyi kurarsak eğer Allah da çıkar güdüyor fikrini kabul etmemiz gerekir. Ona yararı olana karşı merhametli çünkü üzerinde emeği var demek olur bu. Eğer buna doğru dersek o zaman yaptığınız karşılaştırma geçerli sayılabilir. Bilmiyorum, belki de ben merhamet kelimesinin anlamını bilmiyorumdur. Haddimi aşmak istemem.
Demek istediğinizi anladım. Sanırım merhamete bakış açım sizinkinden farklı. Söylediğiniz cümle zaten toplumun %90'nının kabul ettiği bir düşüncedir. Boş boğazlık yaptıysam kusura bakmayın. Sadece azınlığa ait olan ufak bir fikir ayrılığını dile getirdim. Belki de yeri değildi.
En İyi Cevaplar