Sohbet 2 ay

Sümeyye Lambrecht İle Çocuk Gelişimi Üzerine Konuştuk

Sümeyye Hanım ile bugün çocuk gelişimi üzerine güzel bir röportaj gerçekleştirdik. Keyifli okumalar dilerim...

Sümeyye Lambrecht
Sümeyye Lambrecht

1) Sümeyye Lambrecht kimdir?

Almanya’da doğup 11-19 yaşlarım arasında İstanbul’da yaşadım. Viyana’da tarih okurken tanıştığım eşim ile evlendiğimden beri Almanya'da yaşıyorum. Evli ve üç çocuk annesiyim. Eşimin Alman olmasından dolayı iki kültür arasında yetiştirdiğimiz çocuklarımıza farklılıkların zenginlik olduğunu, kültürel zenginliğin onlara bırakılan bir miras olduğunu yaşayarak gösteriyoruz.

Sağlıklı beslenme ve yaşama, doğa ile iç içe olmaya önem veriyorum. Anneliğin kutsal olduğunu düşünüyorum.

2) Sümeyye Lambrecht kendisini hangi unvan ile tanımlıyor?

Pedagog, Aile Danışmanı ve Koçu aynı zamanda NLP uygulayıcısıyım.

3) Pedagog ve Aile Danışmanı olarak ne kafa süredir hizmet vermektesiniz?

Yaklaşık on yıldır çeşitli alanlarda pedagog olarak çalıştım. Bu sürede hem danışmanlık hem eğitimler, seminerler sundum hem de yöneticilik yaptım. 2019'dan beri serbest çalışıyorum

4) Almanya'da aile ve çocukların psikolojisine baktığımızda Türkiye ile nasıl bir fark var? Bunda ekonomi faktörünün etkisi ne kadar?

Uç noktalarda yaşamadıktan sonra yani travmalar, savaş, şiddet, taciz, geçim kaygısı, açlık korkusu ve yokluk yaşamadığı müddetçe çocukların sağlıklı bir psikolojiye sahip olmaları, anne babalarıyla sağlıklı bir bağ kurmaları ile doğrudan orantılıdır. Güvenli bağlanmış ve sağlıklı bir aile ortamında sevgi ile büyüyen çocuk yaşayacağı travmaların üstesinden gelebilecek gücü geliştirebilecektir.

5) Son zamanlarda psikoloji temalı dizilerin ve senaryoların artışındaki ve bu dizilerin çok tutulmasından faktör nedir? Gerçek hayattan uyarlanan bu dizilerde danışanlarının hikayelerini kullanan isimler hakkında ne düşünüyorsunuz? Size gelecekte böyle bir teklif gelse danışan hikayelerini kullanır mısınız?

Son zamanlarda psikoloji temalı dizilerin ve senaryoların artışında toplumumuzun sorgulamasının, farkındalığının artması, psikolojinin önemini fark etmesinin yattığını düşünüyorum. Aynı zamanda bu konuda var olan yoğun ihtiyaç ve açlığın ilgiyi arttırmaya devam edeceği kanaatindeyim. Artık anlamak istiyoruz ve kendimizi daha çok sorguluyoruz. İyileşebilme yolunda yüzleşmek olduğunu gittikçe toplumsal olarak daha iyi kavramaya başladık.

Gelecekte böyle bir teklif gelmesi durumunda danışanın izni dahilinde atılan her adımın etik olduğunu prensip olarak bir sakınca görmemekle birlikte önceliğin danışanın haklarını gözetmek ve onu korumak olduğunu düşünüyorum.

6) Terzi kendi söküğünü dikemez derler, siz de bir pedagog olmanın yanında bir anne olarak danışanlarınıza verdiğiniz genel tavsiyelere harfiyen uyuyor musunuz?

Sökük dikmek emek ister. İşimi severek yapmam ve her danışanıma tavsiye verirken bir anne olarak empati yapabilmem alanımda bu kadar iyi olmamın temel sebebi. Yaşayarak deneyimleyerek ailelere yaklaşıyor yönlendiriyorum. Ebeveyn olmak çok büyük emek ister fakat karıştırılmaması gereken en büyük kriter ayarı kaçırmamaktır. Mükemmel anne mükemmel baba olmaya çalışmaktansa insan olduğumuzu, hata yapabileceğimizi, sorumluluk bilinciyle hareket etmek zorunda olduğumuzu yani elimizden gelenin en iyisini yapmak vicdanımıza karşı vermemiz gereken tek cevap olduğunu bilmektir. Ben en çok anne olmayı sevdim ve insan olmayı. İnsan hata yapar ve onu yaptığında düzeltmeyi bilir. Emek verir ve yaptığı işi sevgi ile yapar. İşte işimi de bu yüzden çok seviyorum.

7) Son zamanlarda medyada sıkça yer aldınız başarınızın sırrı nedir?

Yine emek noktasına geleceğim. Emek vermeden başarı olmaz. Kısa sürede disiplinli çalışmalarım sayesinde YouTube’da güzel bir kanal oluşturdum. Burada kitaplık tadında geniş konu yelpazesine sahip bilgi içeriklerini düzenli paylaşımlarla hizmete sunuyorum. Onun dışında güne erken kalkarak yaptığım her işi severek ve istikrar göstererek yapmaya özen gösteriyorum.

8)Pandemi süreciyle başlayan psikolojik buhran sizce aşıldı mı?

Pandeminin etkilerini hala görmeye devam ediyoruz ve korkarım ki uzun nesiller görmeye devam edeceğiz. Yaşanılan kötü bir deneyimin travma olup olmaması o deneyimden sonraki tutumlar belirler. Yani bir travmayı travma yapan yaşadığımız kötü deneyim değil deneyimden sonra bulamadığımız destek, ve iyileşme tecrübesinin eksikliğidir. Hala psikolojik etkileri altında olduğunu hisseden ailelere bu noktada tavsiyem mutlaka profesyonel destek almalarıdır. Özellikle çocuklarımız doğru destekle bu sıkıntıları kolaylıkla aşabilmekteler.

9) Üniversiteli genç meslektaşlarınıza neler tavsiye edersiniz?

Öncelikle bu arkadaşlarımızın neden bu yolda yürümeye karar verdiklerini sorgulamalarını tavsiye ederim. Çünkü insanlara yardım etmeyi istemek erdemli bir davranış olmanın yanı sıra iyileşmemiş yaralarının da habercisi olabilir. Bazı yaralar ve deneyimler bizlerin başkalarını anlayabilmemiz ve onlara daha etkili çözümler sunabilmemiz açısından sahip olabileceğimiz en iyi deneyimdir. Fakat bu deneyimin başkalarına şifa olabilmesi için önce bizler şifalanmalı, iyileşmeliyiz. İşte ondan sonra da başkalarına ışık olabiliriz bir de işimizi severek yaparsak en iyisi olabilme potansiyelini içinizde barındırırsınız.

Sümeyye Lambrecht İle Çocuk Gelişimi Üzerine Konuştuk
13 Görüş