Kimse bilmesin sudan kelimelerimi.
Zehirli su damarlarımdan bir yol bulup ellerime yöneliyor. Akacak kan damarda durmuyor. Yazmaya tutsak ediyor beni.
Yaz:
"Yalancı gerçeklerinizden usandım artık! Evet iyiler, sizden usandım artık. Çünkü siz iyilikle kötülüğün karışmasına göz yumuyorsunuz. Memnunsunuz hatta bundan. Ying Yang! Seni reddediyorum."
"Her iyiliğin içinde biraz kötülük vardır ve her kötülüğün içinde biraz iyilik" Reddediyorum.
"Her iyiliğin içinde biraz kötülük vardır ve her kötülüğün içinde biraz iyilik"
Yazmadan uyuyamıyorum. Çünkü içimdeki zehir kelimelere dönüşmezse uykuda boğuyor beni. Aynı kâbusu görüyorum sürekli. Mutlaka yazıyorum... Ama dün gece işte. Yoğun bir iş gününün bitkinliğine yenik düştüm. Yazmadan uyuya kalmışım. Bir repliği bile değişmeyen bu ölümcül rüya yine yakaladı beni:
"Bir medya kuruluşunun önderliğinde sokak çocukları yararına bir konser organizasyonu düzenleniyor. Organizasyondaki görevim bağışları kabul ve kayıt eden ekibin sorumlusu olmak. Günün sonuna doğru toplanan yardımları hesaplıyoruz. Kurulması planlanan çocuk rehabilitasyon merkezinin arsasını almaya bile yetmiyor. Umudumuzu yitirmek üzereyken yanında korumalarıyla bir adam geliyor. Çek defterini çıkarıyor. 100 milyon dolar yazıyor. Trajedi! Adam tanınmış bir mafya babası. Arkadaşlar teşekkür ve iltifatlar içinde uğurluyor beyefendiyi. Vicdanım kaynamaya başlıyor yine
"Geç kaldın adama bir şey söylemeliydin" Sus, diyorum. Sus artık. Adamın kötülüğünden bana ne. Yaptığı iyiliğe baksana. Çocukların arsa parası çıktı işte.

Biraz sonra gayet şık giyimli bir hanımefendi geliyor masamıza. Gerçekten hayırsever bir kadın bu diyorum, vicdanım homurdanmaya başlamadan. Bütün yardım derneklerine düzenli olarak bağış yaptığını okumuştum gazetede. İçim kaynamaya başlıyor tekrar. Sus dedim sana sus artık yeter. Ne yapayım kadının eşi silah tüccarıysa!
Hepimiz çok mutluyuz. Umudumuz kaybetmek üzereyken yüklü bağışlar aldık. Çocuklar sokaktan kurtulacak. Tinerci olmayacaklar artık. Üşümeyecekler. Daha önemlisi onlar da okullu olabilecek. Biz de evimizde içimiz rahat olarak yiyeceğiz sıcacık yemeğimizi.
Yardım konseri bitiyor. İzleyiciler hem eğlenmenin hem de sokak çocuklarını mutlu etmek için bir katkıda bulunmanın çifte gülümseyişiyle mutlu ayrılıyorlar Stadyumdan. Biz de bağış kayıt defterimizi toparlıyoruz. O da ne? Bir gelen daha var. Belediye başkan vekili bu. Başkanın selamıyla birlikte üçüncü yüklü bağışı bırakıyor masamıza. Ter basıyor beni. Yüksek basınç altındayım. Dayanamıyorum. Patlıyorum:
- Bağışınızı kabul edemeyiz efendim!
Soğuk bir rüzgar esiyor kısa süreli ve derin bir sessizlikten sonra:
-Bu ne saygısızlık !
-Asıl saygısız olan sizsiniz. Bu çocuklar sokaklarda perişan olurken siz şu bağışlamayı lütfettiğiniz paranın bilmem kaç katını, caddelere zambak ekmeye harcadınız.
Arkadaşlar araya giriyor beni sakinleştirmeye çalışıyorlar. Fayda yok. Çıldırdım artık. Güç bela uzaklaştırıyorlar beni. Organizasyonu gerçekleştiren medya grubunun genel müdürü geliyor yanıma:
- Siz ne yaptığınızın farkında mısınız ?
- Lütfen diyorum. İzin verin o parayı ben bireysel çabamla toplamaya söz veriyorum. Lütfen kabul etmeyin bu parayı.
"İçim kaynamaya başlıyor tekrar. Sus dedim sana sus artık yeter."
- Sakin olun dostum, samimiyetinize inanıyorum ama belediye ile olan probleminiz için saçma sapan bir gerekçeniz var. Diyelim ki haklısınız. Şu ülkede Belediye Başkanlığının bağışını reddedecek bir babayiğit var mı Allah aşkına.
Kan ter içinde uyanıyorum. Bu kâbusu bitirmenin zamanı geldi artık. Olur olmaz yerde beni zor durumda bırakan vicdanımı susturmanın zamanı geldi:
- Mafya babası diyorsun. Devletin sorunu bu. Benim değil tamam mı? Ayrıca kurcalarsak görürüz ki bu adam mafya babası olmayı kendi seçmemiştir. Hayat koşulları sürüklemiştir onu. Ama bak içindeki iyilik duygusu yok olmamış işte. Gelip sokak çocuklarına yardım edebiliyor.
- Adamın iyilik yaparken samimi olduğunu nereden biliyorsun. belki o da senin şimdi yapmaya çalıştığın gibi vicdanını susturmak için yaptı bunu. Devlet dediğimiz kendi başına canlı bir yapı değildir. İnsanlardan oluşur. İnsanların iyiliğe olan inancı inançtan öte geçmeli ve eyleme dönüşmelidir.
- Hayır. Hiç de güzel bir cevap değildi. Aklımı karıştırdığını sanma. Thomas More bile ütopyasında kendi halkının mutluluğu için başka insanların savaşmasına göz yumuyor. Mutlak mutluluk olamayacağını biliyor çünkü.
Aynı şeklide silah tüccarının eşini de savunuyorum. Katil zanlısı olarak baktığın bu adam silah fabrikasında yüzlerce insana iş imkanı veriyor. Ve her yıl vergi rekortmenleri listesindedir tamam mı?
- Bu mantıkla devam edersen savaşlarda normal o zaman. Bir yandan sokak çocuklarına yardım etmeye çalışırken bir yandan en çok çocuklara acı veren savaşı savunmak nasıl bir iştir.

-Sonunda buraya geleceğimizi çok iyi biliyordum. Özgürlük için ölümü göze alan insanların, özgür irade söz konusu olduğunda İblisin sözlerine kulak verme kolaycılığı ne tuhaf. Evet insan ailesini seçemiyor evini ve ülkesini de. Ama iyilik insanın seçimidir. Şu konseri düzenlemek için toplanan iyi yürekli insanlara Tanrı "Durun yapmayın!" mı dedi?
- Ya savaşlar? Savaşlara neden izin veriyor milyonlarca insanın ölmesine neden seyirci kalıyor?
- Sen de biliyorsun ki atom bombasını Tanrı icat etmedi. Japonya’ya atom bombasını atan da Tanrı değildi. Az önce dediğim gibi özgürlüğün için savaştığın kadar özgür iraden için de savaşmadıkça hayatın hiçbir anlamı yoktur.
- Peki ying yang meselesi ne olacak. Buna da bir açıklama getirirsen eğer sevgili vicdanım ne pahasına olursa olsun seni dinlemeye devam edeceğim.
- Evet doğrudur. Dünyanın düzeni böyledir. İyiler mutlak iyilik arayışında başarıya ulaşıncaya kadar da böyle sürüp gidecek.
- Peki böyle söyleyecektin de bunca zaman neden beni rahatsız ettin?
- Benim görevim bu. Ben senin vicdanınım.
17.10.2007
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar