Otelde Yaşadığımız Macera

Geçen sene yazın 4 arkadaş tatile çıkalım dedik. Ben, Aykut, Abdülkadir, Ahmet...Haftasonu 2 gün kalacağımız bir otel araştırmasına girdik. Sonunda bir otelde karar kıldık. Türkiyenin en iyi termal oteliymiş.

Neyse Cuma günü öğleden sonra Aykut'la ben otobüs biletini aldık gidiyoruz. Ahmet'le Abdülkadir "biz akşam gelecez işimiz var" dediler, tamam dedik akşam alırsınız biletlerinizi falan filan. Biz Aykut'la bindik otobüse 3 saatlik bir yolculuktan sonra vardık otele.

4 kişilik bir oda ayırttırdık. Geçtik odaya ama nasıl sıcak bir görmeniz lazım daha önce de hiç otelde kalmamıştım bana da garip geliyo tabii ki. Pencereleri falan açtık içerde duramıyoruz daha sonra duvarda olan birşey benim dikkatimi çekti

-La Aykut duvardaki ne? diye sordum.

Duvara gömülmüş beyaz bişey vardı. O da baktı baktı sonra ikimiz aynı anda "lan burda klima varmış ya" dedik. Sanki klimayı yeniden icad etmiş gibi bir his oluştu bende. Tabi hemen klimanın ayarlarını sonuna getirdik derken içerisi biraz serinlemeye başladı neyse yoldan geldik birşeyler de yememiştik
-Aykut bişiler yiyelim akşam yemeğine daha var dedim tabi napalım napalım derken TV'nin altında bi dolap gördük. Ben tabi hemen burda ne varmış diyerek açtım bi baktım "minibar". Hemen içinde ne var ne yok yatağın üzerine attık önce çerezleri açtık içecekler derken TV'yi de açtık o bi yatağa ben bi yatağa uzandım yiyoruz ama aklıma bi soru takıldı

-Aykut la biz bunları yiyoruz da bunların bi ücreti olmasın
-Saçmalama lan bunları bizim yememiz için koyuyolar bitince de yenileriyle değiştiriyolar.

Ama bu sorumdan sonra Aykutun da içine bi kürt düştü yüz hattı falan değişti.

-Hacı şu oda görevlilerinden birine soralım mı bunu? diye sordum.
-Tamam ben sorarım şimdi dedi.






Sanki klimayı yeniden icad etmiş gibi bir his oluştu bende.



O ara gene pervasızca yumuluyoruz çikolata, çerezlere, kapı çaldı gelen temizlik görevlisiymiş Aykut temizliğe şimdilik gerek yok dedi tabi peşine de bizim soruyu sordu. Bu görevli onlar ücretli demesin mi... Bizim başımızdan aşağı kaynar sular döküldü tabi. Bütün minibarı bitirmiştik, napalım nedelim derken bizim Aykut'un aklına bişi geldi.

-Hacı şu aşağıda bi Migros var ordan yediklerimizin aynısını alalım yerine koyalım dedi. Ben içimden "Bu çocuk bu kadar zeki miydi" falan diyorum ama dediği de bana çok mantıklı geldi. Hemen yediklerimizin çöplerini çöp kutusundan çıkardık. Tek tek sayıyoruz, "2 tane snickers, 3 tane meyvesuyu, 4 tane burn vs." falan hepsini bi kağıda not ettik. Çöpleri de biyere sakladık, biz yokken biri gelirde çöp kutusunu boşaltır, bakar bunlar bişi yemiş, eksik olanları not eder falan diye =))

Neyse Migrosun yolunu tuttuk benim kafamda bütün ambalajlar bire bir var. Aykutla alıyoruz "Hacı bunun ambalajı farklıydı aynısı olması lazım" falan filan derken %70'ini bulduk geri kalanını da napalım ödeyecez dedik. Neyse poşetleri koynumuza gizleye gizleye odaya girdik dizdik aynısını aldıklarımızı, alamadığımız dandik bi çerez markası vardı bi kaç tane de aburcübür vardı onları bulamadık hatta gelirken yolda bakkallara bile sorduk aynısını bulabilmek için.

komik anılar
Neyse bunu da böyle atlattık diye bi oh çektik. Peşine akşam yemeğine ineceğiz yemek odasına girerken oda numarasını söyleyerek giriyomuşsun. Biz de oda numaramızı söyledik girdik zaten açık büfe abartmıyorum en az 50 çeşit yemek 20 çeşit pasta vardı. Ben tabi alışkanlığım yemekten önce iştahım açılsın diye salatayla başlıyorum, doldurdum tabağın birini salatayla bu kesmedi beni neyse bi daha alıyım derken 4 tabak salata yedim. Aykutta bu arada yiyeceği şeyleri seçiyo

-Hacı ben şöyle bir yere geçiyorum sen gel yanıma dedim.

Kimsenin olmadığı köşe biryere geçtim tabakları dizdim. O ara arkamdan bi ses "Birşey ister misiniz efendim" dedi, "Kim la bu?" diye arkamı döndüğümde bi baktım lise çağında güzel bi kız bana bakıyo hala olayı kavrayamadım tabi neyse o ara aklıma geldi "2 kola alabilir miyiz lütfen" dedim kız kibar konuşunca benim de kibar konusasım geldi birden. "Tabii ki efendim" dedi gitti o ara Aykut geldi biz öncü yemekleri yiyoruz (öncü ne bu arada aklıma takıldı). Peşine ana yemek için etrafı kolaçan ederken dikkatimi bişi çekti orda bi tavuk döner var önünde 20 kişi sıra bekliyo, la tavuk döner bu 5 yıldızlı otele gelip te tavuk döner mi yiyecem dedim, bende kimsenin uğramadığı tencere mi diyosunuz ne diyosunuz bilmiyorum bise işte onun yanına geldim baktım etrafta kimse yok kapağı bi açtım DANA ROSTO... Millet orda tavuk dönere talim burda dana rosto buldum hemen tabağa 4-5 tane koydum imkanım olsa hepsini götürecem =) Neyse oturacaz tekrar Aykut dedi ki;
-Hacı 2. içecekler ücretliymiş dedi ben tabi napsak netsek derken aklıma bişi geldi.
+Aykut bu garsonların hepsinin bölgesi ayrı galiba biz başka bi bölgeye geçelim ordaki garsondan isteriz zaten birbirleriyle alakaları da yok galiba, öyle alalım ikinci içecekleri dedim. Böyle böyle 4 defa yer değiştirdik 4 farklı garsonda çakmadı bizim yaptığımızı

Neyse gece oldu bizim Abdülkadirler geldi, gelme hikayelerini başka bi yazıda anlatıyım gülmekten olursunuz. Abdulkadir zeki bi çocuk ODTÜ de havacılık-uzay okuyo neyse bunlar geldi. Tabi yorgunlar gecenin 4'unde geldiler Abdülkadir susamış napalım nedelim derken gözü şu minibara ilişti "aman sakin" demeden açtı içindeki pet şişe suyu içti. Biz de o ara ona zaten yaptığımız "minibar operasyonu" nu anlatıyoduk. Bu da suyu bitirdi, gitti musluktan geri doldurdu koydu yerine tabi görmeniz lazım gülmekten yerlere yatıyoruz.

2 gün içerisinde o kadar şey yaşadık ki anlatamam burada. Son olarak otelden çıkarken önümüze ek olarak bi hesap koydular bi baktım dışarda 1 lira olan çikolata 15 lira dışarda 1.5 lira olan bisküvi 20 lira. Aykutla ben ek olarak kişi başı 35 lira para verdik. Tabi bu da bize bi ders oldu.

Otelde Yaşadığımız Macera
Cevapla