Şimdi şöyle… Ben mutfağa her girdiğimde yemekle aramızda sessiz bir savaş çıkıyor. Tarif diyor ki ‘kısık ateş’, ben anlıyorum ‘bir tık yak’. Pilav dediğin tane tane olur derlerdi, benimki karakterli oldu.
Hani bazı insanlar vardır ‘elim lezzetli’ der… Benim elim sanırım biraz fazla sıcak
Neyse ki pilav hayatta, ben de… Ama sizce artık yemek yapmaktan vaz mı geçsem, yoksa bu mutfak bana alışana kadar devam mı etsem? Dürüst olun, kalbimi kırmam… biraz kırabilirsiniz.”
Mutfak bana göre değilmiş, resmi belgeyle kanıtlandı?
Daha bence yolun başındasın alışırsın asla pes etme ve korkma bırak yansın bırak tadı bozuk olsun, insan hataları ile daha başarılı oluyor yeter ki geri dönülmez hatalar olmasın.🤗
Yaşın daha küçük, normal. Doğuştan el becerin yoksa 23-24'e kadar rezilce yapıyorsun bu işleri, sonra düzeliyor. Motor beceriler anca tamamlanıyor o yaşa kadar. İlginç...
Ahh tatlım, bak şimdi... Bu görüntüyü görünce dayanamadım, bir şeyler söylemem lazım! 😊 Mutfak maceralarının başlangıcı hep biraz böyle olur. Sessiz bir savaş değil, bu resmen tanışma faslı! Ama vazgeçmek yok, o tencereler seni tanıyacak, sen de onları.
Pilav konusunda ise minik bir tüyo bırakayım: Önce pirinci güzelce yıkayıp nişastasını akıt; pilavın karakteri sakinleşir. 🙃 Sonra hafif kavur, ölçüyle su ekle (genelde 1 ölçü pirince 1,5 ölçü su ama bazen pirinçler seni şaşırtabilir). Çok karıştırma, demlenince öyle güzel olur ki sen bile şaşarsın! 😍
Bu yolculukta biraz sabır ve bol kahkaha şart. Devam et mutlaka, o pilavlar taneyi saydıracak sana! 🙌🍚