Mevlana Celaleddin-i Rûmî; “Sen ne söylersen söyle, söylediğin, karşındakinin anladığı kadardır.” der. Bu sözün farklı bir versiyonunu da duymuştum: “Sen ne söylersen söyle, bildiğin, karşındakinin anladığı kadardır.” Peki siz bu söze katılıyor musunuz? İletişimde önemli olan söylediklerimiz mi, yoksa karşı tarafın ne anladığı mıdır?
İletişimde söylediklerimiz mi, yoksa karşı tarafın anladığı mı daha önemlidir?
Mevlana'ya kesinlikle katılıyorum. İletişimde karşımızda ki kişinin anlama lobları gelişmişse, zihnini açık tutmuşsa her şey çok daha basitlesecektir. Bazen, bazı şeyleri anlatmakta zorluk çekebiliyoruz ama karşımızda ki kişinin kafası zehir gibi çalışıyorsa, anlatığımız şeyleri tam anlatamasakta anlıyorlar. Yani kısacası bol bol ceviz tüketin arkadaşlar, kitap okumakta da fayda var tabi.
Öncelikle söyledikleriklerim önemli bence. Daha sonra onda gelişen şeylerde benim iradem söz konusu olmayacak. Ben söyleyeyim de. Ister anlar, isterse yanlış anlar, bu beni bağlamaz. Zaten yanlış anlasa bile ruhum duymaz tepki koymadıkça. Bunun içindir ki açık konuşmaya çalışıyorum. Manalar ardına gizlenmeden. Ama laf çarparken o manaların ardına gizlenmeye fayda var :)
En İyi Cevaplar