Neden insanlar durduk yere yalan söyleme, kendini farklı tanıtma gereksinimi duyar?

Bu sıralar bitmiş bir Türk dizisine sardım. Kadın hayatını yalanla baştan yaratıyor, kendini bambaşka birisi yapıyor. Neyse, biriyle tanıştım. Arkadaş ortamında "psikoloğum" dedi. Ortamda daha sonra "özelde mi?" diye muhabbeti tekrardan açıldı. O da, 'yok ben para için değil, gönüllü yapıyorum; insanların dertlerini falan dinliyorum' dedi.
Açıkçası, ben hiç sormam. Psikoloğum dediyse benim için psikologtur, altını eşelemem. Arkadaşlar eşeleme ihtiyacı duydular.
Bu gibi hikâyedeki pürüzler gözüme çok batıyor. 29-30 yaşındasın, mesleğim bu diye kendini tanıtıyorsun. Fakat o meslekten para kazanmıyorsun. Bu nasıl meslek ki o zaman? Ya da geçimini neyle sağlıyorsun, bağışla mı?
Keşke insanlar karşı tarafı bu kadar canım yerine koymasalar.

Neden insanlar durduk yere yalan söyleme, kendini farklı tanıtma gereksinimi duyar?
Cevapla