Sizde de böyle oluyor mu yoksa psikolojim mi bozuluyor?

Instagramda Atatürk'le ilgili, savaşlarla ilgili yapılan yapay zeka videolarını izlerken ya da Tayyip'ten önce Türkiye'nin mutlu günlerini izlerken ya da 2000'lerin başında ilkokul çocuklarının andımızı okuyken ki zamanlarına ait videoları izlerken, Cumhuriyet bayramı, 23 Nisan ve 19 Mayıs kutlamalarını izlerken elimde olmadan gözlerim doluyor.

Mesela daha demin Instagramda Cemil İpekçi'nin Kainat Güzeli Azra Akın'a diktiği elbisenin Sümer dokuma tezgahlarından çıktığını anlatan bir video izledim. Videoyu link olarak paylaştım. İsteyen izleyebilir.

Bu gönderiyi Instagram'da görüntüleyin

Gözlerim doldu. Bugün biz bir kıyafet almak için dünya paralar ödüyoruz o adam o elbiseyi kumaşıyla beraber 20 milyona (eski parayla) mal etmiş. Yani 20 liraya mal etmiş. Ve çok kaliteli bir kumaşmış. Biz bugün binlerce lira ödüyoruz bir kıyafete ama yine de o kaliteye dayanıklılığa sahip bir kıyafet alamıyoruz. 1-2 defa yıkadıktan sonra veya giydikten sonra ya rengi atıyor ya kumaş sünüyor dayanıksızlaşıveriyor. Ayakkabılar da öyle.

Geçmişte teknolojinin bu kadar geri olduğu zamanlarda istihdamın daha niteliksiz olduğu zamanlarda daha kaliteli giyinirken daha sağlıklı kaliteli beslenebilirken şimdi teknolojinin daha ileri olduğu, kalifiye istihdamın daha gelişmiş olduğu bir dönemde üstelik eskiden Türkiye'nin GSYH şu anki kadar yüksek değildi. Ha, dış borcumuz da çok azdı. Şimdi GSYH yüksek borcumuz ondan da yüksek evet ama daha iyi olması gerekirken daha kötü şartlara sahibiz. Bu beni çok üzüyor.

Adamlar 1937 yılında Sümerbank'ı kuruyorlar. Kadını iş hayatına sokmak için kadının zorluklarının farkındalar. Kadının çocuğu var çalışırken emanet edeceği kimse yok diye sadece dümdüz bir fabrika kurmuyorlar aynı zamanda bir yaşam alanı kuruyorlar. Kadınlar çocuklarını bırakabilsinler diye fabrikanın kreşi var. Kendi içinde okulu var fabrikanın. İşçilerin çocukları ders görüyorlar. İşçiler de insandır eğlensinler deyip adamlara sinema konser gösterileri için toplanma alanları yapmışlar. İşçiler orada piyano dinletisine katılıyor. Sinema gösterimleri yapılıyor. Yıl 2026 bugün fabrikalarda işverenler işçiye yemek ve yol parası verdiler diye ya da işe gider gelirken servis verdi diye başına kakıyor. 1937'lerde işçilere tenis kortu yapmışlar fabrikada. Ben öğretmenim üniversite mezunuyum. Hayatımda tenis oynamadım. Tenis kortuna üye olayım da tenis oynayayım gibi bir derdim olmadı. Sümerbank'ta işçiler o fabrikanın mallarını ücretsiz şekilde giyebiliyormuş. Bugün bir fabrika koruyucu iş kıyafetlerini bile vermeyebiliyor.

Gerçekten bunları gördükçe biz neyi ıskalamışız böyle. Bizden neler çalınmış diyerek ağlayasım geliyor. Ben bu soruyu niye sordum? Yanımda yakınımda bu konudaki düşüncelerimi hislerimi paylaşacağım kimse yok. Ondan buraya yazdım. Hoş yazı uzun diye de kimse okumayacak. Ama gündelik hayatta yaşanılan aşk meşk dertlerinden, para konusundan daha önemli bunları düşünmek. Çünkü o yıllarda insana değer vardı. Bugün insan olarak değerimiz yok. 2026 yılında 1937'den daha iyi olmamız gerekiyordu.

Sizde de böyle oluyor mu yoksa psikolojim mi bozuluyor?
Cevapla