Neden Türkiye’de biri senden biraz önde olunca rahatsızlık başlıyor?

Hayatımın bir kısmını Türkiye’de geçirdim, bir süredir başka bir ülkede yaşıyorum; ondan önce de birkaç farklı ülkede yaşama deneyimim oldu. Dışarıdan bakınca bu bir “üstten konuşma” hâli gibi algılanabiliyor ama mesele bu değil. Aksine, Türkiye’ye her temas ettiğimde zihnimde aynı soru yeniden beliriyor.

Türkiye’de, kendi hayatından memnun olmayan insanların çok yaygın bir şekilde benzer bir refleks gösterdiğini fark ediyorum: Kendi yaşamını iyileştirmek yerine, kendisinden biraz daha iyi durumda olan birini aşağı çekmeye çalışmak. Bu “biraz daha iyi” çoğu zaman büyük bir başarı bile değil; sadece sınırlarını koyabilmiş olmak, daha sakin yaşamak, daha tutarlı kararlar almak ya da kaotik olmayan bir hayat kurabilmek.

Bunu açık saldırganlıkla değil, çoğu zaman ince yollarla yapıyorlar. Küçümseyerek, normalleştirerek, alay ederek, arkadan konuşarak ya da “abartıyorsun”, “çok kasıyorsun”, “orada herkes öyle zaten” gibi cümlelerle. Böylece karşılarındaki kişinin farkını silikleştirip, onu kendi vasatlık alanlarına geri çekmiş oluyorlar.

Farklı ülkelerde yaşadığım yerlerde elbette kıyas, rekabet ve kıskançlık vardı; ancak çoğu zaman bu duygular bireyin kendi alanında kalıyordu. Türkiye’de ise bu rahatsızlık sanki paylaşılmak zorundaymış gibi, hatta haklı bir savunma refleksiymiş gibi yaşanıyor. Sıradanlık korunması gereken bir denge, ondan sapmak ise tehdit olarak görülüyor.

Bu yüzden daha farklı bir hayat kurmaya çalışan insanlar ya kendilerini gizlemek zorunda kalıyor ya da bilinçli bir mesafe koymayı seçiyor. Görünür olmak, hedef olmakla eşdeğer hâle geliyor.

Asıl merak ettiğim şu: Türkiye’de neden başkasının hayatındaki küçük bir ilerleme bile bu kadar rahatsız edici olabiliyor? İnsanlar kendi memnuniyetsizlikleriyle yüzleşmek yerine, neden başkalarını aşağı çekerek denge kurmaya çalışıyor ve bu döngünün dışında kalmak mümkün mü?

NOT: Bu soru bir grubu, sınıfı ya da ülkeyi aşağılamak için değil; kişisel gözlemler üzerinden bir toplumsal refleksi anlamaya çalışmak için soruluyor. Kimseyi hedef almıyor, kimseye üstünlük atfetmiyor. Amacı suçlamak değil, nedenleri konuşmak. Eğer kendinizi bu anlatının dışında görüyorsanız, zaten soru size yönelik değil.

Neden Türkiye’de biri senden biraz önde olunca rahatsızlık başlıyor?
Cevapla