Selamlar Arkadaşlar,
Annemle ve daha önce teyzemle hatta erkek arkadaşımla yaşadığım küçük zihinli olduklarını düşünmeme sebep bir tartışmayı anlatacağım.
Toplumda kadına bakış hep bir sağlayıcılık, fedakarlık, özgürlükten feragat, ekstra sorumluluklar gibi ilerlemekte. Kadın bir kabahat sahibi olduğunda toplum onu acımasızca yok etmeye yönelirken erkeği önce görmezden gelir sonra daha onunla olmaya devam eder. Annemlerle kavga ettiğim konu kadının kıyafeti.
Teyzem açıktı, donunun izi belli olurdu giydiği pantolondan o çıtır zamanlarında, hatta eğilince göğüs çatalı görünürdü. 20 lerin sonunda saçı azaldı şimdi kele yaklaşmış. evlendikten sonra kapandı. Annemin olay başka kendisinin ezikçe yaşadığı hayatı ve heba olan güzelliği ve yetenekleri var. bu yüzden bir parça açık giyinen kadın görünce zoruna gidiyor. annemin süslendiği bir hayatı olmamış ki. sırf güzel olduğu için aşık olan bir kocası sonrasında ahırdan eve-evden ahıra hayatla süslenmenin s sini unutturmuş. Erkek arkadaşım ise yemediği nane kalmamış ergenliğini kız avlamakla geçirmiş.
bu üçünün ortak özelliği kadın bedeni üzerinden toplumun ahlak seviyesini ölçmeleri ve kadına belirlenen sınırla kötü işlerin biteceğine inanmaları. hadi erkek arkadaşım erkek, ağalığı paşalığı sürsün diye böyle ama annemle teyzeme ne oluyor?
Yaşadıkları zorbalığı eziyeti ne çabuk unuttular. diyorlar ki o kadar açık giyerse tacizi tecavüzü hak eder. ben de diyorum ki neyi hak ettiğine sen mi karar veriyorsun. Kapalı kadının da başına gelen onca zulüm var. mesela halam teyzemin adını kuzum*ya çıkarıyordu giyimi ve erkek arkadaşı var diye. annem saman satılırken babam yok diye samanın başında dururken dedem anneme elin adamlarına ne diş döküyorsun kötü kadınlar gibi dememiş miydi ki bu zalimliğin ortağı olmak istiyorlar. Dedim ki toplumun işi önce tacizciyi tecavüzcüyü yok etmektir. Açıklığı bu kadar önemli yaparsan bundan faydalanmak isteyenler olabilir. Ama birinin götü açık diye tecavüz edilirse ve sen tecavüzcü yerine kadına laf edersen sıradaki sen olursun.
Bunu diyince çıldırıyorlar, elalemi savunma diyorlar. Kardeşim ben hürriyetimi savunuyorum. Annem tesettürlü kadın ve kızları açık giyinen erkek akrabası demiş ki ne biçim kıyafet bu palton ve eteğin uzun. karşısındaki kişi erkek ve akrabası ben böyle tercih ettim açık değil ya diye kızlarını işaret etmiş. Kardeşim senin meselen onun kızlarının açıklığı olmamalı hödüğün birinin senin kıyafetlerini eleştirme cüreti göstermesi olmalı. asıl mesele bu işte. diyor ki açık (mini etek ve yüksek dekolte) giymek toplum dışı bir iştir, bu kişileri uyarmazsak dilsiz şeytan oluruz. ama aynı kişi tacize uğrayan birini gördüğünde tacizciye laf edemiyor çünkü ondan korkuyor ne oldu dilsiz şeytanlığa. kadına gücün yetiyor diye absürtlüğünü hemen dile getiriyor. adamdan korkuyor. adamın kuralına uyarak geçirdiğin hayatta evden ahıra ahırdan eve yaşam sürdün ve adam yüzüne karşı seni aileme hizmetçi ol diye getirdim dedi. bunun ezikliğini sırf gücün yetiyor diye başka kadından çıkarman hak değil.
Ben müslümanım o kıyafet haram diyor zorda kalınca ama bana ne haramdan ben müslüman değilim.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
2Cevap
Hepsini okudum. Hepsinde de sana hak verdiğim noktalar oldukça yüksek. Ben başı açık, dekolte giymeyen, belki dışarıda hava sıcak diye şort giyen, denizde de mayosuyla askılı kıyafetiyle gezebilen, parası olunca ailesinden de izin alabildiğinde denize tek başına giden ve yine parası olduğunda birasını alıp içebilen bir kadınım. Ha ben bu arada bunları yapabilmek için annem babamla tartışmak zorunda kalıyorum. Tamam kızım canın öyle istemiş git tabii değil yani. Benim ailemde de giyim kuşam konusunda kısıtlama var ama seninkiler kadar değil. İzmirliyim doğma büyüme ailemde egeli ve balkan göçmeni. Benim babamın kısıtladığı şey askılı giymemi istemez. Şortumun da diz kapağımın en fazla 4 parmak üstünde giymeme izin vermesidir. Göğüs dekolteli sırt dekolteli giyime asla izin vermez. Saçımı boyatmama da izin vermez. Ben bunları ekonomik özgürlüğünü hala elde edememiş bir kadın olduğum için parayı da onlar vereceği için izne tabii oluyor. Ama param olsa saçımı da boyatırım. İçki içmem falan ailem tarafından hoş karşılanmaz. Çünkü hem zararlı hem bir kadın olarak yakıştırmıyorlar hem de sarhoş olursam başıma bir şey gelirse diye bana kendini korumak senin görevin diye yetiştirdiler. Küçüklüğümden beri bana kendini korumak senin görevin misyonunu yüklediler. Mesela bir sevgilin olursa ve o sana bir şey yaparsa bu senin hatandır. Sen niye onunla sevgili oldun? Sevgililik de neymiş? Gece sürekli dışarı çıkıp eğlenirsen kafelerde vs gezersen orada başında bir şey gelirse bu senin suçun. Ne işin var orada? Sevgilin oldu evine gittin mesela orada başına taciz tecavüz gelirse sen suçlusun neden gittin? Kafa yapıları bu. Ben o yüzden üniversitede bile gece tek başıma dışarı çıkmadım. Üniversitede bile sevgili yapmadım. Gece bir erkekle dışarıda gezmedim. Çünkü bana benim istemediğim bir şeyi yapabilir diye zorla bir şeyler yapmaya veya yaptırmaya kalkabilir diye. Yaş ilerledikçe bunu sorgulamaya başladım. Yani ben bu ülkede yaşıyorum kadınım diye niye zarar görmekten korkuyorum ve bana bu öğretildi? Benim bir şeyi reddetme hakkım yok muydu? Diğer taraftan da kendi yaşıtım erkeklerin düşüncelerine bakıyorum onların ifade edişlerine bakıyorum. Onların düşüncesine göre de bir kadın açık giyiniyorsa kashardır. Bir kadın senin evine geldiyse kesin sana vermek için gelmiştir. Sevgili olduysanız eninde sonunda seninle seks yapacaktır sevişecektir gibi ön kabulleri var. Sevgili olunca sevişmeyeceğini seks yapmayacağını söylediğinde garip karşılıyorlar. Evine gidip de evde seks sevişme gerçekleşmediğinde neden geldin o zaman evime diyebiliyorlar. Ülkede yaşadığımız kadın cinayetleri, tecavüzleri, şiddeti de bunu doğruluyor. Ailem beni bunlardan korumanın yolunun beni baskılamak olduğunu görüyor. Ha, ben de bunlara uyarak yaşadığımda hiç zarar görmedim bunları yaşamadım. Ama hayatı da yaşayamamış oldum. Birey olamadım. Sen bahsetmedin ama yazının sonunda cinsellik konusundan bahsettim. Her sevgilimizle cinsellik yaşadığımızda da evlenilmeyecek kadın oluyoruz. Yani 35 yaşında bir kadının atıyorum geçmişinde 9 sevgilisi olduğunu var sayalım ki bu sayı çok normal bir sayı aslında. O kadının 9 erkek arkadaşıyla da cinsellik yaşadığını duyan bir erkek otomatikman kafasında 0r05pu bu bununla evlenilmez çocuk yapılmaz diye düşünüyor. Ya da kadın geçmişini hiç konuşturtmuyorsa kesin kez bunu engelliyorsa anlatmıyorsa kesin bir sürü erkekle yattı bu ağır hasar kayıtlı evlenilmez çocuk yapılmaz diyorlar. Ben 32 yaşında olup bu yüzden sevgililiklere evlenme odaklı yaklaştığım için ve aileden de bu kadar baskılandığım için hiç sevgilim falan olmadı. Cinsel ilişkiye de girmedim. Ama isterdim ki beğendiğim arzuladığım her erkekle yatıp sonrasında aynı erkeklerde olduğu gibi bunların kimse tarafından problem edilmeden rahatça evlenip çocuk sahibi olabileyim. Ama ben biliyorum ki 1 tane bile yattığım erkek olsa evlenmek aile kurmak noktasında sorun yaşayacağım.
Ben bütün bu sorunlardan devlet memuru olup kira fatura ödeyebilecek kadar maaşımın olmasıyla ve devamlı işim maaşım olmasıyla atandıktan sonra ayrı eve çıkarak çözebileceğimi düşünüyorum. Çünkü bir kadın için bunlardan kurtulmak kimseye ekonomik olarak bağımsız olmaktan geçiyor. Kendi işin paran olacak ayrı evine çıkacaksın anca o zaman istediğini giyersin gezersin. Çünkü bir kadın olarak ancak o zaman ailene ve kocana gerektiğinde hayır diyebiliyorsun.
Bu arada sevgilin tam bir tatlım çocuğu.
Öncelikle sorumu dikkate alıp detaylı geridönüş yaptığın için teşekkür ederim. Doğru diyorsun. A dan Z ye her dediğin o kadar gerçek ki bunları kadın olmadan anlmak çok güç. ben toplumun benden istediği tüm sınırlamaları kabul ettim. başıma işi gelmesin diye perdemi bile açmadım. üniversitede erkeklerle sınıf arkadaşı olsam bile iletişimden kaçındım. En sonunda akranlarım arasında çaktırmadan dışlandım ve bu benim psikolojimi bozdu. Götü belli oluyor demesinler diye kıyafetimden ödün verdim, aman burdan iki kezgeçti demesinler diye yolumu uzattım, aman ne biçim gülüyor demesinler diye gülemedim vs. ama sonra bi baktım toplumda elalemin namusunu eleştirenlerin çeli çocuğu almış başını gitmiş. ben bu toplum benden memnun olsun aman düzen bozmayayım diye dersler de put gibi durup üniversiteyi kendime zehir ederken millet eğlene eğlene işine girmiş iş arkadaşlarıyla bile kaynaşmış. ne oldu beni ortadan kaldırdı. ve ben başıma bir iş geldiği için değil başıma bir iş gelmesin diye diblere köşelere saklanmış oldum ve aslında bu kadarına gerek yokmuş. bir düşünce ve yaşayış tarzına sahip olmak için birinin baskısına gerek yok kendi düşünce ve değer sistemine sahip olmalısın. bende bu konu geç aydınlandı ve üni hayatıma mal oldu. ben de 30 yaşındayım ve ben de memur olarak bu düzende kendi hürriyetimi yaşayabileceğimi görüyorum. bir çok konuda benzeştiğimizi görüyorum. ailemin tarafıma bir baskısı kıyafette olmadı ama paramı verdikleri için karşı da çıkamadım. sözlerinde gitmeyip kendi fikrimi belirttiğimde şeytanlaşıp beni düşman bellediklerini görebiliyorum. ama benim asıl içerlediğim sırf birinin kıyafeti yoka yakın diye başına gelen taciz tecavüz ve ölümün meşru sayılırken failin sanki akıl yaşı ve ceza ehliyeti yokmuş gibi toplumun bağrına basması. kıyafet gibi yüzeysel bir konuya derinlik katılıp suçun ve suçlunun hafifletilmesi.
Açık giyinen kadına çekilen adamlar fikrinin bir ilüzyon olduğunu fark edememeleri beni üzüyor. Kimse zengin birinin lüks arabasını sırf güzel diye çalmıyor ama bir kadının canına sırf götü güzel diye kast edebiliyor ve bunun toplumda yeri var. kimse para verip kadınla olma eyleminin çirkinliğinden bahsetmiyor. ama oğullarına para verip birinin bedeninden faydalanabilmesi için cesaretlendiriyor. daha önce biriyle cinsellik yaşamış biriyle evlenmek istemiyor ama bilmem kaç bin dolar verip başka ülkeden bakire kadın satın alıp onunla evlenmeyi istiyor ve sonra insanlıkla ilgili orada burada ahkam kesebiliyor. kadının yeri bir eşyadan farksız. ha bir afgan ülkesi ha da başka bir ülke. insanın kendi annesinin bile gözünde böyle bir yeri olması hırpalayıcı. ve bizim yapabileceğimiz tek şey bir işe girip çalışmak ve mümkünse bunun devlet işi olması gerekiyor ki yöneticinin zulmune uğramayalım. bu sefer de neden çalışıyor ki diye baskı kurmasınlar. umarım atanıp kendi hürriyetine her anlamda kavuşursun
Seninle yazışmak bana kendimle yazışıyormuşum gibi hissettirdi. Umarım sen de atanır ayakların üzerinde durursun. Benim bir de sevmediğim bir başka konuysa bizimle yaşıt olan hemcinslerimizin bunun farkında olduğu halde bunu biz bizeyken bile konuşmaması. Dillendirmemesi. Sanki hiç öyle bir şey yokmuş gibi yapıyorlar. Bu beni daha da delirtiyorlar. Ben de üniversitedeyken senin gibiydim. Ben sadece dışarıdan kezban demesinler diye lazım olmadıkça erkeklerle konuşmuyordum. Uzaktan mesafeli de olsa bir iletişimim oluyordu. Ama ben de üniversitede başıma bir iş gelir diye erkek arkadaş falan edinmedim. Aslında bu ülkede erkek arakdaş edinmekte kadının hayatını tehlikeye atıyor. Dediklerine aynen katılıyorum. Üniversitede 1-2 kız arkadaşımın erkek arkadaşı tarafından şiddet gördüğünü gördüm. Tehdit edildiğini gördüm. Bunu da yaşamak istemedim. Bekaret zarı diye bir zarın olmadığını 27-28 yaşında öğrendim. Çok yakın olduğum bir kız arkadaşım vardı o evliydi. Onunla 4 sene üniversitede arkadaş olduk son senemizde de aynı odada kaldık kyk'da ona sordum bunu. Merak ettim başka sorabileceğim biri yoktu. Kanka dedim sen ilk birlikteliğini olduğunda senden kan geldi mi dedim. Çünkü kan gelmeme ihtimali de çok yüksekmiş. Bir video izledim doktor konuşuyordu. Kızlık zarı diye bir zar yokmuş o zaten açıkmış herkeste kanama olmuyormuş bile dedim.
Beni tersledi böyle pis pis şeylere bakıyorsun falan dedi. Ben gelecekte kızımız olursa böyle bir dayatmada bulunmayalım demiştim. O mesela sevgilisiyle üniversitedeyken buluşuyordu bir kere yurda geç kaldığında onu aradım nerede kaldın merak ettim. Bir şey mi oldu diye sorduğumda gayet sessiz bir yerdeyken bana kafedeyim demişti ama arkada hiç insan sesi gürültüsü falan gelmiyordu. Sevgilisiyle biraz daha fazla vakit geçirebilmek için üniversiteyi uzatmıştı 1 sene. O senenin bitiminde de apar topar evlenmişti yangından mal kaçırır gibi. Bunları birleştirince beni kanka kızlık zarı diye bir zar yokmuş diye söylediğimde beni terslemesi şiddetle karşı çıkması da bundan yani bu bir savunma mekanizması aslında. Ben bakire evlendim. Sen bakire değilsen bilemem hesabı. Çok iki yüzlü bir toplumuz. Erkekler de mesela Türk kadınıyla evleneceği zaman her şeyine bakar geçmişine falan bakar ama Rus/ukraynalı falansan senin geçmişinle hiç ilgilenmez. Bakire olup olmaman önemli değil. Hemen evleniyorlar. Ben aslında bu yaşıma kadar bir şekilde evlenirdim de atanmış elinde maaşı olan bir kadın olarak evlenmek istediğim için geciktim. Çünkü evlilikler çok sürmüyor. O evlilik bittiğinde boşanmış bir kadın olarak anama babama sığınacağım. 4 yıllık üniversitenin sonunda bile ailemle tekrar yaşamak beni çok zorladı. Annem babam kardeşim bile alışamadı. Yaz tatillerinde gelmeme rağmen sanki o evde kalıcı değilmişim gibi davrandılar. Bir de boşanıp dönersem çok zor olacak. Çocuğum da olursa daha da zor olacak. O yüzden atanmadan evlenmek istemedim. Ama atanamadım da :( İş de bulamadım :( Kaldım böyle yaş 32 oldu hayat öylece kaçıyor. :(
Sorunu beğenen kişi benim eğer benle konuşmak içini dökmek istersen takip edebilirsin. Yazabilirsin.
yani birinin cinsel hayatını sorguladığında bu bir art niyet içermese de olumlu ya da olumsuz her tepkiye hazırlıklı olmak gerekir. yakın arkdaş diye bununla ilgili bilgi vermek zorunda değil. bir birlikteliğin nereye vardığı da her zaman muamma. cinsiyet fark etmeksizin söz konusu insan olunca her şey beklenir, birine yüzde yüz teslim olmak ahmaklıktır. evlenmeden birlikte olmamak stratejik bir hamle, gerçekten çağı ve toplumun kodlarını iyi okumuşsun. bir kız arkadaş vardı, üniversiteye başlamadan okulda evi olan tıpçılardan biriyle sevgili olmuş ve birlikte kalmaya başlamıştı. bu konudan bahsederken biz birlikte olmadık diye kendisi belirtme ihtiyacı duymuştu ben sormamışken bile. ben de ona dedim ki ne olursa olsun bu konuda seni sorgulamak bunu merak etmek başkasının haddi değil. bu senin mahremin kimsenin bilmesine gerek yok. çünkü sen bundan bahsettiğinde sana baskı yapıp bu konuyu bir eleştiri ve faydalanma malzemesine dönüştürebilirler. velevki yaptın bu senin bileceğin iş velev ki yapmadın bu senin bileceğin iş. yani bence insanların samimiyeti fazla diye her konuyu konuşması gerekmiyor, bu korkudan dolayı da değil özsaygıdan dolayı olmalı. mesela benim bu düşünceyi edinmem için bir buhran geçirmem gerekti. ama ailemden de öğrenebilirdim. anneme de bu tarz bir aydınlanma yaşatmak istiyorum ki hayatta böyle saçma sapan konulara enerji harcayıp kendi özgürlük alanını sorgulatmasın
bir de kendim de çok cebelleştiğim için demek istiyorum bence hayat çabalar ve uğraşlarla dolu, ne yapalım senin yolculuğun da böyle benimki de böyle. elinden gelenin en iyisini yap. insan bazen usanıyor ama sanırım usandığımız tam o anlar krizlerin fırsatlara döndüğü anlar. umarım atanırsın. bölümün nedir bilmiyorum ama sana iyi dileklerimi sunuyorum. yarının sorunlarıyla yarın ilgilenelim. bugününkiler yeterince büyük zaten :))
Ben onu kınamak maksatlı sormadım ki bunu bana doğru şekilde anlatır mı diye merak ettiğimden sormuştum. Ama onun bana bekaret zarı yokmuş ve ben bunu tıbbi açıdan yeni öğrendim diye belirttiğimde sert şekilde karşı çıkıp konuyu kapattırmıştı evli bir kadın olmuş olmasına rağmen. Bu soru gerdekte hangi pozisyonda yaptın sorusu değildi. Bekaretin kanayıp kanamadığını sormuştum. Eğer ilk ilişkimde kanamadı öyle canım da yanmadı deseydi doktorun anlattıklarıyla kafamda birleştirecektim. Sağlamasını yapmak istedim sadece. Ben o sevgiliyken ne o ne de başka bir kız arkadaşımın ilişkisi hakkında konuşmadım soru sormadım bile beni çok iyi tanıyan biriydi. Ona rağmen bu tepkiyi vermesi beni böyle düşündürdü.
takip ettim, ilgi ve alakan için teşekkür ederim
Rica ederim ben de seni takip ettim. :)
yani olabilir, dediğin gibi bişeyler yaşayıp saklamak istediği için saldırı olarak görmüş. bir de o yaşlarda insanlar biraz şey oluyor ergenimsi hahah. hayat garip bir yer insanlar garip. herkes olumsuzluğunun bedelini ödetmek için başkalarını arıyor, senelerce dost olanlar uygun fırsatta tekmeyi basıyor. çok fazla şey var. kendi derdim bana yetiyor bu yüzden ne sınırları deşerim ne sınırımı deştiririm. temas ettiğim insanlar mutlu huzurlu olsun, ben de yolumu bulayım. bulunduğum ortamın ortalaması yükselsin, körle yatıp şaşı kalkacağıma görenle yatıp lensli olayım
Vay be, bu konu hakkında çok acın var anlaşılan
Yanlış