Toplum Neden zengin, tanınmış, mevki sahibi İnsanların Tüm Ahlaksızlıklarını Normal kabul ve taktir eder? Güç ve İmkan var diye mi?

Toplum ahlaki yargılarını ilkelere göre değil, güce göre verir.
Yani mesele hırsızlık, dolandırıcılık aldatma, zina, ahlak, din, edep değil.

Asıl Mesele bunun kimin yaptığıdır.
Aynı davranışı farklı kişi yapınca toplum birisine…

• Güçlü yapınca “yakışmış”
• Zayıf yapınca “ahlaksızlık” olur.

Ama neden?

1. Toplumda “ahlak” evrensel bir ölçü değil.

Toplumların büyük kısmında ahlak:
• Doğru–yanlış terazisi değildir
• Güç, Para, İktidar, zenginlik

Toplumun görüş filtresinden geçen bir etiketleme aracıdır.

İki Yüzlü Ahlak, Seçici Vicdan
Tüm toplumlar da..

• Ekmek çalana hırsız denir,
• Banka soyan vurguncu olur.

• Fakirin kurduğu şirkete adi ortaklık denir,
• Zenginin yaptığına offshore.

Aynı suç, farklı cüzdan

Bu yüzden:
• Fakirin yaptığı suçtur
• Zenginin yaptığı “hikâye”
• Güçlünün yaptığı “karizma”
• Ünlünün yaptığı “magazin”

Bu bir ahlak meselesi değildir bu Toplumun beğendiğine gösterdiği kabul etme ve hoşgörü meselesidir.

Herkes yapamaz yapan herkese de yakışmaz…
Kabul ve Hoşgörüyü kabul görecek imkana sahip olmalısın

2. Magazin neden bunu büyütür?

Magazin haberleri şunu yapar!!!
Güçlünün ahlaksızlığını normalleştirir, hatta arzu nesnesi hâline getirir.

“Lüks yat”
“Üstsüz sevgililer”
“Kraliçe varken sevgili”
“Kraliçe de aldatıyor zaten”

Bunlar haber değildi!!!

Bunlar ahlakın yeniden kodlanmasıdır.

Mesaj şudur:
• Güçlüysen aldatabilirsin
• Zenginsen her şey yakışır
• Ün sana ahlaki dokunulmazlık verir.

Toplum bunu izlerken...
• Kınamaz
• İbret almaz
• İçselleştirir

3. Neden taşlamıyor, neden alkışlıyor?
Çünkü toplumun büyük kısmı şunu düşünür (bilinçaltında)...

“Ben de onun yerinde olsam… O imkan bene de olsa ben aynısını yapardım.”
Maalesef Ahlak olmak imkansızlık meselesi… çok acı ama gerçek.

Bu yüzden:
• Güçlüye kızılmaz
• Güçlüye özenilir
• Güçlü mazur görülür.

Ahlaki öfke, ulaşılamayana değil, ulaşılamayıp sahip olana yöneliktir.

Peki Bu Çarpık Yapı Neden Oluştu?
Burada birkaç temel sebep var BENCE.

1. Adalet duygusu zayıfladığında, ahlak çöker.

Adaletin olmadığı toplumlarda...
• Ahlak, güçlüyü korumak için eğilip bükülür
• Vicdan, statüye göre susar ya da bağırır.

Bu yüzden...
• Aynı suç, farklı insanlarda farklı anlam kazanır

2. Din, ahlak ve vicdan “söylem”e indirgenmiş
“Dinime küfür eden Müslüman olsa bari

Çünkü!
• Din konuşulur
• Ama davranışta referans olmaz
• Ahlak anlatılır
• Ama güçlüye uygulanmaz

Bu da şu hissi de doğurur BENCE: “Beni dinle değil, çıkarınla yargılıyorsun.”

3. Toplum güçlüyle özdeşleşerek hayatta kalmaya çalışır
Bu çok ilkel ama çok gerçek bir refleks:

Güçlüye karşı çıkarsan!!!
• Dışlanırsın
• Ezilirsin
• Kaybedersin

Güçlüyle aynı dili konuşursan... da!
• Güvende hissedersin

Bu yüzden toplum...
• Güçlünün yanlışını görmezden gelir
• Zayıf üzerinden ahlak tatmini yaşar

Toplum Aslında asıl İsyanı “Ahlak, güçlünün oyuncağı olmasın.” Demesidir.
• Ahlak şayet evrenselse herkese işlemeli
• Yanlışsa herkes için yanlış olmalıdır
• Adil ve Doğruysa herkes için eşit doğru olmalıdır.

Ama mevcut tabloda!!!
• Ahlak, sınıfsal
• Vicdan, seçici
• Adalet, çıkar odaklı

Sonuç (Net ve Soğuk) Dünya da Tüm Toplumlar:
• Ahlaklı olanı sevmez
• Gücü ve İktidarı olanı sever.

Ahlak sadece...
• Zayıfa sopa
• Güçlüye süs olur.

Ve bu yüzden...
• En çok ahlak konuşulan yerlerde
• En derin ahlaki çürüme yaşanır.

Bu durumu psikoloji (otoriteye boyun eğme), sosyal öğrenme, kolektif vicdan ve ahlaki ikiyüzlülük başlıklarıyla daha akademik bir zemine de oturtabiliriz.
Kral Çıplak
Bunu sadece bir çocuk çıplaklık gerçeğini yüksek sesle söylüyor.

Toplum Neden zengin, tanınmış, mevki sahibi İnsanların Tüm Ahlaksızlıklarını Normal kabul ve taktir eder? Güç ve İmkan var diye mi?
Cevapla