Küçük bir köyde dünyaya geldim; ailenin tek çocuğuydum ve çocukluk yıllarım başlangıçta oldukça güzel geçti. Diğer köy çocuklarından daha şanslı, daha özgür bir hayata sahiptim. Ama hayatın acı sürprizleri vardı: Babam iflas etti. Zengin bir babanın çocuğu olarak doğmuşken, her şeyimizi kaybettik.
İlkokula başladığımda yaşıtlarımdan daha zekiydim ve başarılıydım, ama 3. sınıfa geldiğimde annem hastalandı. Parasızlık o zamanların en büyük düşmanıydı; Türkiye’nin en pahalı hastanelerinden birine annemi yatırmak zorunda kaldık. Kantinde yemek yediğim o üç hafta boyunca, etrafımdaki doktorların hayatlarının ne kadar ayrıcalıklı olduğunu gözlemledim. O küçük tost, bir zamanlar bir restoran fiyatına eşdeğerdi; biz ise köylüydük, bilmiyorduk.
Evimiz kalmamız için akrabalarımızın evine sığındı; 12 kişi tek bir evde yaşamak zorundaydık. Babam her gün mutfak alışverişini yaparken, kuzenlerim bize karşı nefret ve küçümseme gösteriyordu. Paramız yoktu, alay edildik, hor görüldük. Dayımın oğlunun düğününe bile davet edilmedik; annem o gün gözyaşlarını tutamadı.
Yıllar geçti. Ben doktor oldum, yurtdışına taşındım; babam ve amcam kendi konut sitelerini açtı. Evlerimiz, arabalarımız, işyerlerimiz oldu. Ama o küçük kız hâlâ içimde bir yerlerde yaşıyor. Kendimi hâlâ yabancı hissediyorum; “O küçük kız ben miydim?” diye soruyorum kendime.
İlkokula başladığımda yaşıtlarımdan daha zekiydim ve başarılıydım, ama 3. sınıfa geldiğimde annem hastalandı. Parasızlık o zamanların en büyük düşmanıydı; Türkiye’nin en pahalı hastanelerinden birine annemi yatırmak zorunda kaldık. Kantinde yemek yediğim o üç hafta boyunca, etrafımdaki doktorların hayatlarının ne kadar ayrıcalıklı olduğunu gözlemledim. O küçük tost, bir zamanlar bir restoran fiyatına eşdeğerdi; biz ise köylüydük, bilmiyorduk.
Evimiz kalmamız için akrabalarımızın evine sığındı; 12 kişi tek bir evde yaşamak zorundaydık. Babam her gün mutfak alışverişini yaparken, kuzenlerim bize karşı nefret ve küçümseme gösteriyordu. Paramız yoktu, alay edildik, hor görüldük. Dayımın oğlunun düğününe bile davet edilmedik; annem o gün gözyaşlarını tutamadı.
Yıllar geçti. Ben doktor oldum, yurtdışına taşındım; babam ve amcam kendi konut sitelerini açtı. Evlerimiz, arabalarımız, işyerlerimiz oldu. Ama o küçük kız hâlâ içimde bir yerlerde yaşıyor. Kendimi hâlâ yabancı hissediyorum; “O küçük kız ben miydim?” diye soruyorum kendime.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer