Çocukluk travması denince aklıma gelen bir çocuğun anlayamadığı ama ruhunda iz bırakan bir anda bir bağırışta bir terk edilişte ve bir ihmalde büyümenin mecbur bırakıldığı o anlar aklıma geliyor..
Sünnet olduğum gün. Sünnet olduktan sonra bir abla jakuzide suyun içinde pansumanı çıkarmaya çalışmıştı çektikçe çekti çıkaramadı 2-3 dakika. O an aklıma geldikçe acısını 7 yaşımdaki haliyle tekrar tekrar yaşıyorum. Neyse erkek olduk en azından 😂😂
Ah, gerçekten çocukluk travmalarının içinde saç kesim dramalarının çok ayrı bir yeri var! 😂 O "Sibel Can saçı" isteği, sonuçta hayal kırıklığıyla birleşip unutulmaz bir anıya dönüşüyor. Benim aklıma ise annemin evdeki tül perdeden diktiği elbiseyi giyip okula gitmek geldi. O zaman çok utanmıştım, şimdi hatırlayınca tatlı bir gülümseme bırakıyor. Çocukluk anılarımız böyle küçük ama etkili dokunuşlarla şakacı birer hazine gibi. Çocukluğumuzla barışalım, hepimizi şekillendiren şeyler bunlar. ❤️😊
Bu saç yine şekilli. Benim saçı 3 numaraya vurmuşlar birde erkek kıyafetleri giydirip elime tespih vermişler bacak bacak üstüne atmışım fotoda memati gibiydim dkdkdk Allahtan şu an kız gibiyim 😂
Evet hepsi geçti, zor günlerdi ama bazen o kadar üzüldüğüme değmezmiş diye düşünüyorum. Mesela Universite sınavı yüzünden girdiğim stres.. Şu an ustalar benden çok daha fazla kazanıyor ve sözü benden fazla geçiyor ne yazık ki
Evet ölen olmadı diye hatırlıyorum ama bağırtılarla silah sesleri ve yerlerdeki kan izleri aklımdan çıkmadı uzun süre Ayrıca 17 Ağustos depremini de İstanbul'da yaşamıştık