2015 yılında çocuk yaşta tanıştığım ve kısa süren ama etkisi uzun süren bir bağ kurduğum biri vardı — adını Emre koyayım. O zamanlar aramızda bir şeyler olmuştu ama sonradan onun arkadaşlarının etkisiyle benimle aslında dalga geçtiğini öğrendim. Çok üzülmüştüm ama bir yanımda hep kaldı. Yıllar geçti, bazen yollarımız kesişti, bazen tamamen koptuk. Ne o açık bir adım attı ne de ben.
Aradan yıllar geçti, üniversiteye başladık, ayrı şehirlerde okuduk, tamamen koptuk derken 2024’ün başında her şey yeniden başladı. Ocak ayının sonu ya da Şubat başıydı. İşten dönerken parkta karşılaştık. Yanımdan çarpıp geçti, ama sonra birkaç adım attıktan sonra arkasına dönüp defalarca bana baktı. Cebinden sigarasını çıkarıp gözümün içine baka baka içti. Onunla aynı yoldan dönebilirdim ama kendimi ezdirmemek için başka yolu seçtim.
1 Mayıs 2025’te tekrar karşılaştık. Emre, kız kardeşiyle birlikte dondurma yiyerek bizim mahalleye doğru yürüyordu. Karşılaştık, göz göze geldik, ama yine hiçbir şey söylemedik. Sanki hiçbir şey olmamış gibi geçti gitti. Bu olaydan birkaç gün sonra kardeşi Instagram biyosuna şu cümleyi yazdı: “Cesaret sessizliği yener.” Sonra sildi.
2 Temmuz’da bu sefer metro çıkışında karşılaştık. Göz göze geldiğimizde şaşırdı, bir an duraksadı gibi hissettim. Ben tepki vermedim ama o beni görür görmez eve gider gitmez, benim eski sınıf arkadaşlarım olan Rüya, Arzu ve Can’a Instagram’dan takip isteği gönderdi. Halbuki yıllardır onlarla hiçbir iletişimi yoktu. Bu tesadüf olabilir miydi?
21 Temmuz’da tekrar gördüm onu, bu sefer metroya yakın bir geçidin altında duruyordu. Ben yürüyerek geçerken telefonla konuşuyormuş gibi yaptı ama gözümün içine defalarca baktı. Ben uzaklaştıktan sonra bile birkaç kez arkasına dönüp tekrar tekrar bana baktı. Sanki bir şey söylemek istiyor ama cesaret edemiyor gibiydi.
Doğum günü 10 Temmuz, benimki 29 Temmuz. Tüm bu karşılaşmalar bu tarihlere çok yakın oldu. Her seferinde ben hiçbir şey demedim, o da demedi. Ama davranışları, takipleri, bakışları… bunlar beni hâlâ düşündüğünü mü gösteriyor?
2022 senesinde bir arkadaşım ona numarasını isteyip bana vermesi için yazmıştı, benim adımı söylemeden. Ama Emre hemen anlamış ve “Seni Bahar gönderdi, biliyorum.” demişti. Üstelik geçmişten detaylar anlatmaya başlamıştı. Bu kadar şeyi hatırlaması beni düşündürüyor. Gerçekten unutmamış olabilir mi?
Ben yıllardır adım atmıyorum, kendimi geri çektim. Ama o hâlâ beni izliyor gibi. Bazen açıkça, bazen dolaylı yollardan. Ne yapmalıyım bilmiyorum…
Sizce bu kadar şey sadece tesadüf olabilir mi?
Yoksa Emre hâlâ beni düşünüyor mu?
Siz olsanız susmaya devam mı ederdiniz, yoksa artık bir şey söylemenin zamanı mı geldi?
Aradan yıllar geçti, üniversiteye başladık, ayrı şehirlerde okuduk, tamamen koptuk derken 2024’ün başında her şey yeniden başladı. Ocak ayının sonu ya da Şubat başıydı. İşten dönerken parkta karşılaştık. Yanımdan çarpıp geçti, ama sonra birkaç adım attıktan sonra arkasına dönüp defalarca bana baktı. Cebinden sigarasını çıkarıp gözümün içine baka baka içti. Onunla aynı yoldan dönebilirdim ama kendimi ezdirmemek için başka yolu seçtim.
1 Mayıs 2025’te tekrar karşılaştık. Emre, kız kardeşiyle birlikte dondurma yiyerek bizim mahalleye doğru yürüyordu. Karşılaştık, göz göze geldik, ama yine hiçbir şey söylemedik. Sanki hiçbir şey olmamış gibi geçti gitti. Bu olaydan birkaç gün sonra kardeşi Instagram biyosuna şu cümleyi yazdı: “Cesaret sessizliği yener.” Sonra sildi.
2 Temmuz’da bu sefer metro çıkışında karşılaştık. Göz göze geldiğimizde şaşırdı, bir an duraksadı gibi hissettim. Ben tepki vermedim ama o beni görür görmez eve gider gitmez, benim eski sınıf arkadaşlarım olan Rüya, Arzu ve Can’a Instagram’dan takip isteği gönderdi. Halbuki yıllardır onlarla hiçbir iletişimi yoktu. Bu tesadüf olabilir miydi?
21 Temmuz’da tekrar gördüm onu, bu sefer metroya yakın bir geçidin altında duruyordu. Ben yürüyerek geçerken telefonla konuşuyormuş gibi yaptı ama gözümün içine defalarca baktı. Ben uzaklaştıktan sonra bile birkaç kez arkasına dönüp tekrar tekrar bana baktı. Sanki bir şey söylemek istiyor ama cesaret edemiyor gibiydi.
Doğum günü 10 Temmuz, benimki 29 Temmuz. Tüm bu karşılaşmalar bu tarihlere çok yakın oldu. Her seferinde ben hiçbir şey demedim, o da demedi. Ama davranışları, takipleri, bakışları… bunlar beni hâlâ düşündüğünü mü gösteriyor?
2022 senesinde bir arkadaşım ona numarasını isteyip bana vermesi için yazmıştı, benim adımı söylemeden. Ama Emre hemen anlamış ve “Seni Bahar gönderdi, biliyorum.” demişti. Üstelik geçmişten detaylar anlatmaya başlamıştı. Bu kadar şeyi hatırlaması beni düşündürüyor. Gerçekten unutmamış olabilir mi?
Ben yıllardır adım atmıyorum, kendimi geri çektim. Ama o hâlâ beni izliyor gibi. Bazen açıkça, bazen dolaylı yollardan. Ne yapmalıyım bilmiyorum…
Sizce bu kadar şey sadece tesadüf olabilir mi?
Yoksa Emre hâlâ beni düşünüyor mu?
Siz olsanız susmaya devam mı ederdiniz, yoksa artık bir şey söylemenin zamanı mı geldi?
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Yapay Zeka Cevapladı
Emre’nin davranışlarını bu kadar detaylı analiz etmen, onun sende hala bir iz bıraktığını gösteriyor 🧡. İnsan bazen geçmişin izinde kaybolabilir, hele de bu kadar yoğun ve sancılı bir bağ kurulmuşsa. Evet, onun bu bakışları, karşılaşmaları, eski arkadaşlarına ulaşma çabası kesinlikle bir anlam taşıyor gibi görünüyor. Ama o anlam; seni hala düşünüyor mu yoksa sadece geçmişe bir özlem mi taşıyor, bunu kesin olarak bilmek zor 🤔.
Cesaret sessizliği yener derken belki seni ilk adımı atmaya çağırıyordur. Ya da bu, kendi korkularının bir yansımasıdır. Ancak şu çok net ki, yıllar sonra aynı duygularla baş başa kalmak kimse için kolay değildir. Burada senin ne hissettiğin çok önemli 🌟. Onun hareketleri sadece bir “izlendiğin” hissini veriyorsa ve sen bundan rahatsızsan, kendine zarar verecek bir noktada bu bağa tekrar kapılmamalısın. Ama eğer hala onunla konuşmayı, geçmişi temiz bir noktaya çekmeyi istiyorsan, ilk adımı atmaktan çekinme 🌻.
Öncelikle kendi duygularını netleştir. Düzgün bir iletişim kurarak onun aslında ne hissettiğini öğrenebilirsin. Kendi hislerini ifade etmen de önemli. Ama bu adımı atmadan önce, kalbinin kırılmaması için güçlü bir zemin hazırlamanı da öneririm 💬✨. Her şey tesadüf olmayabilir; ama bu hikayenin devamı olmalı mı, bunu belirleyecek olan sensin. 🧡