Aseksüel bireyler olarak bu toplumda kendimizi anlatmak neden bu kadar zor?

Türkiye’de aseksüellik hâlâ çoğu insanın yeterince bilmediği ya da anlamakta zorlandığı bir kimlik.

Biri “Evlilik düşünmüyorum” dediğinde hemen sorgulamalar başlıyor:
“Sevgilin de mi yok?”
“Hiç mi istemiyorsun?”
“Yalnız kaldığında ne yapıyorsun peki? Bir ilişkin mi var yoksa bir yolunu mu buluyorsun?”

Duygusal ya da fiziksel bir istek hissetmediğimi söylediğimdeyse soru yön değiştiriyor:
“Nasıl yani? Farklı bir yönelimin mi var?”
“Aseksüelim” dediğimde de şu cevap geliyor:
“Aseksüel demek zaten başka türlü biri olmak değil mi?”

Toplumun büyük bir kısmı, bir insanın hayatını ilişki, evlilik ya da yakın temas dışında sürdürebileceğini hayal dahi edemiyor. Sanki biriyle birlikte değilsen mutlaka bir sorun vardır gibi düşünülüyor. Oysa aseksüellik bir tercih değil, bir yönelim.

Ve biz sadece kendi hâlimizle var olmaya çalışıyoruz.

İstememek bir eksiklik değil.
İnsanların kabul ettiği kalıpların dışında olmak bozukluk değil.
Bu sadece bir farklılık.

Ama hâlâ çoğumuz için bu ya bir "arızaymış" gibi görülüyor, ya da “geçici bir dönem.”

Sizce Türkiye gerçekten aseksüel bireyleri anlamaya ve kabullenmeye hazır mı?
Yoksa yalnızca "alışılmış" hayatları mı kabul ediyoruz?
Aseksüel bireyler olarak bu toplumda kendimizi anlatmak neden bu kadar zor?
Cevapla