öncelikle herkese merhaba.. anlatacaklarımı okuyanlar lütfen ama lütfen dersler çıkartsın. önemli olabilecek şeyler söyleyeceğim. umarım anlaşılır.
ailenizi iyi tanıyor olabilirsiniz. aileniz evlenmenizi istiyor olabilir.. fakat en önemli kilit nokta ailenizle olan iletişiminiz nasıl? evin ilk çocuğu değilseniz kusura bakmayın ama siz o evin kuralları ve ruhu ile genellikle büyümeyecek hafiften asi bi karaktere sahip olma ihtimaliniz yüksek biri olabilirsiniz. buradaki asi olma durumum kelimenin taşıdığı boş beleş ota boka asi tavırlı bi insan olma anlamına gelmiyor. ailenizin geleneksel ve aşırı dindar olması ama sizin olmamanız mesela.. gibi.
neyse burayı geçiyorum..
diyelim ki tam evlenmeklik hem güzel hemde bana aşık bi kızla sevgili oldum.. abicim yapma etme.. bakın evlilik sürecine girmiş ve bin pişman olmuş biri olarak yazıyorum.
ailemin saçma canım isteklerini ona ve ailesine yansıtmadım. şu an her şey normal fakat düşündükçe ve evlilik sürecine girmeden önceki hayatıma baktıkça anladım ki iki aileyi yönetmeye çalışmak evet bu bombok bi durum.. ikimizde ailelerimizi karıştırmamak için efor sarf ettikçe evlilik sürecinde yıpranıp stresten kilo vermeler mi dersin kilo almalar mı dersin ikimizde dönüştük bambaşka bi noktaya geldik süreçte..
çünkü biz aileleri karıştırmamamız gerektiğini biz olmak için çıktığımız yolda birbirimize ailelerimizin her kötü söylemini aktarmamayı bilerek yaklaştık.. fakat gelinen noktada taraflardan erkek olarak evilik sürecinde en çok sorumluluğun beklendiği evi arabası eşyası her boku olması beklenen erkek olarak koşturduğum onca şeyi seçtiğim ve aldığım onca şeyin birer birer bombok ürünler olmasının çıkması ile yıprandım..
daha eve giremeden yıprandım..
bakın ülkemizde yaşamak artık her an kazıklanabilirim diye tetikte olarak yaşamanız gereken bi eylem haline geldi.. öyle çok yıprandım ki şu an bekar halimi özler oldum. inanın onu tanımamış ve hiç bu kadar sevilmemiş olmayı dilerdim üç dilek hakkım olsa..
eşimden yana bi sıkıntım yok ama evlilik süreci gerçekten bunaltıcı ve böyle düşünmeme sebep oldu... sürekli çalışmak ve nefes almadan bi mesai yapmak gibi bi sürece girmek.. bakın ben mevcut işim dışında extra mesailere kalıp evimin eksiğini gideririm diye günde 14 saat çalışma temposuna beş aydır katlandım. çünkü yaparım dedim.. evimi tamirini de yaparım dedim uyumadım çabaladım.. finalde geldiğim nokta ben evlenmek istemiyoruma doğru gidiyorum.. bakın şu an zaman makinesi biri inşaa etmiş olsa ona yalvarırdım zamanda yolculuk yaptır beni ve onunla hiç tanışmamış olmamı sağla derdim. asla onu üzmek istemem bu yola çıktık ve bırakamam.. ama evlilik sürecinden aile yönetiminden bıktım.. elimde imkan olsa kendi ailemle hiç görüşmem.. ama şartlar işte.. birde onun ailesi çıktı başıma..
Ülkeden kaçmak bile istiyorum imdat diye çığlık atasım var... sorunların minik minik birikip patlama noktasına gelmesinden detaylı detaylı her durumu yazmıyorum ancak bunaldım.. ve sizde aynı yola gidecekseniz bilin ki evliliklerin çoğu mutlu gitmiyor..
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer