Cumhuriyet istatistikleri 1927’de Türkiye’deki okur-yazar nisbetini % 8,1 verir. Fakat bu sayı hayli problemlidir. Acaba kasıt Latin harflerini bilenler midir? Zira 1903 Maarif Salnamesi’ne (yıllığına) göre, 19.929.168 nüfusun, 1.375.511’i talebedir. Bu sayının 868.879’u da ilkmekteptedir. Şu halde nüfusun %5’i ilkmektebe devam etmektedir. Orta, lise ve yüksek tahsilde veya gayrı resmî mekteplerde okuyan, hususi ders alan talebeler de vardır. Memur sayısı yüzbinleri bulur. 5-10 yaş arası çocuklar, nüfusun %10’u olduğuna göre, her 2 çocuktan biri talebedir.
1903’deki topraklardan 1923’te TC elinde kalanlar üzerinden hesap yapılırsa nispet artar. Zira burada yaşayan 12.516.308 nüfusun, 981.442’si ilkmektep talebesidir. Bu da nüfusun %8’i eder. Yeni rejimin verdiği okuryazar nisbeti, sadece ilkmektebe devam edenler kadardır. İstatistik mantığına göre geriye kalan nüfusun yarısının daha evvel mektebe gittiği düşünülecek olursa, okuryazar nisbeti %50’den aşağı olamaz. Çeyreği gitmişse, bu nisbet %30’lardadır.
https://www.ekrembugraekinci.com/article/?ID=447
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
1Cevap
%30 da pek iç açıcı bi oran değil hani neyin güzellemesi bu anlamadım
Keşke yazının tamamını okuma alışkanlığı edinse insanlar. Cumhuriyet çocuklarının kitap okuma oranı: UNESCO: Türkiye, kitap okuma oranında 86'ıncı sırada Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) verilerine göre Türkiye, kitap okuma oranında dünyada 86'ncı sırada, yoksul Afrika ülkeleriyle aynı kategoride değil şu an. Beğendiğin Osmanlı Cumhuriyetten önce daha çok kitap okuyormuş. Burdan bu sonuç çıkıyor
Okuma konusunda seçiciyimdir. Çok beğendiğim (!) Osmanlı çağa ayak uyduramadı. Hasta adam son nefesini verdiğinde Türkiye Cumhuriyeti'ne yüklü miktarda borç bıraktı. Osmanlı sahip olduğu toprakları cahil bırakmış bir imparatorluktur. Halkın okuduğu kitap bir halta yaramamış demek ki.
İstediğin kadar kıvranabilirsin İlber Ortaylı nın yanıldığını düşünmüyorum.
Sen İlbere ben belgelere arşivlere inanırım aramızdaki fark bu zaten o yüzden normal karşılıyorum
İlber hoca kafasından uydurmuyor senin kafanın alamayacağı kadar bilgiye sahip. Bu bilgiler gökten inmedi :) Ben seni normal karşılamıyorum
@BiRMeraklıGenç İlber Ortaylı hangi tarihleri hangi rakamları referans verdi söyle de bilelim 😀 Bak sana gökten inmeyen gerçek veriler. Bir insanla tartışmadan önce bir konuda önce bilginiz olsa keşke. 1927’de 13.650.000 nüfusun, okuryazar olmayan 1.347.007’si on yıl içinde yeni harflerle okuma yazma öğrenmiştir. Okur-yazarların nüfusa nisbeti, 1935’de %15; 1960’ta %32; 1970’te %46’dır. Bu da yeni harflerin okur-yazar nisbetini arttırmakta yetersiz kaldığını gösterir. Bu nisbetin düşük olmasının sebebi, Arab alfabesinin zorluğu ve imkânsızlıklar değil; okuma-yazma istek ve ihtiyacının bulunmamasıdır. Zira normal zekâlı bir insan 3 ayda okuma ve yazmayı öğrenir. Arab alfabesinde bu müddet, Latin alfabesindekinden daha uzun değildir. Bu satırların yazarı Latin alfabesini 3 ayda sökmüş, üstelik sınıfın ilklerinden olduğu için kırmızı kurdele almış; Kur’an-ı kerim okumayı ise 15 günde öğrenmiştir.
Bir meselede hüküm verirken, hem zamanın şartlarını nazara almalı; hem de mukayese yapmalıdır. Acaba aynı yıllarda Avrupa’daki vaziyet nedir? 1890’da bu nisbet Rusya’da % 17’dir. İspanya, %39; İtalya, %45; Belçika, %74; Fransa, %78; Amerika’da %89,3; İngiltere, %92 okuryazara sahiptir. Osmanlı Devleti, şarklı bir imparatorluk olmasına rağmen, kendisine en çok benzeyen Rusya’dan çok ileride, İspanya ve İtalya ile aynı seviyededir. ileride, İspanya ve İtalya ile aynı seviyededir.
1830’da subay olan babası ile İstanbul’a gelen ve 1 yıla yakın yaşayarak cemiyetin her sınıfından insanla görüşen Julie Pardoe, “Dünyada Büyük Britanya müstesna, belki de Türkiye’den daha okur-yazar bir memleket yoktur” diyor (The City of the Sultan, Domestic Manners of the Turks, Londra 1851, sayfa 71; Sultanlar Şehri İstanbul adıyla tercümesi, İstanbul 2011, sayfa 146
Vay be çok aradın mı bunları 😂 sana kötü bir haberim var artık resmi dilimiz latin alfabesi ile yazılan Türkçe. Bu arada Osmanlı dan bahsediyorsun 1800 lerden geriye gidememişsin hayret. Az daha araştırman lazım.
Hazır başlamışken kadın-erkek okur yazar oranını da bir araştırıver. Kadınların tıp okuyamadığı zamanları ve ilk kadın veteriner kimmiş bir bak. Osmanlı nın ne kadar sefil şekilde battığını bir kez daha görmüş oldum sayende. Avrupa yükselirken Osmanlı çakılmış vay be.
Dediğim gibi güzel kıvranmışsın ama şu "arşivleri" Martin luther in kilise önüne çaktığı gibi cami önlerine bile yazsan haklı çıkamazsın.
@BiRMeraklıGenç İstanbul’un İngilizler tarafından işgali yıllarında Osmanlının kadın ve aile konusunda can havliyle kanunlar çıkarmaya çalıştığını biliyor muydunuz?
Birinci Dünya Savaşı’nda birçok cephede savaşan Osmanlı 1919’da topraklarının çoğu işgal altındayken bile kadın ve aile konusundaki problemlere çözüm arayışındaydı. İttihat ve Terakki Fırkası bir taraftan, Şeyhülislâmlık bir taraftan kadın ve aile konusunda farklı çalışmalar içerisindeydi.
Osmanlının son dönemlerinde uygulanmaya çalışılan “Hukuk-u Aile Kararnamesi” konusunu başka bir yazımıza havale edip Osmanlı’da kadınların eğitimi konusunu tarihî akışı içinde ana hatlarıyla hatırlayalım:
Sıbyan mektepleri
Osmanlı’da Tanzimat öncesi Kur’ân esaslarına dayalı şer’i sistem mevcuttur. İslâm hukuku kaynak alınır. Eğitim kızlar için sıbyan mekteplerinde gerçekleşir. Daha çok hoca hanımın evinde yürütülen eğitim; hafızlığını tamamlamış, dönemin klâsik birkaç kitabını okumayı bilen kadınlarca yapılmıştır. Kız çocukları 8–9 yaşlarına kadar bu okullara devam etmişlerdir.
Tanzimat sonrası
Tanzimat’ın ilânından sonra (1839) İslâm hukukunun yanında Avrupa’dan alınan kanunlar da uygulanmıştır. Bir nevi ikili sistem oluşmuştur. Batılılaşma hareketi her alanda olduğu gibi eğitimde de uygulanmıştır. Batı’nın eğitim sistemi kendi yapımıza uygun hale getirilmeye çalışılmıştır. O dönemin Osmanlı aydınlarının Batılılaşmanın nasıl olacağı üzerine tartışmaları malûmunuzdur. Mehmet Âkif’in şiirlerinde net olarak bu tartışmaların izleri görülebilir.
Sultan Abdülhamid
ll. Abdülhamid (1842–1918) döneminde kızların eğitim öğretimlerine ayrı bir önem verilmiş, ilk ve orta dereceli okulların sayısı arttırılmıştır. Kız öğretmen okullarında öğrencilere örnek ve ibret alacakları meşhur kadınları tanıtmak amacıyla bir kitap hazırlama vazifesi Maarif Vekâletince Mehmet Zihni Efendiye verilir.🤣🤣🤣🤣
Koskoca Osmanlı nın eğitime verdiği değer içler acısı. Kızıl Sultan ın oturduğu yerin hakkını vermeye çalıştığı zamanlardan birini örnek vermişsiniz. Bahsettiğiniz örnekler yetersiz. Başka bulamadınız mı? Can havliyle kanunlar çıkarmış ha vay canına. Okumuş bir topluma sahip imparatorluğun bu şekilde çökeceğini kim bilebilirdi ki
@BiRMeraklıGenç yemin ederim tarih özürlüsünüz🤣🤣🤣 sürekli savaş halinde olsa şu an Türkiye ne yapacaktın? Anne düşman uçaktan bomba atıyor ama ben okula mı gideceğim diyecektin 🤣🤣🤣 o dönemin koşullarına göre Osmanlıyı ayakta alkışlamanız lazım. Tarih okuyun biraz.
Geri kalmış bir İmparatorluğu ancak sizin gibi her şeyi abartan kişiler alkışlar. Alkışlanacak zamanı geçmiş, Avrupa tarafından hasta adam lakabı takılmış, en iyi zamanlarında bile eğitime ve gelişime önem vermediği için yıkılmaya mahkum kalarak tarihin tozlu raflarına sığınmış bir imparatorluk işte. Gerileme ve çöküş döneminin abartılacak bir yanı yok. Sürekli savaş haline gelirsek o zaman okul düşünülecek son şey bile değil.
Sizin aksinize ben Osmanlıyı bütünüyle değerlendiriyorum. Bügun Balkanlar Osmanlı'dan nefret ediyorsa sebebi araştırmak lazım öyle değil mi? Gönül isterdi ki Avrupa'dan geri kalmasaydık ama tarihte keşkelerin yeri yoktur
Tarih okuyun demişsin, okuyorum zaten 😌 Üniversite son sınıfım.
Kızıl Sultan gibi çaresiz bir padişahı alkışlamaya niyetim yok. Sebeplerim de belli. Ayrıca sizin yaptığınız gibi tanımadığım insanlara hakaret ederek seviyemi düşürmüyorum.
Tarih okuyun lütfen. Osmanlıca öğrenip arşivleri en güzel bakış açısından değerlendirin. Osmanlı'dan öncesini de okuyun. İyi günler dilerim.
@BiRMeraklıGenç🤣🤣🤣🤣 kızıl Sultan çaresiz mi 🤣🤣🤣 İlber Ortaylı duymasın sınıfta bırakır seni 🤣🤣🤣😂
@BiRMeraklıGenç benden sana tavsiye size okulda İngilizlerin anlattığı tarih kitapları ile okulu bitirmeye çalışmak yerine Osmanlı ve Cumhuriyet arşivlerine çalış ki tarihi doğru öğren. Çünkü siz Tarih özürlü öğrenciler Çanakkale Savaşı'nın Komutanını Mustafa Kemal sanarak bitiriyorsunuz okulu🤣🤣🤣🤣
Sendeki önyargı en ırkçı ermenide bile yoktur 😂😂😂 laflara bak tek bildiği sağdan soldan bulduğu şeyleri kopyalayıp yapıştırmak olan şakşakçı şahsiyet. Paçalarından cehalet akıyor 🤣🤣 Kızıl Sultan ın sefalet içinde öldü biliyorsundur. Senin tavsiyenle iş yapılmaz fikir alınacak son kişi bile değilsin. Ortaçağ kafasından çıkamamış birde akıl vermeye uğraşıyor. Osmanlı senin kalbinde yaşıyor sadece ahahah ben ne çalışacağımı biliyorum hiç merak etme. 😌
@BiRMeraklıGenç sefalet içinde ölmeyi kendi tercih etti 🤣🤣🤣 kızıl Sultan dediğin adamın üstün Musul Kerkük tapusu var ama siz tarih cahiller vatan için kendini feda etmek nedir anlamaz Lozan ihanetini de başarı olarak kutlayarak cahil gezersiniz🤣🤣🤣🤣
İlber hoca yanılmaz vardır bir bildiği
Niye İlber Ortaylı insan değil mi yanılmasın? Belgeler ortada. İlber Ortaylı Cumhuriyet verilerine göre kıyas yaparak yanlış yaptı bence. Çünkü Birinci dünya savaşında 15 lik mektepli öğrencileri de kaybetti Osmanlı. Koskoca Osmanlı nüfusundan 13 Milyon kaldı. Bu 13 milyon arasından okur yazar tespiti yaparsan tabiki düşük çıkar. Zaten erkeklerin çoğu ölmüş kadınlar çoğunlukta kalmıştı.
adam tarihi bir bilgiden bahsediyor ve İlber hocadan bahsediyoruz. ben konuya hakim olmadan eleştiremem. alanı dışında yorum yapsaydı şüphe duyabilirdim
Ben şahıslara değil arşivlere ve istatistiklere inanırım. 1927’de 13.650.000 nüfusun, okuryazar olmayan 1.347.007’si on yıl içinde yeni harflerle okuma yazma öğrenmiştir. Okur-yazarların nüfusa nisbeti, 1935’de %15; 1960’ta %32; 1970’te %46’dır. Bu da yeni harflerin okur-yazar nisbetini arttırmakta yetersiz kaldığını gösterir. Bu nisbetin düşük olmasının sebebi, Arab alfabesinin zorluğu ve imkânsızlıklar değil; okuma-yazma istek ve ihtiyacının bulunmamasıdır. Zira normal zekâlı bir insan 3 ayda okuma ve yazmayı öğrenir. Arab alfabesinde bu müddet, Latin alfabesindekinden daha uzun değildir. Bu satırların yazarı Latin alfabesini 3 ayda sökmüş, üstelik sınıfın ilklerinden olduğu için kırmızı kurdele almış; Kur’an-ı kerim okumayı ise 15 günde öğrenmiştir.
Bir meselede hüküm verirken, hem zamanın şartlarını nazara almalı; hem de mukayese yapmalıdır. Acaba aynı yıllarda Avrupa’daki vaziyet nedir? 1890’da bu nisbet Rusya’da % 17’dir. İspanya, %39; İtalya, %45; Belçika, %74; Fransa, %78; Amerika’da %89,3; İngiltere, %92 okuryazara sahiptir. Osmanlı Devleti, şarklı bir imparatorluk olmasına rağmen, kendisine en çok benzeyen Rusya’dan çok ileride, İspanya ve İtalya ile aynı seviyededir. ileride, İspanya ve İtalya ile aynı seviyededir.
1830’da subay olan babası ile İstanbul’a gelen ve 1 yıla yakın yaşayarak cemiyetin her sınıfından insanla görüşen Julie Pardoe, “Dünyada Büyük Britanya müstesna, belki de Türkiye’den daha okur-yazar bir memleket yoktur” diyor (The City of the Sultan, Domestic Manners of the Turks, Londra 1851, sayfa 71; Sultanlar Şehri İstanbul adıyla tercümesi, İstanbul 2011, sayfa 146).
https://ilberortayli.com/?contact,0/iletisim buradan yaz bakalım belki cevap verir nedenini
Cevap dönüyor mu peki yazanlara?
böyle bir yer olduğuna göre ilgisini çekerse diyordur heralde dene
Hata veriyor. Formu doldurduğum halde istenildiği şekilde doldurun hatası veriyor sürekli. Zaten isim soy isim e posta konu var sadece. Bunları doldurduğum halde böyle bir hata vermesi çok garip