Kendimizi değiştirmeden, Dünyayı değiştirme çabamız, ne kadar doğru?

.
.

İçimizde bir öfke var..! Kiminle konuşsam, kime derdimi anlatmaya çalışsam, kimin derdini dinlesem, hep bir öfke hali. Karşımızdakini dinlemeden, ne dediğini daha duymadan, dinlemedikleri şeyi tepki gösterme hali. Hepimiz de bir dünyayı değiştirme arzusu var ama dünyayı değiştirmeden önce kendimizi değiştirmemiz gerektiğini bilmiyoruz ya da farkında değiliz. Biz gelişmezsek, değişmezsek Dünyayı değiştiremeyiz belkide biliyoruz bunu ama sürekli başkalarının ve başkalarının yaptıklarının değişmesini istiyoruz. Liyakat istiyoruz fakat bizim seçimlerimizde liyakata hiç önem vermiyoruz. Ülkede demokrasi isteyen birileri sırf kendi partisi kazanmadı diye, küfürler ediyor. ya da sırf kaybeden parti ülkenin neredeyse yarı oyunu aldı diye, memleketin yarısını terörist ilan ediyor. Ben kimsenin bu ülkeyi sevmediğine, bölünmesini istediğinne (küçük bir kısım hariç) inanmıyorum ama bu öfke, bu "illa benim dediğim olsun"kavgası, bu ülkeyi yok eder. Özellikle karşıdakini küçük görmek, sövmek, ve hep suçlu görüp, dinlememek, bizi geri dönülmez hallere sokar. Fikriniz?

Güncellemeler
+1 yıl
İnsanların umuda ihtiyacı var ama her insan kendisini farkederse bir umuttur. En çok gençler umuttur ama umut olan, umudu olduklarını köreltmemeli, en çokta kendisini. Olumlu düşünmeyen, olumlu bakmayan, düzgün bir hayat için beklentisiz çabalamayan insanlar öfkelenir. Bizim sorunumuz, sanırım beklentilerimizin çok ve hep başkalarından olması.
Kendimizi değiştirmeden, Dünyayı değiştirme çabamız, ne kadar doğru?
Cevapla