Biraz uzun...
:evremdeki insanlara (akraba, dost) hep iyi davranmaya çalıştım. Onların kusurlarını, eksiklerini yüzlerine vurmadım, düştüklerinde yardım etmeye, kendilerini iyi hissetmelerine yardımcı olmak istedim (izin verdikleri sürece tabi). Soğuk davrandıklarında ya da çok aramadıklarında bende aramadım, zamana bıraktım. Esnek, iyi niyetli, hoşgörülü biri olmaya çalıştım. Kırıldığımda belli etmek yerine uzak durdum ve bunu anlayıp bana yakın davranıyorlardı vs. bir şekilde idare ediyorduk...
Çocukluğundan ergenliğime kadar kuzenlerimle kız kardeş gibi olmaya çalıştım, onların en iyisini yaşamlarını istedim hatta dua ettim bile çok olmuştur... Bizim durumumuz onlardan daha iyi diye ergenliğimde sürekli bu yüzüme vurulurdu. Hatta sevgilimle bir kuzenim çıktı... Sonra bir daha asla yüzüne bakmadım. Diğer kuzenimde daha az sinsiydi... Onu anlamam daha çok zamanımı aldı ne yazık ki... Tek çocuk olduğundan benim kardeşimi dahi kıskanan biriydi. Benim iyi olan şeylerimi eleştirir, arkadaşlarıma mana bulmaya falan çalışıyordu.
Bir de en yakın gördüğüm çocukluk arkadaşım M. vardı. O çok iyi, çok sevilen bir insan. Liseye kadar çok samimiydik. Üniversite'den sonra çok samimi olamadık... Ama yazları çok sık görüşüyorduk. Sonra ben diğer ark. gibi dedikodu yapmadığımdan ya da saçma sapan kız muhabbetleri yapmadığımdan benimle görüşmek istemiyordu... Sürekli ark. grubu şeklinde görüşüyordu benimle.
En sonunda okuldan mezun oldum 2 yıl önce. Ve birine kör kütük aşık oldum... Kendimden geçtim resmen. Bu dönem o tek çocuk olan kuzenim, ben ve m. birde birkaç kişi daha takılıyorduk. (Geldiğim yer de bir ege kasabası.) Aşırı depresyona girdim bu süreçte. İş yok, aşık olduğum çocuk benim duygularımla oynadı. Tutunduğum tek şey onlardı... Sonra beni küçük görmeye başladıklarını fark ettim. Yani açıkça belli etmeye başladılar... Ben tabi iyice mahvoldum. Sürekli iyi olmasını istediğim insanlar beni sürekli yetersiz hissettirmeye, toksik davranışlar içine girmeye başlamışlardı.. Küçük bir yerde yaşadığım için tüm komşular, akrabalar bana baskı yapıyordu. (İşte neden iş bulamıyorsun, evlen gibi.) Bizim durumumuz iyi olduğundan bir de güzel olduğumdan çevremdeki herkes üstüme geldi. Her görüştüğümüzde bana sürekli iğnemeler, alay etmeye çalışmalar vs. sürekli kötü hissettirmeye çalışıyorlardı. Bende görüşmeyi bıraktım. Ama hala ne yazık ki dokunuyor bu. Onlara ne kadar değer verdiğimi, birlikte büyüdüğümü unutamıyorum. Cidden hiçbir şey çocukluğunun yerini tutmuyor...
Ne aşk, ne iş, ne dost hayatımda hiçbir şey yok. Ülkedeki ekonomi vs derken tuttunacak hiçbir şey bulamıyorum...
:evremdeki insanlara (akraba, dost) hep iyi davranmaya çalıştım. Onların kusurlarını, eksiklerini yüzlerine vurmadım, düştüklerinde yardım etmeye, kendilerini iyi hissetmelerine yardımcı olmak istedim (izin verdikleri sürece tabi). Soğuk davrandıklarında ya da çok aramadıklarında bende aramadım, zamana bıraktım. Esnek, iyi niyetli, hoşgörülü biri olmaya çalıştım. Kırıldığımda belli etmek yerine uzak durdum ve bunu anlayıp bana yakın davranıyorlardı vs. bir şekilde idare ediyorduk...
Çocukluğundan ergenliğime kadar kuzenlerimle kız kardeş gibi olmaya çalıştım, onların en iyisini yaşamlarını istedim hatta dua ettim bile çok olmuştur... Bizim durumumuz onlardan daha iyi diye ergenliğimde sürekli bu yüzüme vurulurdu. Hatta sevgilimle bir kuzenim çıktı... Sonra bir daha asla yüzüne bakmadım. Diğer kuzenimde daha az sinsiydi... Onu anlamam daha çok zamanımı aldı ne yazık ki... Tek çocuk olduğundan benim kardeşimi dahi kıskanan biriydi. Benim iyi olan şeylerimi eleştirir, arkadaşlarıma mana bulmaya falan çalışıyordu.
Bir de en yakın gördüğüm çocukluk arkadaşım M. vardı. O çok iyi, çok sevilen bir insan. Liseye kadar çok samimiydik. Üniversite'den sonra çok samimi olamadık... Ama yazları çok sık görüşüyorduk. Sonra ben diğer ark. gibi dedikodu yapmadığımdan ya da saçma sapan kız muhabbetleri yapmadığımdan benimle görüşmek istemiyordu... Sürekli ark. grubu şeklinde görüşüyordu benimle.
En sonunda okuldan mezun oldum 2 yıl önce. Ve birine kör kütük aşık oldum... Kendimden geçtim resmen. Bu dönem o tek çocuk olan kuzenim, ben ve m. birde birkaç kişi daha takılıyorduk. (Geldiğim yer de bir ege kasabası.) Aşırı depresyona girdim bu süreçte. İş yok, aşık olduğum çocuk benim duygularımla oynadı. Tutunduğum tek şey onlardı... Sonra beni küçük görmeye başladıklarını fark ettim. Yani açıkça belli etmeye başladılar... Ben tabi iyice mahvoldum. Sürekli iyi olmasını istediğim insanlar beni sürekli yetersiz hissettirmeye, toksik davranışlar içine girmeye başlamışlardı.. Küçük bir yerde yaşadığım için tüm komşular, akrabalar bana baskı yapıyordu. (İşte neden iş bulamıyorsun, evlen gibi.) Bizim durumumuz iyi olduğundan bir de güzel olduğumdan çevremdeki herkes üstüme geldi. Her görüştüğümüzde bana sürekli iğnemeler, alay etmeye çalışmalar vs. sürekli kötü hissettirmeye çalışıyorlardı. Bende görüşmeyi bıraktım. Ama hala ne yazık ki dokunuyor bu. Onlara ne kadar değer verdiğimi, birlikte büyüdüğümü unutamıyorum. Cidden hiçbir şey çocukluğunun yerini tutmuyor...
Ne aşk, ne iş, ne dost hayatımda hiçbir şey yok. Ülkedeki ekonomi vs derken tuttunacak hiçbir şey bulamıyorum...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer