Çok zaman haklıyızdır ama karşımızdaki kişi veya kişiler öyle farklı davranılar, öyle agrip cümleler kurarlarki acaba deriz. Siz, haklıyken haksız muamelesi gördünüzmü veya haksızmışsınız gibi suçlandınızmı?
Zeytinyağı gibi üste çıkan narsist yüzünden bu duruma çok düştüm. Haklıyım yani haklıyım ama hep haksız olan ben oldum. Annem de her zaman sen haksızsın diyen bir kadın.. Annemi çok severim ama onun bu yanlış telkinleri yüzünden yıllar boyu kendime haksızlık ettim ve kendimi suçlu gördüm ama bu ezberi bozacak güçteyim artık. Şimdi kimsenin beni bu duruma düşürmesine izin vermiyorum ama keşke zamanında da bu kadar güçlü olsaydım, neyse zararın neresinden dönsek kardır. O narsisti hayatımdan attım, artık beni zehirleyemez. Bazen de insan kendini ifade edemediği için haklıyken haksız muamelesi görüyor ya da kendisi kendisini o duruma düşürüyor zamansız davranışlarından, öfke patlamalarından dolayı. Kendini doğru bir şekilde savunan, ben bireyim, benimde haklarım var diyen insanlar bu duruma düşmez, buna izin vermez
Anneler çok zaman aradaki ilişkiler zarar görmesin diye kendi evladını haksız çıkarır ve en büyük hatadır bu. İlişkiler haklı taraf kazanırsa onarılır ama haksız olduğuna inandırılan biri bir daha hakkını savunamaz. Siz bu baskılardan hakkınızı savunabilecek konuma gelebilen ender insanlardansınız.
Kendimizi ifade etmenin en basit yolu sakin kalmaktır. Brıakın karşınzıda olan konuşsun ve asla sözünü kesmeden dinleyin. O konuşurken ne derse desin, ne yaparsa yapsın asla öfkelenmek hatasına düşmeyin, zaten karşınızda olan kişi bu hatayı yapmanız için uğraşacaktır. Sizi öfkelendirebilrise kolaylıkla ifade yetinizi ve haklılığınızı kaybedeceksiniz. Sözlerini bitirsin ve iftiralarla, yalanlarla süslü zehrini kussun. Sözleri bitince bittimi diye sorun ve bittiğini teyit edin. Ardından sakince konuşun ve her ifade ettiği şeyin delilini isteyerek, oradaki yalanlar arasındaki tezatları kullanarak onun hak ettiği cevabı gülümseyerek verin. Kazanan siz olacaksınız. Öfke kontrolü kolaydır, olay anında sanki size değilde başkalarına yapılıyor veya bir film izliyor gibi olayı dışarıdan izleyin, bunu yapma süreniz sadece 5 derin nefes alma süreci yani 1 dakikadır. O 1 dakikalık zaman binlerce yıllık kazanımlar getirecektir.
Sakın ve soğukkanlı olmak kişiye birçok şey kazandırıyor, hem kendine olan saygısını kaybetmiyor, hemde haklıyken haksız duruma düşmüyor. Değerli tavsiyeleriniz için çok teşekkür ederim
Günaydın görsel çok guzel hakliyken haksız muamelesi gördüm özür diledi arkadaşım bende haklı olmak istemiyorum mutlu olmak istiyorum didim🤗 bu son olsun Didim bir kez bile affetmem silerim aslinda
Evet, toplumun genelinde var bu hastalık. Hatta suçlayacak kimseyi bulamazlarsa sırf haklı olmanın psikolojisine girmek için ya şeytanı ya kaderi suçlarlar :)
Evet, haklıyken haksız muamelesi gördüm. Kendimi kanıtlamaya çalıştım ama olmadı. Aslında hiç kendimi kanıtlamaya calismamaliydim. Beni bilen bana inanırdı.
Bazıları bu çocuk gibi. Ne yaramazlık yapsa, hep üzülür insanlar ona, bazıları da öyle işte hep mazlum, biz hep haksız, onların sesi gür ama kimsr duymuyor.🙂
Bu durumu illaki yaşamışımdır. burada asıl mesele karşımdakini ikna etmek ve etmemektedir. Benim için bir önemi yoksa beni haklı bilse ne olur haksız bilse ne olur dediğim kişiye kendimi ifade etmeye üşenmişliğimle kalır düşünceleri. Benimçin değeri önemi büyük olan birine büyük ihtimalle kendimi ifade etmek konusunda yeterli göreceğimdir. Genelde adımlarımı doğru atmaya istemsizce dikkat eden biri olduğum için kendimi ifade etmekte zorlanmam👒
Çok gördüm. iyi niyetimden dolayı bu duruma çok düşmüşlüğüm var. Önceden kendimi anlatmak için çok uğraşırdım üzülürdüm. Ama artık değil! Biri beni yanlış mı anlamış? Anlasın umrumda bile değil kimseyi kafama takmıyorum kimse benden daha önemli değil. Benim özel ve önemli olan.
Konuşmak ve dinlemek herşeyin ilk basamağını oluşturuyor ancak bunlar tek başına bir şey ifade etmiyor öncelikle uzlaşmaya varmak isteyen taraflar olmalı sorun çıkarmak istersek her şey sorun, oysa maksat çözmek olmalı
Konuşanı dinlemek birinci adımdır, anladıktan sonra konuşmak ise ikinci adım. Bunun ardından kendinizi ifade ederken haksız oluğuna inanan taraf tartışma, kavga çıkarmak isteyecektir. Burada yine size düşen bu ortam ne kadar gerilirse gerilsin sakin ve kavgasız hale getirmek için tepkilerinizi ayarlamaktır.
GünaydınKişelin bakış açıları hep kendinden karşı tarafa doğrudur. Öznellik pek olmaz. İki tarafın da net şekilde konuşması ve durumu değerlendirmesi gerekir. Konuşulmuyor ise önemsiz görülüp zaman içerisinde ilişkileri yopratabilir.
Çok haklısınız. Hep kendinden taraf bakarsa bir insan bu karşı tarafı bir süre sonra yok saymak eğilimi gösterir. Sonunda dediğiniz gibi ilişkiler (arkadaşlık, dostluk, evlilik vs) yıpranır veya yok olur.
Bazen de kendimiz yaptığımız şeylerin en doğru ve olması gereken olduğuna inanırız ki bu da karşı tarafı yok saymak demektir. İşin özünde aslında iletişim sorunu yatıyor. İnsan olarak önce konuşmayı ğrenmek , sonra da problemlere yönelmek lazım
Herkes kendisine göre haklı zaten. Haksız bir durum var ise derim ama bazıları bunu kabul bile edemiyor. Bunu yaşadım bir çok kez. Haksızlıkları ile boğulsun hepsi.
Haksız olan herkes haksız olduğunu bilir. Bu örtmek için ses yükseltilir, tartışma başlatılır, kavga edilir. Hatta en geçmişte konuyla alakasız şeyler bile o ana getirilir. BU davranışar o kişinin haksız olduğunu bildiğinin kanıtıdır. İlla itiraf edeceksin demek yerine onu artık muhatap almamak bize huzur getirecektir.
Kimin haklı olduğundan önemlisi, tartışmalı konularda saygı sınırının aşılmamasıdır. Sonuçta herhangi bir konuda uzlaşmak mecburiyeti yok. Ama saygılı davranmak bir mecburiyettir.
İçimize atmak yerine muhatabına dökmeyi öğrenmeliyiz. Çünkü biz kırmamak için kendimizi yok ediyoruz. Bizi sevene sevgi, üzene üzüntü olmamız en doğru şeydir.
Bu durumlarda şuna dikkat edeceğiz; karşımızdaki insan bunu bilerek yapıyor ise o kişiyle muhatp olmayacağız, farkında değilse sakince durumu izah edeceğiz.