*Bir tarafta toplumsal ahlak ve akıl yoksunluğunun sonuçlarını ülke yönetiminde yaşarken, diğer taraftan da çevresel felaketleri yaşıyoruz. *Size göre hangisi daha büyük zarar veriyor?
Toplumsal yozlaşma mı daha zararlı, yoksa denizlerimizi saran deniz salyası gibi çevresel felaketler mi?
Denizleri saran deniz salyası temizlenir zaman alsada, ama toplumsal yozlaşma bir kez girdi mi o ülkenin kanına bir daha asla çıkmaz.. İçten içe çürütür AİDS gibi ne tedavisi vardır, ne de toplumu yaşatma şansı. Her şey ölür yozlaşmış toplumlarda sırasıyla, ne sanat kalır, ne özgür düşünce kalır, ne sosyal aktiviteler kalır. Örnekleri dünyada çok bu bela yayıldığında temizlenmiyor. Türkiye insanları da umarım aklını başına alırda Arap coğrafyasının halinin görür kendine bir çeki düzen verir yoksa, gerçekten önümüz kap karanlık. Onların yaşadıklarını bir gün bizde yaşayabiliri. Geç olmadan uyanmak şart 20 yıllık kayıp var toplumda ama hala telafi edilebilir düzeyde.
Biz soyguncu olunca, sistem ne yapsın. Toplum olarak aç gözlüyüz. Esnaf dükkan kapattı, dükkan sahipleri, bir ay idare etmek yerine faiş zam yaptı. Hani getirelim, yemeğimin sepeti gibi sistemler, uygulamada indirim yapıyorlar ya, onu da esnaftan kesiyorlar yetiyomu asla, elin Fransızı yemek kartı getiriyor, yüzde 10 ila 20 komisyon kesen bir sistem kuruyor. Sonuç yine yük esnafa, esnaf bunu nereden öıkaracak, tabiki işçiden. Düşünebiliyormusun, 20 milyon kart, ortalama 500 TL müthiş bir para, bu parayı 40 gün faizde kullanıyor, sonra yüzde 10'unu kesip, dolara, ya da eoraya çevirip, dışarı çıkarıyor. Faizin bir kısmı masraflara gidiyor. Tertemiz para. Oysa, sadece banka kartlarına, market ve gıda alış verişi için, çip para olarak yüklense, bu para memlekette kalır. Birbirimizle uğraşmaktan, buna benzer, onlarca yöntemi göremiyoruz malesef. "Onda olacağına, bende de olmasın" zihnşyetini bırakıp, "onda da olsun ama bende de olsun, demedikçe, zor bu iş.
En İyi Cevaplar