Artık ayakta durmakta zorlanıyorum. Hem fiziksel hem de manevi açıdan acı çekiyorum?

Aslen Uygur Türküyüm. Fakat Türkiye'de doğdum ve burada büyüdüm. Ben doğmadan önce bile nefret edilen birisiydim. Çok küçük yaşımdan beri şiddet görmeye başladım. Her gün dayak yiyordum. 3 yaşımda okuma yazma öğrendim. Ama hiç konuşamıyordum. Nasıl öğrendiğimi bilmiyorum. O zamanlar okumaya çok meraklıydım. Bizim sokakta da biz gibi eskiden göç eden Uygurlar yaşıyordu. Annem tek tük dışarıda çocuklarla oynamama izin verirdi. Onlar ile çok iyi anlaşıyordum. Sonra ilkokula başladım. Türkçe'yi konuşamama rağmen insanlarla iyi anlaşıyordum. Hep Uygurca konuşurdum. Daha sonra gittik Ankara denen cehenneme. İlkokul ikinci sınıfı bir okulda okudum. İlkokul öğretmenim berbattı. Herkes beni dışlamaya başladı. Sırf Uygur olduğum için etnik ayrımcılığa maruz kaldım. Sürekli dayak yerdim. İlkokul ikinci sınıfta iken derslerim iyi idi. Ama sonra üçüncü sınıfa geçince bir anda derslerim düştü. Ve dördüncü sınıfta iki kez intihar girişiminde bulundum. Olmadı, yine sıkıntıları çekmeye devam ettim. İnsanlarla iletişimim az ve zayıf olduğu için Türkçe'yi ortaokul yıllarında oturtabildim. O yüzden içime kapandım hep. Ve ortaokul son sene ailem beni bir din yurduna yazdı. İlk dönem çok da kötü değildi. Yeni okulumda zaten pek sıkıntı yaşamadım. Ama ikinci dönem birkaç kişi bana taciz etmeye kalktı. Karşılık verince hepsi birden bana düşman kesildi. Ondan sonra her gün kavga etmeye başladım. Yurttan dinime kin besleyerek ayrıldım. Sonra lise başladı. O zamana kadar hiçbir arkadaşım yoktu. Hep kötü davranıldım, dayak yedim, azar işittim, sevgiden ilgiden mahrum kaldım. En azından biri yanımda sevsin, sarılsın diye sevgili edinmek istedim. Yaklaşık 10 kızla konuştum. Hepsinde başarısız oldum. Olmayınca saldım. Sonunda ilk arkadaşım oldu sonunda ama pek görüşemezdim. Lise ikinci sınıfta yeni arkadaşlar edindim ancak onlarla çok sık buluşamazdım. Bir ara beni akşam dışarı çıkmam için davet ettiler. Ben de aileme söyledim. Olmadı. Gidemedim. Fiziksel acı çekmeye başladım. Sürekli ağlamaya başladım. Ama insan içinde ağlayamazdım. Arkadaşlarım gezip tozarken, kızlarla eğlenirken, ben birşey yapamazdım. Sabahları anca çıkarıyorlardı dışarıya. Ve o zaman intihar etmek istedim. Ve herşeyi saldım. O sıra ders notlarım da düştü. Ama daha sonda bir hırs yaptım çalıştım derslere oldu bir şekil. Lise üçüncü sınıfta da hayatımı izole geçirdim. Kız arkadaş konusunu kafamdan sildiğim için sadece arkadaş edinmeyi denedim. Neyse babam dükkan açtı. Orada da şiddet gördüm. Çünkü hiçbir hatama tahammülü yoktu. Artık, üni sınavlarına odaklandım. 3 tane test kitabı aldım. Üçünü de bitirdim. Şimdi deneme kitapları alacağım. Bu sene çok azim ediyorum çünkü, bunu kazanırsam hayatta durmak için bir sebebim olabilir ama kazanamazsam kimse görmeden ölmek istiyorum. Bünyemin de bunu kaldırmıyor. Bir an önce ölmek istiyorum. Çünkü hep nefret, şiddet gördüm. Doğru düzgün sevgi görmedim. Adamakıllı sarılan, seven birisi de olmadı. Hayat ağır geliyor. Sorunumu da çözemiyorum. Ne yapabilirim?
Artık ayakta durmakta zorlanıyorum. Hem fiziksel hem de manevi açıdan acı çekiyorum?
Cevapla