Duygularımı yazmak için burası güzel bir yer. Bir şeyler karalayayım da sonra da çıkar dışarı biraz hava alırım :) Artık Bence'lerin yarısından fazlasını da gizli yazmaya başladım. Sanırım duygularımı herkese göstermeyi sevmiyorum. Sadece o bilse yeter. Eminim ki bu yazıyı da ona atarım ileride.
Sabredin
Abla gibi gördüğüm birisi var. Ama öyle laf olsun diye değil. Gerçekten seviyorum. Bu aralar insanlardan uzak duruyor. En yakınlarından bile uzak duruyor. Annem bana, ''Sana kızdığım zaman bana iyi olacaksın ki ben de senin beni ne kadar sevdiğini göreyim'' der. Ben ablamın kalbini biraz kırdım ama çok pişman oldum. Sonra bu söz geldi aklıma. Gerçekten sevdiklerimize karşı daha sabırlı olmalıyız diye düşündüm.
Sevdiklerimizi kırmamak gerek. Çünkü dönüşü olmuyor. Onu kıracağıma onu mutlu edersem bu durumdan daha kolay çıkar diye düşünüyorum. Sonuçta hep mutsuz olacak ve sevdiklerini kendinden uzak tutacak diye bir şey yok ya. Bundan önceki 2.5 yıl hiçbir zaman beni kendinden uzak tutmadı, çocukça davranışlarımı hep affetti, her gün konuşmamıza rağmen bir gün olsun geç cevap vermedi.
Görüyorum çünkü sıkı takipçisiyim. En azından ben denk gelmedim bir kez olsun geç cevap yazdığına :) Şimdi sıra bende diye düşündüm. Sabretmem gerekiyor. Birlikte atlatacağız. Ancak böyle gösterebilirim onu gerçekten seviyor muyum yoksa kendimi mi seviyorum aslında. Onu seviyorum ama lafla peynir gemisi yürümüyor. Sıra bende sanırım.
Affedici olun
Ben onu hep affettim hatta dönüp bakmadım bile kırgınlıklara. O da beni hep affetti sağ olsun :) En son ilk defa biraz uzun ayrı kaldık... Tam 8 gün. Kalbini kırdım. O da benim kalbimi kırdı ama yaptığı sadece sözlerime yanıt vermekti. Aslında sadece sevdiğim için yaptım bunu. O kadar çok ayrı kaldık ki (en azından benim için fazla bir süre) artık farklı yöntemlerle onu düzeltmeye çalıştım.
Kısaca onu sevdiğim için onun kalbini kırdım. Eh nasıl oluyor bu diyeceksiniz ama oluyor işte... Sonra çok pişman oldum ama ne yapsan boş. Kırdık bir kere. Ama o beni affetti. Demek ki gerçekten değer görüyorum. Şu herkesin tahammülsüz olduğu dünyada beni bir kez daha affetti ama o da biliyor kendisini özlediğim için uğraştığımı ve onu ne kadar çok sevdiğimi. Bunun büyük faydası var eminim. O beni affetti de ben kendimi affedemiyor sorun orada işte. Sevdiğim birini kırınca en çok ben üzülüyorum. Kaç gün geçti hala buna üzülüyorum. Ben aslında onu üzerek önce kendimi üzdüm. Çünkü gereğinden fazla duygusalım ve kolay kolay atlatamıyorum :)
Olayların arkasında yatana odaklanın
Bunu böyle yaptı ama neden yaptı acaba? Önce bunu anlamak lazım. Canı sıkkın ama neden sıkkın. Ah bir çözebilsem... Beni de kimse çözemiyor. O yüzden artık doğrudan söylüyorum böyle yaparsan böyle olur diye. Mesela kavga ederken kavganın ortasında seni seviyorum dese karşımdaki kişi o anda yumuşarım, hiç kızmam daha. Ya da sevdiğim kişiye seni sevmiyorum diyorsam aslında benimle ilgilenmesini istiyorumdur ve dikkat çekmeye çalışıyorumdur. Kalp kırıyorsam karşımdaki kişinin benim yanımda olmasını istediğim içindir. Tabii her insan için geçerli değil bu. Bunun geçerli olduğu insanlara bunu hissettiririm.
Bir musibet bin nasihata bedelmiş. 8 gün boyunca bana kırgın oldu. Bir daha asla onu kıramam. Asıl böyle durumlarda ona destek olmalıyım... İşte o zaman onu gerçekten sevdiğimi ona gösteririm. Barıştık, bir sorun kalmadı. 12 gün olmuş ve ben hala onu kırdığım için üzülüyorum. Sevdiklerinizi kırmayın. Çünkü o sizi affetse de siz kendinizi affedemiyorsunuz. En azından bu benim için böyle. Seni seviyorum ablam :)
İlişkilerinizde Sabırlı, Affedici Olun ve Sevdiğinizi Kırmayın
En İyi Cevaplar