1994 Öncesinde İstanbul'un Yaşadığı En Büyük Üç Çevresel Sorun ve Sonrasında Yapılan Islahatlar

1994 yılı öncesinde İstanbul'un çevresel durumu pek iç açıcı değildi. Bunun ceremesini de İstanbul halkı çekiyordu. Burada sizlere, 1994 yılı öncesinde İstanbul'da yaşanan çevresel sorunları ve sonrasında yapılan iyileştirmeleri anlatacağım.

İstanbul'da oluşan çöp dağları.

1994 Öncesinde İstanbul'un Yaşadığı En Büyük Üç Çevresel Sorun ve Sonrasında Yapılan Islahatlar

İstanbul'daki çevresel sorunların en büyükleri arasında biriken çöp dağları yer alıyordu. 1994 öncesindeki bu kirlilik, turizmin önünü de kesiyor, hatta ''İstanbul'a gelecek turistler çöp yığınlarında yüzecek.'' şeklinde alay ediliyordu.

1994 Öncesinde İstanbul'un Yaşadığı En Büyük Üç Çevresel Sorun ve Sonrasında Yapılan Islahatlar

Oluşan bu çevresel sorun, İstanbul halkını da zor durumda bırakıyordu. Gazeteler, bu çevresel kirliliğin turist sayısını azalttığını gazete manşetlerinde anlatıyordu. 1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan, ilk olarak çöp dağlarını yok etmek istiyordu. Fakat bunların yok edilebilmesi o kadar kolay değildi. Hava kirliliği gözetilerek İstanbul'un çeşitli yerlerinde istasyonlar yapıldı ve bu istasyonlarla çöp dağları yok edilip İstanbul sokakları çöpten arıtıldı.

Hava kirliliğinin hat safhaya ulaşması.

1994 Öncesinde İstanbul'un Yaşadığı En Büyük Üç Çevresel Sorun ve Sonrasında Yapılan Islahatlar

1994 öncesinde İstanbul'un sadece bazı yerlerinde doğal gaz vardı. Bu yerler de genelde ''elit'' olarak adlandıracağımız kesimlerden oluşuyordu. İstanbul'da, doğal gaz yaygınlaşmadan önce hava kirliliği çok tehlikeli sınırlara ulaşmış, insan ve çevre hayatını ciddi boyutlarda tehdit etmişti.

Dünya standartlarına göre 1 metreküp havada bulunması gereken maksimum kükürt dioksit konsantrasyonu 150 mikrogram iken, 1994 ve öncesinde İstanbul'un kış aylarında 250 mikrogram idi.

1994 Öncesinde İstanbul'un Yaşadığı En Büyük Üç Çevresel Sorun ve Sonrasında Yapılan Islahatlar

İstanbul nüfusunun fazla ve sanayi kenti olması hava kirliliğine neden olan en büyük etmenlerden biriydi. Bu kadar kalabalık bir kentin bacasından çıkan dumanlar havayı ciddi oranda kirletiyordu. 1994 yılından sonra İstanbul'un her kesimine doğal gaz hattı takıldı. Halkın bir kısmı, doğal gazın ekonomik yük getirebileceği düşüncesiyle doğal gaz olayına sıcak bakmadı. Fakat doğal gazın normal fiyatlarda olacağı, gerek ev içi gerekse ev dışı temizliği yönünden çok daha temiz bir İstanbul oluşacağı vaat ediliyordu ve oluştu da.

İstanbul'daki su istasyonları ve yaygınlaşan pet şişe satışları.

1994 Öncesinde İstanbul'un Yaşadığı En Büyük Üç Çevresel Sorun ve Sonrasında Yapılan Islahatlar

Şüphesiz ki su, en büyük çevresel sorunlardan biridir. 1994 öncesinde İstanbul halkı su sıkıntısı çekiyordu. Hatta bunun için tıpkı benzin istasyonları gibi su istasyonları kurulmuştu. Bu yıllarda pet şişe satışları da oldukça yaygınlaşmıştı. İnsanlar, istasyonlardan su satın alıp evine getiriyor, küvete dolduruyordu. Bu İstanbul halkı için bir karanlık dönem idi. İSKİ (İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi) ile birlikte İstanbul'a dağlar delinerek su getirildi. Halktan birtakım kişiler, dağların arasından İstanbul'a su getirmenin mümkün olamayacağını söylüyordu ama mümkün oldu.

1994 Öncesinde İstanbul'un Yaşadığı En Büyük Üç Çevresel Sorun ve Sonrasında Yapılan Islahatlar
Cevapla