90'lu yılların sonu 2000'li yılların başlangıcı. 90'lı neslin yani çocukluğunu yaşayan son neslin çocukluğuna doyduğu dönemler. Sokaklarda geçen çocukluklar, teknoloji ile yeni tanışan Türkiye halkı... Yine, insanların birbirine düşman gibi bakmadığı, nice toplumsal felaketlerin eşiğinde henüz olmamış Türkiye. Sizler de özlemediniz mi bu zamanları?
90'lı yılların sonu 2000'li yılların başı, çocukların erken kalma sebebi: Pokemon.
O açılış şarkısı ile başlı başına şaheserdi. Pikachu'yu ne çok sevmiştik, kimisi ise kendine Charizard'ı idol yapmıştı. Ta ki bir çocuk kendini Pikachu sanıp balkondan atlayana kadar, sonrası yasak...
Çocukların Harun Abisi vardı o yıllarda, klipteki garip hareketlerini taklit ederdik tüplü televizyonun karşısında.
Gir Kanıma şarkısını ne de çok sevmiştik biz. Huzur içinde uyusun Harun Kolçak...
TRT'nin İstiklal Marşı ile gün kapanışı yaptığı ve aradığımız bir olay...
1980'lerden itibaren başlayan bu gelenek 2000'li yılların başına kadar sürdü. TRT, İstiklal Marşı ile açılır, İstiklal Marşı ile kapanırdı...
Şu tüp arabalarının sesi farklı gelirdi bizlere, çocukken ne de hoşumuza giderdi.
Aldırana kadar ne diller dökerdik ailemize. 1001 hevesle aldırırdık fakat birkaç güne ışıkları bozuluverirdi. Önceki teki sonra diğerinin ışığının bozulması tam bir yıkım olurdu bizler için. Şimdiki çocuklar hiç bilemeyecek ışıklı ayakkabının verdiği hazzı.
O bir efsane... O meşhur tavuklu saat :)
Saat ilerledikçe tavuk kafasını aşağı yukarı yaparak yem yerdi.
Tabi bilyeleri de unutmamak lazım.
Az mı kuyu ve çomak oyununu oynadık bilyelerle. İşin kötüsü de o bilyeleri keptirmekti :) Yerden bulunan bir bilye ne de mutlu ederdi bizleri, şimdilerde olsa çoğu kişi bir tekme savurur bilyeye...
Bazı kişiler belki de ilk defa görüyordur. Topaç oldukça ilginç gelirdi bana çocukken, ulaşılmazdı bazı çocuklar için de.
Pek bulunmaz, pek satılmazdı. Mantığı ise basit, etrafına ipi dolayıp havadayken ipi hızlıca çekiyorsun, ve topaç döne duruyor :) 90'lı yılların hipnotize eden oyuncakları...
9999999 in 1 yazan kasetleri ve atariyi unuttum sanmayın.
O kasetler her çocuğun hayal kırıklığıdır 10 tane oyunu döndürüp dururlardı farklı adlarla, ama yine de o 8 bit oyunların verdiği hazzı şimdiki oyunlar veremiyor. Sahi Super Mario olup prenses kurtaran çocuklardık biz, ne ara bu kadar kötü olduk?
Tüp Arabalarının Sokaklardan Geçtiği Zamanlar: Eski Türkiye!
Şimdiki zengin pijlemeleri gibi babamıza son model bilgilsayar alıp karşısında ağzımızın suyu akana kadar oyun oynayamazdık. Onun yerine; hatırla! Bir arkadaşımızın televizyona bağlanan skart girişli atarisi varsa bir evde toplanırdık. 5 kişi sırayla contra oyanamak için bekler sohbet muhabbet ederdik. Bu arada atarinin bağlı olduğu adaptör hayvan gibi ısınırdı. Soğutmak için ne numaralar çekerdik.
çocukluğumu tekrardan hatırladım. ama şükürler olsun ki konum olarak iyi bir yer de oturuyorum ki (evimizin önü çocuk parkı) 2011 doğumlu oğluma bile kendi oynadığımız oyunları oynatabiliyorum. arkadaşları ile toz toprak olmayı biliyor. tabi arada telefona da saldırıyor.
En İyi Cevaplar