"Bu Şehir Eski İstanbul mudur?" Sorusunu Sordurtacak Birkaç Fotoğraf Karesi

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor:
Bu şehir o eski İstanbul mudur?

"Bu Şehir Eski İstanbul mudur?" Sorusunu Sordurtacak Birkaç Fotoğraf Karesi

Atilla İlhan'a bu soruyu sordurtan belki günümüz İstanbul'u değildir, ama ben bu başlıktan gitmeyi daha uygun buldum. Zaten İstanbul gerek çekiciliği gerekse insanın başını döndürmesiyle Türk edebiyat tarihinin en büyük ilham kaynağı olmuş bir şehir de değil miydi?

Siz bu sorunu cevabını düşünedurun ben de Eski İstanbul'u gözler önüne sereyim. Ne dersiniz?

"Bu Şehir Eski İstanbul mudur?" Sorusunu Sordurtacak Birkaç Fotoğraf Karesi

1880'lerde Galata Kulesi daha bir sanatsal

"Bu Şehir Eski İstanbul mudur?" Sorusunu Sordurtacak Birkaç Fotoğraf Karesi

Hani o alabildiğine beton yığının olmadığı zamanlar? Evet daha sanatsal ve daha doğadan!

Sana geldim, içim ümitlerle dolu
Beni sarhoş etme İstanbul, ne olur!
Bir gün ben de eririm caddelerinde (Ümit Yaşar Oğuzcan).

Peki ya günümüzde?

"Bu Şehir Eski İstanbul mudur?" Sorusunu Sordurtacak Birkaç Fotoğraf Karesi

Neyse neyse... Şimdi de ayrı bir ihtişamı, ayrı bir çekiciliği var.

Bir de tarihi Beşiktaş'a bakalım

"Bu Şehir Eski İstanbul mudur?" Sorusunu Sordurtacak Birkaç Fotoğraf Karesi
Bir yanda, serin sabahlarla beraber,
Doğduğum kıyılar: Beşiktaşım.
Baktıkça hep, semt semt, yer yer,
Beş yaşım, onbeş yaşım, ah yirmi yaşım! (Ziya Osman Saba)

Peki ya günümüzde?

"Bu Şehir Eski İstanbul mudur?" Sorusunu Sordurtacak Birkaç Fotoğraf Karesi

Değişen neydi? Değişen atmosferdi, beklentilerdi, hayallerdi...

Ayasofya daha bir yalnızmış sanki!

"Bu Şehir Eski İstanbul mudur?" Sorusunu Sordurtacak Birkaç Fotoğraf Karesi

Ayasofya elleriyle yüzünü kapamış bütün iştahıyla ağlıyor(İlhan Berk).

Peki ya günümüzde?

"Bu Şehir Eski İstanbul mudur?" Sorusunu Sordurtacak Birkaç Fotoğraf Karesi

Şimdilerde yalnızlığını kendini ziyarete gelen Koreli, Alman, Çinli, Bulgar, Fransız dostlarıyla paylaşıyor.

Fenerbahçe burnunun da ayrı bir havası varmış

"Bu Şehir Eski İstanbul mudur?" Sorusunu Sordurtacak Birkaç Fotoğraf Karesi

Yuvası saçakta kalan kırlangıç,
Yavrusu dallara emanet serçe,
Derken camiler üstünde güvercin
Minareler katından geçiyorum
Gökyüzü mahallesi İstanbul’un (Cahit Sıtkı Tarancı).

Alabildiğine taşıt alabildiğine insan yığınlarının olmadığı o İstanbul

"Bu Şehir Eski İstanbul mudur?" Sorusunu Sordurtacak Birkaç Fotoğraf Karesi

İstanbul'un hani o ''taşı toprağı altın'' olmadığı zamanlar, ne de öyle sade bir yaşam tarzı varmış insanların, şehrin sanatsal kokusu bedeninizi sarıp sarmalıyor!

Buruşuk bir deriyi andırır titreyen su,
İner merdivenlerden ilk vapurun yolcusu,
Uyandırır ihtiyar köprüyü bir tramvay…

Belki de Sabahattin Ali bu fotoğrafı betimlemeye çalışmıştı, o zamanın İstanbul'unu...

Peki ya günümüzde?

"Bu Şehir Eski İstanbul mudur?" Sorusunu Sordurtacak Birkaç Fotoğraf Karesi

Günümüzde daha az bir sanatsal sanki; alabildiğine beton yığınları, alabildiğine insan yığınları alıp götürmüş şehrin o yeşilliğini. O yedi tepeli İstanbul'un yeşil tepeleri işgal edilmiş moloz yığınlarıyla!

Şimdilerde yedi tepeli şehir şiirlerle hatırlanmıyor: Stres, hava kirliliği, trafik, ulaşım...

"Bu Şehir Eski İstanbul mudur?" Sorusunu Sordurtacak Birkaç Fotoğraf Karesi

Hey Çamlıca mehtâbı ne olmuş sana öyle?..
Küskün duruyorsun (Abdülhak Hamit Tarhan).

Kim bilir belki İstanbul beton yığınlarıyla işgal edilmeseydi; modern Atilla İlhanlar, Orhan Veliler, Nazım Hikmetler aramızda dolaşacak belki farklı İstanbul resimleri çizecekti. Ne dersiniz?

#İstanbul

"Bu Şehir Eski İstanbul mudur?" Sorusunu Sordurtacak Birkaç Fotoğraf Karesi
Cevapla