Benim gibi, nostaljik fotoğraflara bakmayı sevenler için eski İstanbul fotoğraflarından derlediğim bir Bence serisi hazırladım.

İstanbul bir asırda inanılmaz büyük bir değişim geçirmiş. Çok iyi bildiğim ve çok da sık gittiğim yerlerden bazılarını ben bile tanıyamadım.
Görsellerde cihazınızın ayarlarıyla oynamayın çünkü fotoğraflar çok eski ve bazıları hafif bulanık.
Baktıkça nereden nereye gelmişiz dedirtiyor.
Bakalım İstanbullu olanlar tanıyabilecek mi? Önce fotoğrafa bakın, bilemediyseniz altta açıklaması var.
Zaman makinası olmadan buyurun nostaljik bir yolculuğa..

Cağaloğlu yokuşu ve Valilik Binası. Sokaklar ne kadar boşmuş. Şimdi aynı mekanda iğne atsan yere düşmüyor.

Cerrahpaşa Hastanesi ve cadde. Tam anlayamadım ama cenaze var herhalde.

Cihangir ve Fındıklı. Beyaz olan, şimdiki modern şehirhatları vapurlarının atası. Sandalların büyüklüğüne bakın. Akdeniz tipi gemiler basmış sahili. İlginç bir görüntü.

Çemberlitaş. Gördüğünüz cadde şimdi arabalara kapalı ve modern bir tramvay işliyor. O zamanlar atlı arabalar ve insanlara aitmiş.

Eminönü'nü hiç böyle görmüş müydünüz? Arka planda hoş bir İstanbul silüeti, caddede bir fayton ve öndekiler de sanırım taşımacılıkta kullanılan bir çeşit atlı arabalar olsa gerek. Eminönü'nün en kalabalık hali bu herhalde.

Eski İstanbul sokakları ve dükkanları. Görülen arabalar artık müzelerde sergileniyor.

Fatih. Bugünün en kalabalık semtlerinden olan Fatih'in 1900'lerdeki hali ne kadar da boşmuş.

Kağıthane. Eski zamanlarda sandallarla ulaşım sağlanan kağıthane de bilindiği üzere şenlikler de düzenlenirmiş.

Karaköy rıhtımı. Buharlı vapurlar ve sandallar ile çok hoş bir fotoğraf.

Ve rıhtımın hemen arkasındaki Karaköy. Dükkanlar, iş hanları ve ofisler ile o günün büyük iş merkezlerinden. Büyük saati gördünüz mü? Arabalar da mafya filminden fırlamış gibi.

Kasımpaşa. Soldaki ahşap evler, sağdaki sırtlarda yeni boy göstermeye başlayan büyük yapılarla birlikte göz yormayan bir tezat oluşturuyor.

Nuruosmaniye Camii. Çemberlitaş'taki Kapalıçarşı girişinde yer alan bu caminin çarşı girişini de görüyorsunuz.
Sokaktaki süpürge ve koyun satıcısı ile muhtemelen bir kurban bayramı arefesi.

Sultanahmet Meydanı. Şimdinin turistler, turist otobüsleri ve yerli halkı ile dolu meydanında in cin top oynuyor.
Birkaç öküz arabası ve insan da olmasa şehrin yaşadığından bile şüphe edeceğim.

Sirkeci Rıhtımı. Rıhtım denen şey büyükçe bir idari bina ve çevresindeki yanaşma yerleri ile eski ahşap bir iskeleden ibaret.
Hamallar, insanlar ve yük boşaltmaya hazırlanan bir mavna ile güzel bir enstantane.

Topkapı Otobüs Durağı. Topkapı denen yer kurtların cirit attığı bildiğimiz dağ başıymış. Böyle bir yerde inmek de yürek ister :)

Saraçhane Bozdoğan Kemeri. O zamanlar buraları şehir dışı sayılıyormuş. Çünkü şehrin sınırlarını kemerler belirliyormuş.

Taksim Gezi Parkı. Yok yok baktığınız yanlış resim değil. Şimdiki Taksim Parkının yerinde 1900'lerde Taksim Topçu Kışlası varmış. Bu da o kışlanın fotoğrafı.

Pendik. Bu ilçe anadolu yakasında. Şimdi büyük dükkanların olduğu bu sahil caddesinde o zamanlar köşkler varmış.
Yokmuş o zamanlar öyle yaz tatili için Bodrum'a, Alanya'ya falan gitmek. İnsanlar 1900'lü yıllarda Avrupa yakasında oturur ve orada çalışır yazın ise tatillerini geçirmek üzere Anadolu yakasındaki evlerine gelirlermiş.
Yani Anadolu yakası İstanbullu'nun sayfiye yeriymiş.
Devam edecek..
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar