Yaz geliyor, geldi, gelecek derken havalar iyice ısındı. En azından Ege'de durum böyle. Şimdi herkesi o bikiniye nasıl girerim, plajları nasıl sallarım? sıkıntısı sarmış durumda.
Vücudu hallettiniz ama ruhunuz ne durumda?
En önemlisi de bu aslında. Çünkü günlük yaşamı, hayatın tümünü psikolojik durumumuz etkiliyor.
Sığ birikintilerinde boğuluyoruz resmen!
Ama hayat bir okyanus öyle değil mi? Öyleyse bir an önce kendimizi tedavi etmeyi öğrenmemiz gerektiğini düşünüyorum.
Kendimden biliyorum; saçma sapan
şeyleri, gereksiz detayları düşünmekten gerçekten de anın tadını çıkaramıyorum bazen.
Bununla da sınırlı kalmıyor. İnsanları göremiyor ve duyamıyorum bu yüzden.
Büyük bir borcum vardı bir zamanlar. Kendimi öyle sıkıntıya soktum ki anlatamam. Kızımın doğum heyecanını yaşayamamış, onun hayatıma nasıl bir güzellik kattığını fark edememiştim.
Borçtu bu yahu. Ödeyecektim, bitecekti. Öyle de oldu. Bu sadece basit bir örnek.
Hayata gülümseyin ki o da size gülsün.
Kadının basenleri geniş, selülitleri var. Diğer çocuk zayıf, saçları istediği kadar sık değil. Birisi yalnızlıktan şikayetçi, diğeri kalabalıktan. Ona şikayet buna şikayet derken neler kaçırıyoruz bir bilseniz. Hayatın en güzel yanları o kaçırdığımız detaylarda saklı.
Sabahın köründe ötmeye başlayan serçelerin sesini en son ne zaman duydunuz?
Ya da karıncaların yiyecek peşindeki telaşına en son ne zaman şahit oldunuz? Hatırlamıyorsunuz değil mi? Tahmin ediyorum.
Her şeyin geçici olduğunu unutmayın!
Hiçbir şey bizden, senden, benden önemli değil. Bir an önce aşık olduğun o kişiye açıl. Anlat ne varsa içinde. Reddedilmek ölüm demek değil. Oyuncak bebek mi istiyorsun? Git ve satın al. İçinde hiç keşke kalmasın.
En İyi Cevaplar