The Sims serisi tüm zamanların en popüler bilgisayar oyunlarından birisi. Oyunun ne olduğunu uzun uzun açıklamayacağım ama kısaca söylemek gerekirse:
The Sims, Will Wright tarafından tasarlanan bir strateji-hayat simülasyonu bilgisayar oyunudur. "Sim" denen sanal insanların SimCity yakınlarında bir banliyöde geçen günlük aktivitelerinin birebir simülasyonudur.
Ben özellikle serinin ikinci versiyonunu (The Sims 2) çok seviyorum ve sürekli oynuyorum. Bu oyunu sevmemin sebeplerinden birisi oyundaki toplumsal ve sosyal ilişkilerin gerçek hayattakinden çok daha iyi ve eğlenceli olması. Nasıl mı? Hemen açıklıyorum.
Kimse simleri dış görünüşüne göre yargılamıyor.

Hiçbir sim diğerini yüzü, vücudu, ten rengi, kıyafetleri sebebiyle küçük görmüyor, dışlamıyor. Doğrusu, hiç kimse dış görünüşü umursamıyor.
Kaşınız ve gözünüz yer değiştirmiş olsa bile, sokakta ayı kostümüyle dolaşsanız bile, yüzünüzde acayip bir makyaj olsa bile kimse size dönüp bakmıyor. Arkanızdan "şunun kılığına bak, makyak mıdır nedir" diye dedikodunuzu yapmıyor. Hatta kapınızı çalan komşunuzu pijamayla veya iç çamaşırıyla karşılamanız bile sorun değil.
Para önemli ama bir statü göstergesi değil.

Faturalarınızı ödemek, yiyecek ve kıyafet satın almak, evinizi güzelleştirmek için paraya ihtiyacınız var ama hiç kimse sizi maddi durumunuza göre değerlendirmiyor.
Mesela komşularınız evinize geldiğinde eşyalarınızın ne kadar pahalı olduğunu, evinizi nasıl döşediğinizi, sahip olduğunuz imkanları hiç umursamıyor. Evinizin çatısının olmaması, tuvaletinizin yatak odasında bulunması, küvetinizin bahçede duruyor olması komşularınızı hiç alakadar etmeyen şeyler.
En büyük suç hırsızlık ama hırsızlar bile sandığınız kadar kötü değil.

Nadiren gecenin bir yarısı evinize hırsız girebiliyor ama sakın paniğe kapılmayın. Hırsızlar tahmin ettiğiniz kadar tehlikeli değil. Ne silahları ne de bıçakları var. Hatta sizinle yüz yüze gelseler bile size zarar vermiyorlar. Hemen polisi ararsanız, polis iki saniyede evinize geliyor ve hırsızı tutuklayıp gidiyor. Ayrıca emniyet güçlerine yardım ettiğiniz için size bir miktar para veriyorlar.
'Simler' birbirlerinin yaşam tarzına karışmıyor.

Onların dünyası küçük olabilir ama en azından siyasi ve dini fikirleri, ırkları, dilleri, cinsiyetleri, cinsel yönelimleri, yaşam tarzları yüzünden birbirlerine kötü davranmıyorlar. Ne olursa olsun iletişim kurmaya çalışıyorlar ve sadece arkadaş olmak istiyorlar.
Kadınlar hiçbir kötü davranışa maruz kalmıyor.

Kadınlar her alanda erkeklerle eşit. Kimse cinsiyeti yüzünden yüceltilmiyor veya ezilmiyor.
Kadınlar gerçek hayatta olduğu gibi şiddete, ayrımcılığa, tacize, tecavüze maruz kalmıyorlar. Mesela bir kadın erkek arkadaşının evine gittiğinde hatta onunla aynı yatağa yattığında "ilişkiye girmek" zorunda olmuyor. Eğer istemiyorsa sadece "hayır" diyor. Oradaki erkekler hayır kelimesini nazlı evet olarak algılamıyor. Örneğin bir kadın gecenin üçünde ıssız bir mekanda dolaşsa bile hiçbir endişe hissetmiyor çünkü neden hissetsin ki?
Bebekler ve çocuklar el üstünde tutuluyor.

"Çocuk benim değil mi, istediğimi yaparım" diyemiyorsunuz. Çocuklar ve bebekler sizin tapulu malınız değil. Eğer evlatlarınızla yeterince ilgilenmezseniz, onların ihtiyaçlarını karşılamazsanız sosyal hizmetler kapınıza dayanıyor ve çocuğunuzu sizden kurtarıyor. O yüzden kimse bir bebeğe veya çocuğa zarar veremiyor.
Hiçbir suç cezasız kalmıyor.

Simlerin işledikleri en büyük suç şaka amaçlı polisi veya itfaiyeyi aramak. Böyle bir şey yaptıklarında polisten ve itfaiyeciden azar işitiyorlar üstelik para cezası ödemek zorunda kalıyorlar. O yüzden sakın itfaiyeyi boş yere aramayın.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar