Sevgili okurum,
Mektubuma başlarken, satırlarımı kime yazdığıma dair karar verememiştim. Eski ben'e mi yazayım, gelecekteki ben'e mi, yoksa ilerde doğacak olan çocuklarıma ya da torunlarıma mı ya da bir başkasına mı, bilemedim. Bu yüzden, "birine" yazmak yerine, sana yazıyorum sevgili okurum. Umarım bu yazacaklarım sana hem ibret olur, hem de seni yolunda cesaretlendirir ve kendini bulmana vesile olur.

Kadınız, Anayız, Mal olmaya karşıyız!
Sana adımızdan bahsetmek istiyorum
Herkesin adı sanı belli iken, bizimkisi halen daha tartışılmakta. Bizi adlandıramıyorlar, sevgili okurum. Halbuki herkes ve her şey gibi biz de tabiatın bir parçasıyız. Ezelden beri varız. Kadın, Kız, Bayan, Hanım, Hanımefendi, Hatun... Birçok adımız var. Şimdi düşünüyorsundur, adlandırmak neden bu kadar zor. Ben sana söyleyeyim, bizleri eski ve yeni dönemin arasına sıkıştırdılar. En azından bizleri adlandırmak isteyenler, bu dönemler arasında sıkışmış vaziyetteler. Bir yandan gelenek ve adetlere riayet etmemiz, onları yaşatmamız bekleniyor, diğer yandan ise yaşadığımız çağa uyum sağlamamız. Mesela hem anne, hem de öğretmen olmamız isteniyor. Bu ilk etapta kulağa hoş gelse de, bunun altında yatan bambaşka şeyler var. Bu bambaşka şeyler çocukluğumuzda başlar, bazılarımız öğretmen olmak için okurken, bazılarımıza bu şans tanınmaz. Neden? Çünkü anne olmak için okumak gerekmez. Halbuki onlar bizim ilk öğretmenlerimiz...Öte yandan okuyabilenler öğretmen olur, ancak annelik mertebesine erişeceklerinde, her şey geride kalmak zorundadır. Annelik daha mühim -ki mühim olduğunu tartışmıyorum- bizden ve benliğimizden daha mühim. Neden? Çünkü onlar bunu böyle lanse ediyor.

Hep onlar, onlar diyorum, kim bu "onlar" merak etmişsindir, "onlar" toplum. Yani ben, o ve diğerleri. Evet ben de bu döngünün bir parçasıyım, hoşuma gitmeyen, beni kısıtlayan, susmamı bekleyenlerin arasında yerimi aldım. Neden mi? Laf olur, söz olur... Hep bir şey olur diye. Yanlış anlama bize bir şey olur diye tahammül göstermiyoruz, sevdiklerimiz zarar görebilir diye bütün bunlara katlanıyoruz.
Eskiye nazaran "özgür" olsak da, savaşarak edindiğimiz haklarımız aslında sadece küçük zafer ve özgürlükler. Belki özgürlük ne onu dahi bilmiyoruzdur...
Daha büyük zafer ve özgürlüklere...
Sevgiler...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar